X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Gerekçe: 3 büyük dini aşağılamak
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Gerekçe: 3 büyük dini aşağılamak

Mahkeme, Say'a neden 10 ay hapis cezası verdiğini açıkladı: Sadece İslam dinini değil Hıristiyanlık ve Museviliği de aşağıladı

Piyanist 'ı dini değerleri alenen aşağılama suçundan 10 ay hapis cezasına mahkûm eden İstanbul 19'uncu Sulh Ceza Mahkemesi gerekçeli kararını açıkladı. Hâkim Hulusi Pur tarafından hazırlanan 10 sayfalık gerekçeli kararda, Say'ın yazdığı ya da retweet ettiği iddia edilen tweetlere yer verildi. TCK'nın 216/3. maddesinin dini hisleri koruyarak toplumsal barışın bozulmasına engel olmayı amaçladığına yer verilen kararda, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ile Anayasa'nın çeşitli maddelerinde belirtilen "Düşünce ve kanaat belirtme hürriyeti"ne ilişkin yasal düzenlemelere atıfta bulunuldı. Gerekçede ayrıca AİHM'nin, "Otto-Preminger İnstitut" davasına ait gerekçeli kararı örnek gösterildi. AİHM'nin bu kararında, AİHS'nin 10. maddesine dikkat çekildiği "Meşru amaçla orantılı bir biçimde, dinsel açıdan kutsal sayılan nesnelere yönelik gereksiz saldırıları önlemek ve yaptırıma bağlamak gerekli olabilir" ifadesine yer verildiği belirtildi.

ÜÇ DİNİ AŞAĞILADI
Gerekçeli karar özetle şöyle:
Sadece İslam dininin değil, Hıristiyanlık ve Musevilik inanışlarının da ortak değerleri olan kavramlarla ilgili kişilerin, düşüncelerini ve eleştirilerini özgürce yaparken, bu dinlerin mensubu olan kişilerin dini inançlarının gereği olan ve önem atfettikleri bir kısım değerleri de aşağılamaktan ve bu şekilde kişileri incitmekten kaçınmaları gerek.
Şikâyet konusu yazılar, incelendiğinde, yeryüzünde yaşayanların büyük çoğunluğunun mensubu oldukları üç büyük dinin mensuplarının ortak değerleri olan Allah, cennet ve cehennem gibi kavramlara yönelik hislerini nedensiz yere incitecek ve bu kavramların anlamsız, gereksiz ve değersiz olduğu kanaatini uyandıracak şekilde dini değerleri aşağılamak kastıyla yazdığı kanaatine varılmıştır.
"Irmaklardan şaraplar akacak" ile başlayan söz konusu tweetteki sözler Ömer Hayyam'a ait olsa dahi, söyleniş şekli, diğer tweetlerle birlikte söylenmesi ve tüm dosya kapsamına göre sanığın kastı değerlendirildiğinde hafife alma ve alay etme kastı ile hareket edildiği açıktır.
Yazılarında söz konusu dinler için önem taşıyan değerleri hafife aldı, aşağıladı, cennet ve cehennemde alkollü içecek olarak bilinen rakı ve 'chivisregal' varlığı ve yokluğuna vurgu yaparak alay etti. İnanan insanlara "Allahçı" sıfatını atfederek öncesinde yavşak, adi, magazinci hırsız, şaklaban sözleri ile üç büyük dinin inananlarına alenen hakaret etti. Kutsal dinlerce varlığı kabul edilen cenneti meyhane ve kerhaneye benzeterek alay etti. Akşam ezanının hızlı okunması sebebini de rakı masasına veya bir sevgiliye vurgu yaparak alay etti.

SAY KARARINDA DİYANET DE BİLİRKİŞİ OLDU
Fazıl Say'a ceza veren mahkemenin, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanvekili'nin de aralarında bulunduğu 3 ayrı uzmanın görüşünü de değerlendirdiği öğrenildi. Görüşler şikâyetçi Emre Bukağılı'nın müracaatı üzerine değerlendirildi. Bukağılı'nın görüş istediği Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanvekili Zeki Sayar, Say'ın Tweet'indeki ifadelere ilişkin "Toplumların inandığı değerlere hakaret etme, onlarla alay etme, hafife alma, aşağılama, düşünce ifade özgürlüğü olarak nitelendirilemeyeceği gibi aynı zamanda suç teşkil etmektedir". Prof. Dr. Saim Yeprem ise "Fazıl Say'ın ifadeleri tam anlamıyla dini değerlerin alaya alınmasıdır" görüşü sundu. Prof. Dr. Faruk Turhan da 'İnançlar aşağılanmıştır' görüşünü iletti.

"SAY'IN HANGİ ÖZELLİĞİ VAR Kİ SUÇLANMASIN"
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Fatih Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi'nde düzenlenen "2012 Yılı Medya Etik Ödülleri" törenine katıldı. Arınç, "Nice komutanların, muvazzaf veya emeklinin yargılandığı bir Türkiye'de Fazıl Say'ın hangi özelliği var ki suçlanmasın veya mahkeme önüne çıkmasın" dedi. Hollanda'daki Geert Wilders'i hatırlatan Arınç, "Hollandalı'ya sordum, 'nasıl okuyorsunuz bu adamın ismini?', 'Hırt Veldes' dedi. Şimdi onun söylediklerini, onun yaptıklarını bir taraftan eleştireceksin, bizdeki hırtın söylediklerine 'ah burada ifade özgürlüğü yok mu?' diyeceksin. Al oradaki hırtı ve buradaki hırta..." diye konuştu.