X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Babacan BM'de BM'yi eleştirdi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Babacan BM'de BM'yi eleştirdi

  • Giriş Tarihi: 15.4.2013 21:36 Güncelleme Tarihi: 15.4.2013 21:38

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, şu anda küresel ekonomik gücün sismik değişiminin yaşandığını belirterek, "BM sisteminde reform yapılmasına ihtiyaç var. BM, kendini çağımızın yeni gerçekleriyle uyumlu hale getirmelidir" dedi.

Başbakan Yardımcısı Babacan, BM Genel Kurulu'nda Genel Kurul Başkanı Vuk Jeremic'in yönettiği "BM ve Küresel Ekonomik Yönetişim" başlıklı tematik oturumda konuşma yaptı.

Babacan, oturumun hafta sonunda Washington'da düzenlenecek IMF ve Dünya Bankası maliye bakanları ve merkez bankası başkanları toplantısı öncesinde yapılması nedeniyle zamanlama bakımından çok uygun olduğunu belirtti.

Son 10 yılda küresel ekonomik manzaranın ciddi değişime uğradığını kaydeden Babacan, bunun nedeninin yükselen ve gelişmekte olan ülkelerin küresel ekonomiden aldıkları payın artması olduğunu söyledi.

Babacan, "Şu anda küresel ekonomik gücün sismik değişimini yaşıyoruz. Gelişmiş ülkelerin küresel ekonomideki payı 2000 yılında yüzde 63 iken, 2011'de yüzde 51'e düşmüştür. Buna karşılık, yükselen ve gelişmekte olan ülkelerin payı yüzde 12 artarak, yüzde 49'a çıkmıştır. Küresel ekonomik durgunluk ve sonrasında meydana gelenler bu eğilimi güçlendirmiştir" dedi.

Bu tarihi değişime paralel olarak IMF ve Dünya Bankası'nda reformlar yapıldığını ifade eden Babacan, G-20'nin yükselmesinin bu değişimin bir sonucu olduğunu kaydetti.

Babacan, G-20'nin G-7 ve G-8 mekanizmalarının yerini aldığını ve fikirlerin karşılıklı anlaşma yoluna sokulması için öncülük ettiğini söyledi.

-"G-20, BM ile ilişkisini güçlendirebilir"-

Etkili bir küresel yönetişimin önündeki en önemli zorluğun temsiliyeti etkin, hızlı ve sonuç odaklı karar alma mekanizmalarıyla dengelemek olduğunu dile getiren Babacan, şunları söyledi:

"Bunun bir ucunda uluslararası temsiliyeti olan ancak zamanlı kararları alıp uygulayacak sınırlı bir kabiliyete sahip Birleşmiş Milletler bulunuyor. Diğer taraftaysa, nispeten daha kolay karar alabilen ancak çok sınırlı temsiliyeti bulunan G-7 yer alıyor. Bunların dışında elimizde G-20 platformu var. G-7'ye oranla temsil kabiliyeti daha yüksek ve BM'yle karşılaştırıldığında harekete geçme kabiliyeti daha fazla. Ancak bu G-20'nin kapalı ve kendinden menkul bir kurum olduğu anlamına gelmiyor. Tam tersine, 2008 yılındaki kuruluşundan bu yana G-20 dış paydaşları da içine almaktadır."
Babacan, G-20 olarak üye olmayan uluslararası kurumlar, özel sektör, sendikalar, akademik kurumlar ve düşünce kuruluşları ile diyaloğu artırmak istediklerini, sosyal yardım alanındaysa kalkınma konusuna özel dikkat verilmesi gerektiğini söyledi.
G-20 ve BM'nin daha gelişmiş bir işbirliği mekanizması içinde olabileceğine inandıklarını kaydeden Babacan, G-20'nin BM ile ilişkisini çeşitli kanallar vasıtasıyla güçlendirebileceğini söyledi.

-"BM, kendini yeniden yapılandırmalı"-

BM sisteminde reform yapılması ihtiyacının altını çizen Babacan, şunları söyledi:
"BM, kendini çağımızın yeni gerçekleriyle uyumlu hale getirmelidir. BM, 2. Dünya Savaşı sonrası dönemin etkisiyle sisteme iliştirilmiş imtiyazları geride bırakarak kendini yeniden yapılandırmalıdır. İnanıyoruz ki, bu BM'nin meşruiyetini güçlendirecektir."

Türkiye olarak G-20'nin sosyal yardım faaliyetlerine ciddi katkılar sağladıklarını vurgulayan Babacan, Türkiye'nin G-20 kapsamında çeşitli konularda konferanslar düzenlediğini hatırlattı.

Babacan, "2015 yılında Türkiye G-20 dönem başkanlığını devralacak. Dönem başkanlığımızda sosyal yardım faaliyetlerine büyük öncelik vereceğiz. G-20 ve üye olmayan ülkelerle uluslararası kuruluşlar arasındaki diyalog ve etkileşimin güçlendirilmesini hedefleyeceğiz" diye konuştu.

Uluslararası mali kuruluşların yönetimlerinin seçiminin de şeffaf ve liyakat temelinde yapılması gerektiğinin altını çizen Babacan, başarılı küresel yönetişim ve sürdürülebilir kalkınma için ekonomik, sosyal ve çevresel etkenlerin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Babacan, "Sürdürülebilir kalkınma için daha etkin, şeffaf, hesap verebilir ve gelişmiş bir uluslararası kurumsal sisteme ihtiyaç bulunmaktadır" diye konuştu.
Babacan, adil, serbest, ayrımcılıktan uzak çok taraflı ticaret sisteminin ekonomik büyüme ve kalkınmanın kalbi olduğunu ifade ederek, korumacılık konusunda dikkatli olunması gerektiğinin altını çizdi.