Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Çelik uyardı: Sizce tesadüf mü?

Giriş Tarihi: 11.4.2013 17:27

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Hüseyin Çelik, başta Dicle Üniversitesi olmak üzere bazı üniversitelerde yaşanan olayların tesadüf olmadığına işaret ederek, sağduyu çağrısında bulundu.

12 Eylül'de yaşanan hadiseleri hatırlatan Çelik, ardı ardına üniversitelerde yaşanan olaylar için "Sizce tesadüf mü?" diye sordu. Çelik, "Üniversitelerimize, gençliğimize, istikbalimize bu kötülüğü yapmaya kimsenin hakkı olmadığını düşünüyoruz. Herkes sorumluluk bilinciyle hareket edecek. Gençliğimizi sağduyulu olmaya, kimseye alet olmamaya, onun bunun maşası olmamaya davet ediyoruz." dedi.

Hüseyin Çelik, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında son zamanlarda üniversitelerde ortaya konan bazı çatışmalar, bazı terör eylemlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. 12 Eylül dönemini hatırlatan Çelik, "Bildiğiniz gibi daha önce de değişik vesilelerle paylaşmıştık. Ben 12 Eylül'den önce üniversiteye başlayan bir arkadaşınızım. O günlerde neler olup bittiğini yakından bilen, yaşayan bir insanım. Sağcı solcu adı altında 5 bin 600 kişi sokakta birbirini öldürdü. Ölenler mezara gitti, öldürenler cezaevlerinde hayatlarının baharında yanıp kül olup gittiler. Onların sırtından ideolojik hesaplarını gerçekleştirmek isteyenler, siyasi hesap yapanlar keyiflerine devam ettiler." şeklinde konuştu.

Çelik, üniversite gençliğine 'bir abi' gibi seslenerek, "Bu tuzağa düşmeyin. Kimsenin piyonu olmak gençliğinize yakışmaz. Fikirleriniz, dünya görüşleriniz, tarzlarınız, hayatlarınızı tanzim etme biçimleriniz, etnik kökenleriniz, bölgeniz, ana diliniz, renginiz farklı olabilir. Ama biz öncelikle insanız, en üst kimliğimiz insandır. Bu ülkenin vatandaşlarıyız." uyarısında bulundu. Düşüncesi olanların, fikri olanların, fikrine güvenenlerin, inancına güvenenlerin hiç kimseyle kaba kuvvetle hırlaşmayacağının altını çizen AK Parti Sözcüsü Çelik, sözlerine şöyle devam etti: "Konuşur, düşünür, düşüncesini karşı tarafa aktarır. Önce Eskişehir'de başladı, sonra Muğla Üniversitesi'nde bazı hareketlenmeler oldu. Sonra Kayseri'de oldu, Marmara Üniversitesi'nde oldu. Son olarak da Diyarbakır. Sizce bunlar tesadüf müdür? Bu kadar zaman ülkede terör var, PKK terörü malum. 30 yıldan beri devam ediyor. Ancak ne zaman nasırlarımızdan kurtulmaya çalışsak bir bakıyorsunuz bir yerlerden bir şeyler patlıyor. Sizce bu tesadüf müdür?"

Diyarbakır'daki olaylara da açıklık getiren Hüseyin Çelik, şunları aktardı: "Üniversitenin 27 bin 500 öğrencisi var. 120 kadar da öğrenci kulübü var. Bilge Gençlik adındaki kulüp Hz. Peygamber'in (s.a.s) Kutlu Doğum Haftası dolayısıyla bir etkinlik yapmak istiyor. Rektörlükten izin alarak afiş asmaya çalışıyor. Kendisine Dicle Üniversitesi Derneği adını veren bir dernek, ki böyle bir isimde bu derneği kurmaya ne kadar hakları var ondan da emin değilim, çünkü 200- 300 kişilik bir dernek ama 27 bin 500 nüfusu olan bir öğrenci kitlesinden söz ediyorum, böyle bir hakları olmayacağını düşünüyorum... Bu dernek mensupları bunlara mani oluyor. Ortaya çıkan manzara şudur: PKK sempatizanı olan bir grup, Dicle Üniversitesi'nde kendilerinden başkasının herhangi bir faaliyet yapmasına tahammül etmedikleri anlaşılıyor. Arkasından da malum olaylar meydana geliyor."

BDP'Lİ VEKİLLERE VE ÜNİVERSİTE SENATOSUNA TEPKİ

Çelik, olayla ilgili bir başka detay daha paylaştı: "İşin hoş olmayan tarafı bu olaylardan sonra bazı BDP'li vekillerin Dicle Üniversitesi yönetimini arayarak bu programları iptal etmesini istemeleridir. Eğer demokrasi varsa herkes düşüncesini söyleyecek. Sana sempatik gelen eyleme, faaliyete 'evet'; başkasına sempatik gelen faaliyete niye 'hayır' diyorsun. Demokrasi derken kendine demokrasi, özgürlük derken kendine özgürlük, düşünce ve ifade özgürlüğü derken sadece kendine özgürlük dersen, herkes samimiyetinizden şüphe eder. Burada gerçek anlamda demokrasiden söz edemeyiz."

Hüseyin Çelik, son olarak şunları ekledi: "Dicle Üniversitesi'nde sağcı da, solcu da, İslamcı da eylem yapabilir. Kürtçü Kürtçü eylem yapıyorsa, Türkçü de Türkçü eylem yapar. Ama kanunlar çerçevesinde yapar. Anayasa ve yasalara aykırılık teşkil etmemek kaydıyla yapabilir. Fakat ben kaba kuvvet kullanarak bunun önüne geçerim dediğiniz zaman 12 Eylül'den önceki manzarayı yeniden yaşarız. Dicle Üniversitesi Senatosu 3 günlük eğitime ara verme kararı almıştır. Bu da hoş değil. 12 Eylül darbesinden önce darbeye zemin hazırlamak isteyenler üniversiteleri kazan gibi kaynatıyorlar. 3 ay, 5 ay, bir dönem boyunca üniversitelerin açılmadığı oluyordu. Öğrenciler üniversiteye gitmeden kenarda kıyıdan gelip sınavlara girerek diploma alıyorlardı. Üniversitelerimize, gençliğimize, istikbalimize bu kötülüğü yapmaya kimsenin hakkı olmadığını düşünüyoruz. Herkes sorumluluk bilinciyle hareket edecek. Gençliğimizi sağduyulu olmaya, kimseye alet olmamaya, onun bunun maşası olmamaya davet ediyoruz. Fikirleriyle, düşünceleriyle kendilerini ortaya koysunlar, kendilerini ifade etsinler. Türkiye'de demokratik yollarla kendilerini ifade etmelerinin yolu açıktır. Bu ortamın kıymetini de bilmemiz gerekiyor."
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Çelik uyardı: Sizce tesadüf mü?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz