X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Akil İnsanlar Diyarbakır'da start verdi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Akil İnsanlar Diyarbakır'da start verdi

  • Giriş Tarihi: 11.4.2013 15:52

Akil İnsanlar Heyeti Güneydoğu Grubu Diyarbakır'da bir araya gelerek çalışmalarına start verdi.

Çözüm süreci kapsamından AK Parti hükümeti tarafından kurulan Akil İnsanlar Heyeti çalışmalarına başladı. Türkiye'nin 9 bölgesinde görev yapacak olan Akil İnsanlar Heyeti Güneydoğu Grubu Diyarbakır'da çalışmalarının startını verdi. Başkanlığını Yılmaz Ensaroğlu'nun yaptığı Akil İnsan Heyeti üyeleri, Diyarbakır'da düzenledikleri basın toplantısıyla çalışma programlarını belirledi. Heyette yer alan Yılmaz Erdoğan ve Murat Belge toplantıda hazır bulunmazken, heyet başkanı Yılmaz Ensanoğlu, Başkan Vekili Kezban Hatemi, Sekreter Mehmet Emin Ekmen, Fazıl Hüsnü Erdem, Etyen Mahçupyan Lami Özgen ve Ahmet Faruk Ünsal katıldı.

Akil İnsanlar Heyeti bugün ilk ziyaretini geçtiğimiz günlerde Dicle Nehri'nde cesedi bulunan Murat İzol'un ailesine taziye ziyaretinde bulunduktan sonra oğlu askerde şehit olan ve dağda ölenlerin annelerle bir araya gelecek. 13 Nisan'a kadar Diyarbakır'da kalacak Akil İnsanlar Heyeti'nin 17-20 Nisan günlerinde Mardin ve Şırnak, 24-27 Nisan'da Batman ve Siirt, 8-11 Mayıs'ta Gaziantep ve Kilis, 15 Mayıs' ta da Şanlıurfa ve Adıyaman'a gideceği belirtildi. Yapılan görüşmelerin ardından heyet Diyarbakır'da bir araya gelerek, değerlendirmelerini STK'lara yaptıktan sonra, raporlarını tamamlayacak.

Düzenlenen basın toplantısında ilk söz alan Akil İnsanlar Heyeti Güneydoğu Grubu Başkanı Yılmaz Ensaroğlu, bölgede farklı eğilimler, farklı düşüncelerin olduğunu ifade ederek, gittikleri her yerde herkese, her kesime ulaşmak istediklerini belirtti. Ensaroğlu, 'Çözümü barışı en çok isteyenler Kürtler başta olmak üzere burada yaşayan insanlardır. Burada yaşayan insanlarla, toplumun diğer kesimlerin duyguları, düşünceleri, endişe ve beklentileri farklıdır. Ama bu ülkede birlikte yaşayacaksak bütün farklı kesimleri kuşatacak, talep ve beklentileri karşılayacak beklentileri toplum olarak beraber hareket etmek zorundayız. Kürtler başta olmak üzere bölgenin taleplerini dinleyip derlemek, diğer komisyonlara, hükümete ve kamuoyuna ileteceğiz. Türkiye'nin geri kalan kesimindeki insanların endişe ve beklentilerini de alıp oralardaki aktörlerle paylaşmak. Esas ağırlık vereceğimiz husus bölge halkının taleplerinin kamuoyuna iletilmesidir. Bölgenin sesini duymasını istiyoruz. Bölgenin hem kendi içinde hem de Türkiye ile sağ ve selim doğru anlaması derdindeyiz. Birlikte yaşamanın koşullarını, zeminini burada yaşayan insanlarla belirleyeceğiz. Sadece bizim değil bütün Türkiye'nin gözü güneydoğuda. Diğer komisyondaki arkadaşlarla da görüşürken de, tüm komisyonlar bir yana siz bir yana diyorlar. Bize yüklenen manevi sorumluluk biraz daha fazla. Bütün Türkiye'nin barışa dair çözüme dair, düşüncelerini belirleyecek bir noktadır güneydoğu. İlleri kendi aramızda paylaşmayı düşünmüyoruz. Bütün komisyondaki arkadaşlar bütün şehirlere gücümüz yettiğince gidecek. Özel bir mail adresini oluşturduk. Her türlü görüşmeler ve düşünceleri bu adrese atmalarını isteyeceğiz. Bu adreste toplanan görüş ve önerileri de komisyon yönetimi ve bize eşlik eden arkadaşlar değerlendirip, her şehrin ziyaretinden sonra görüş ve talepler raporlara dönüştürülmeye çalışılacak' dedi.

'PROGRAMIMIZI DİYARBAKIR'DA TAMAMLAYACAĞIZ'

Ensaroğlu, Akil İnsanlar Heyeti Güneydoğu Grubu bölgede yapacağı 2 aylık çalışma sonunda Diyarbakır'da programı tamamlayacaklarını belirterek, şunları söyledi:

'Zaman el verdikçe her günün sonunda, her ziyaretin sonunda değerlendirme yaparak, o şehirle ilgili verileri rapor haline getireceğiz. Ama daha çok dinlemeye, anlamaya yönelik bir çalışmamız olacak ve bunu ilgililerle ve kamuoyuna ileteceğiz. Medya işini de sizlerle birlikte yürütmeyi tercih edeceğiz. Çalışmalarımızda ziyaretlerimiz olacak, yuvarlak masa toplantıları olacak, birazcık daha geniş çaplı, forum tarzında toplantılar yapacağız. Bir tür festival tarzında etkinlikler yapabiliriz. Bir de çeşitli kişi ve kuruluşların panel ve konferanslarına da olabildiğince komisyon olarak katılacağız, destek vermeye çalışacağız. Bölgede farklı eğilimler, farklı düşünceler var. Her gittiğimiz yerde herkese her kesime ulaşmak istiyoruz. Siyasi partiler siyasi hareketler bir hedef grubumuz. STK'lar, dini cemaatler, dini kanaat önderleri, Kürtçe'de 'rusipi' olarak ifade ettiğimiz hakem rolü biçilmiş olan saygın kişilerine ulaşmaya çalışacağız. Bir de uzun yıllar arasında aslında buralarda yaşamış ama şimdi buralarda ikamet etmeyen ama eskiden beri bu sorunla ilgili tecrübesi olan kişilerle ziyaret edeceğiz. Onların katkılarını da kendi raporlarımıza almaya çalışacağız. Bu toplantıda sonra Murat İzol'un ailesini ziyaret edeceğiz. İlk durağımız orası olacak. Daha sonra bir grup anne ile görüşeceğiz anneleri ziyaret edeceğiz. Siyasi partileri öğlenden sonra ziyaret edeceğiz. Akşam da bir grup STK ve entellektüelle istişare toplantımızı yapacağız. Yarın da biraz erkenci bir saatte Ceylan Önkol'un ailesini ziyaret etmeyi tasarlıyoruz. Öğleden sonra akşam yine aynı şekilde STK ve kişilerle toplantı yapacağız. Cumartesi günü de çeşitli meslek kuruluşlarıyla bir toplantı ile Diyarbakır programımızı tamamlamayı düşünüyoruz.'
Basın toplantı daha sonra gazetecilerin sorularıyla devam etti. Bir gazetecinin, Güneydoğu'da tüm kamuoyunun gözü burada diyorsunuz. Bu zor mu kolay mı? Beklenti çok yüksek. Bu beklentileri çözebilecek bir komisyon olarak görebilir mi? sorusuna yanıt veren Ensaroğlu, 'Komisyonlara böyle bir yük yüklemek haksızlık olur. Bu komisyon daha çok talep, beklenti ve endişelerin derlenmesi ve giderilmesi için izlenecek politikaları belirleyebilir. Biz kendimizi baskı altında hissetmiyoruz. Buraya gelirken de genel anlamda, işi en kolay olan bizim aslında. Çünkü burada elbette her yerin kendine özgü kolaylıkları ve zorlukları var. Belki diğer arkadaşlar gittikleri diğer yerlerde demokratik barışçıl yöntemlerle anlatma gereğini his edecek. Ama biz böyle bir şeyi söyleme gereği bile duymuyoruz' diye konuştu.

'BU KOMİSYON SON DERECE BAĞIMSIZ BİR KOMİSYON'

Daha sonra söz alan Akil İnsanlar Heyeti Güneydoğu Grubu Başkan Vekili Kezban Hatemi ise, komisyonun bağımsız bir komisyon olduğuna vurgu yaparak, şunları söyledi:

"Bu komisyon son derece bağımsız bir komisyon. Geçmişimizde de nasıl insanlar olduğumuzu nelerle meşgul olduğumuzu biliyor. Bizim olan ve olması gerekeni bir rapor halinde öneri olarak hem ilgililere hem de kamuoyuna açıklamaktan başka bir şey değil. Göreve başlarken daha ilk açıklamanın ertesinde bir saat iki saat sonra inanılmaz bir email ve telefon trafiğine maruz kaldık. İnsanlar ummadığımız bölgelerden ummadığımız yerlerden destek veriyor. Bu bizi çok heyecanlandırdı. Bu ülkede artık herkes çözüm arıyor. Bunu ben çok anlamlı buluyorum. Hiç ne randevulaşma var bir şey var, kendileri talepte bulundular, Mersin'den kalkan iş adamı grubu, sanayiciler Irak iş adamlarıyla toplantı yapıyorlar ve ülkemizin güneyinden bir heyet oluşturup Kuzey Irak ile iş ortaklığı geliştiriyorlar. Şanlıurfa, Siirt, Batman, Adıyaman bütün STK'lar, kadın kuruluşları biz buradayız, biz de alt er olmak istiyoruz diyen bir coşku ve heyecan var. Ülkenin her yerinden insanlar yardım için ne yapabiliriz sorusunu soruyor. Artık barış, huzur ve sükuna ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Her iki taraftan da anlayış bekliyoruz. Buradaki özellik beklentileri tespit etmek. Şimdiye kadar aktarılamayan, engellenen her noktaya ulaşmayı hedefliyoruz. Hiçbir ayrımcılık yapmadan, herkesi dinlemeyi planlıyoruz. Dolayısıyla bunu çok önemsiyoruz. Bu durumun çözülmesini istemeyenler de çok. Nitekim üniversitelerde başlayan olaylar bunu gösteriyor.'

Heyetin köy korucularının aileleriyle görüşülecek mi? soruna yanıt veren Yılmaz Ensaroğlu, 'Olabildiğince hiç kimseyi dışarıda bırakmamaya dikkat edeceğiz. Korucuların fazla olduğu, önemli sorun oluşturduğu veyahut sorunlar yaşadığı yerlere gideceğiz. BDP ve HÜDAPAR ile üniversitede sorunlar olmasaydı da görüşecektik. Sadece bunlar değil, geçmişte de yaşanmış, bu ülke insanının içinde kanayan yara olan başka sorunlar da var".

Bir basın mensubunun, sürecin akamete uğraması halinde kendinizi sorumlu hissedecek misiniz? Hükümet başaramadılar derse kabul edecek misiniz? sorusunu cevaplayan Ensaroğlu, 'Bizim özel bir sorumluluğumuz yok. Kendimizi kasmamıza, germemize de gerek yok. Hazırlayacağımız metinlerle en kötü ihtimalle tarihe doğru not düşmek. Üç sene beş sene sonra da olsa, diyelim ki kesintiye uğradı Türkiye sonuçta tekrar çözüm yoluna girecek. Bizden sonraki kuşaklar metinlere baktığında bizi ayıplamasını istemeyiz. Toplumun hak ve özgürlüklerini esas alarak doğru analizler yapmaya çalışacağız. Taraflardan biri ya da ikisi tarafından bir sorun çıkar, sorun akamete uğrarsa, biz yetkilerle donatılmış bir grup değiliz. Bizim misyonumuz sadece talepleri raporlaştırmaktır. BDP, AK Parti başta olmak üzere bütün siyasi partiler ve siyasi inisiyatiflerle konuşmaya niyetliyiz. Ancak CHP ve MHP'ye yönelik somut olarak gerçekleşmiş bir randevu talebimiz olmadı. Biz Roboski'ye giderken de orada açılmış ve sarılmamış bir yara var. Roboskili ailelerin yaralarını sarmaya yönelik bir çaba içerisinde olacağız. En azından bu sorunun çözülmediğini, şöyle bir beklenti olduğunu söyleyeceğiz. Biz bir uyarı, bir hatırlatma daha yapmış oluruz' şeklinde konuştu.

'ÖNCEDEN YÜRÜTÜLEN POLİTİKALAR İFLAS ETMİŞ'

Akil İnsanlar Heyeti üyelerinden Lami Özgen söz alarak, geçmiş dönemde yürütülen politikaların iflas ettiğine dikkat çekti. Özgen, "Komisyon başkanımız misyonumuzu görevimizi ifade etti. Ancak sonuçta elbette 7 bölgenin komisyonu var. Önemlidir. Ancak geçmişten bu yana Kürt sorununun çözümüne ilişkin Diyarbakır'a ve bölgeye vurgular yaptılar. Biz de bu bölgenin komisyonu olarak kendi misyonumuzun farkındayız. Ancak gerçek anlamda Kürt sorununun barışçıl, demokratik, çözümünün başlangıcında olduğunu kabul ediyorum. Özellikle barış dili ve ikliminin yansıtılmasında bölge ve Diyarbakır basınına çok büyük görev düşüyor. Objektif ve somut bir yaklaşımın buradan bütün Türkiye'ye yansıması, diğer bütün bölgeler üzerinde etkili olacağını düşünüyorum. Önce yürütülen politikalar zaten iflas etmiştir' dedi.

'GÜNEYDOĞU ÇOK ÖZEL BİR YER'

Akil İnsanlar heyeti üyelerinde yer alan Etyen Mahçupyan ise, bölgenin önemine vurgu yaptı. Mahçupyan, 'Güneydoğuda olmak kolay mı zor mu diye sorular soruya cevap vermek istiyorum. Güneydoğu çok özel bir yer. Savaş güneydoğuya bir örtü gibi geldi, üstünü örttü. Güneydoğu diğer bölgelerden çok farklı bir yer. Yoğunlaşan ses de güneydoğuda bir entelektüel siyasileşmeyi yarattı. Çok daha derinlikli analizlere sahipler. Güneydoğuda iş yapmak, kolay mı zor mu diye sorulduğu zaman bir kere her zaman daha hakikidir, daha derinliklidir, daha keyiflidir. Beklenti meselesine gelince de, şunu da görmek lazım. Savaş hali birbirimizden beklentinin olmadığı bir dönemdi. Beklenti çok önemli bir şeydir, tedavi edicidir. Umarım insanların bizden beklentileri çoktur ve bizim de onlardan beklentilerimiz var. Beklentiler çünkü tedavi edicidir' şeklinde konuştu.