X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Haber uğruna can verenler
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Haber uğruna can verenler

  • Giriş Tarihi: 5.4.2013 14:05 Güncelleme Tarihi: 5.4.2013 14:14

Habere giderken, haber oldu. Çoğu zaman, renkli bir hayatları olduğuna inanılan gazetecilerin, kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla yaptıkları işlerinde bu cümleyi sık sık duyarız. Ama bu görevlerini yerine getirirken, kimi zaman bir kurşunun, kimi zaman trafik kazasının, kimi zaman da zorlu mevsim koşullarının kurbanı olur gazeteciler.

''An'ın tanığı'' olan, 7 gün 24 saat esasına göre çalışan gazetecilerin her türlü koşula rağmen tek düşüncesi vardır, o da haberi en kısa sürede bağlı bulunduğu merkeze ulaştırmak. Bu haber bazen bir sel, bazen bir yangın, bazen bir patlama, bazen de deprem olur.

''Herkesin uzaklaşmaya çalıştığı yere'' en kısa sürede ulaşmayı amaçlayan gazetecilerin, okuyuculara aktarmak istedikleri haberler, kimi zaman da ''ecelleri'' olur.

Haber uğruna ''görev şehidi'' olan gazeteciler, bazen 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nde, bazen 6 Nisan Öldürülen Gazeteciler Günü'nde, bazen mezarları başında, bazen adlarına düzenlenen bir yarışmada, bazen de bir köşe yazısında anılır.

İşte, haber uğruna hayatını kaybeden o gazetecilerden sadece birkaçı.

BAŞBAKANIN GEZİSİNİ İZLEYECEKLERDİ

Hürriyet gazetesi Başbakanlık muhabiri Barış Selçuk, Show TV muhabiri Hande Mumcu, Show TV kameramanı Salih Peker, Hacı Ali Er'in kullandığı otomobille, 1994 yılında dönemin Başbakanı Tansu Çiller'in Giresun gezisini izlemek amacıyla Ankara'dan yola çıktılar. Muhabirleri taşıyan araç, Çorum yakınlarında trafik kazası geçirdi. Kazada, araçtaki 4 kişi yaşamını yitirdi.

1992'de, nevruz etkinliklerini izlemek üzere Şırnak'a giden Sabah Gazetesi muhabiri İzzet Kezer, 23 Mart'ta, elinde beyaz bayrak olmasına rağmen açılan ateş sonucu hayatını kaybetti. 20 Eylül 1993'te ise Milliyet Gazetesi Bingöl muhabiri Muzaffer Akkuş, Yamaç Karakolu yakınlarında teröristler tarafından öldürüldü.

Türkiye Gazetesi muhabiri Ahsen Çetiner, 1997'de 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i takip etmek üzere Balıkesir'e giderken bindiği otobüs, Bozüyük yakınlarında Murat Deresi mevkisinde bir kamyonla çarpıştı ve Çetiner hayatını kaybetti. Çetiner, evli ve bir çocuk babasıydı.

OTOBÜS ÜZERİNDE GELEN ÖLÜM

19 Temmuz 1997'de Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Taşar'ın Gaziantep gezisini izleyen otobüsün üstündeki gazeteciler, fotoğraf çekmek isterken başlarını, havaalanı takına çarptı. Kazada, 6 gazeteci yaralandı. Yaralananlardan Milliyet Gaziantep Bürosu'ndan Kemal Bağcı 22 Temmuz'da yerel Güncel Gazetesi muhabiri Nuri Karabulut da 1 Mayıs 1998'de öldü.

30 Ekim 2000'de saat 03.00 sıralarında meydana gelen trafik kazasında ise Necip Karaahmetoğlu'nun kullandığı araç, gece muhabirlerinin içinde bulunduğu araca çarptı. Çarpışmanın şiddetiyle yol üzerindeki elektrik direğine çarpan habercilerin aracı ağır hasar gördü, kazada Star gazetesi muhabiri Ogün Özdemir hayatını kaybetti, NTV muhabiri Serhat Yağmur, ATV muhabiri Zafer Arslan ve şoför Muhammet Gözüm ise yaralandı.

19 Mart 2004'te SHP seçim otobüsü üzerinde parti konvoyunu görüntüleyen gazeteciler Volkan Eryiğit ile Hasan İşler, otoyol üzerindeki fark etmedikleri köprüye çarptı. Çarpma sonucu Eryiğit ile İşler olay yerinde hayatını kaybetti.

SON NEFESİNE KADAR GÖREVİNİ YERİNE GETİRDİ

BBP'nin kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun içinde bulunduğu helikopter, 25 Mart 2009 tarihinde, Kahramanmaraş mitinginden Yozgat-Yerköy mitingine hareket etti. Bilinmeyen bir nedenle düşen helikopterin enkazı, kazadan 48 saat sonra Sisne ve Kızılöz köyleri arasındaki Keş Dağı Kuru Dere Kanlıçukur mevkisinde bulundu. Kazada Muhsin Yazıcıoğlu dahil 6 kişi yaşamını yitirmişti. Hayatını kaybedenler arasında Yazıcıoğlu'nun gezisini takip eden İHA Muhabiri İsmail Güneş de vardı. Son ana kadar görevini yerine getiren Güneş, helikopter düştükten sonra 112 Acil Servisi aramıştı. Bu konuşmada, bacağının kırık olduğunu söyleyen Güneş, enkaza ulaşıldığını ölü olarak bulunmuştu.

50 SAAT SONRA OTEL ENKAZINDAN ÇIKAN CANSIZ BEDENLER

Van'da 9 Kasım 2011'de meydana gelen depremde, Bayram ve Aslan Otelleri yıkılmış, Bayram Oteli'nde kalan DHA muhabirleri Sebahattin Yılmaz ile Cem Emir, yaşamını yitirmişti. Tüm risklere rağmen, bağlı bulundukları ajansa haber geçmek için çalışan Yılmaz ve Emir'in cansız bedenleri yaklaşık 50 saat sonra enkaz altından çıkarılmıştı. Otelin, kentte 23 Ekim 2011'de meydana gelen 7,2'lik depremde hasar gördüğü, bu durumun gizlenerek faaliyetini sürdürdüğü iddia edilmişti.

Öte yandan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin istatistiklerine göre Türkiye'de 60'dan fazla gazeteci öldürüldü. Merkezi Avusturya'nın başkenti Viyana'da bulunan Uluslararası Basın Enstitüsü de (IPI) geçen yıl 119 gazetecinin görev başında hayatını kaybettiğini açıklamıştı.

Haber: Barış Gündoğan/AA