X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Başbakan özel oturumda konuştu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Başbakan özel oturumda konuştu

  • Giriş Tarihi: 23.4.2013 14:33 Güncelleme Tarihi: 23.4.2013 19:25

Başbakan Erdoğan, TBMM'nin kuruluş yıldönümü sebebiyle Meclis'te düzenlenen törende konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'Tek başımıza da kalsak, yalnız da bırakılsak daha aydınlık bir Türkiye'yi imar etmek için biz bu mücadeleye devam edeceğiz' dedi.

TBMM Genel Kurulu Özel Gündemle toplandı. Genel Kurula hitap eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, maziyi değiştirme gücüne sahip olmadıklarını ama istikbali şekillendirme gücüne sahip olduklarını söyledi. Yetim kalmış çocuklara babalarını iade edecek bir kudretlerinin olmadığını vurgulayan Erdoğan, ancak daha fazla çocuğun yetim kalmasını engelleyecek iradeye sahip olduklarının altını çizdi.

Erdoğan, 'Bizim yaşadıklarımızı çocuklarımızın da, torunlarımızın da yaşamasını önleyecek birikime, tecrübeye, imkana ziadesiyle sahibiz' dedi. Şehitlerin çocuklar için canlarını hiç tereddüt etmeden ortaya koyduklarını kaydeden Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

'İşte bu meclis kuruluş yıldönümü çocuk bayramı olarak kutlanan bu gazi Meclis milletin tüm fertleriyle birlikte özellikle Türkiye'nin çocuklarına yani istikbale dair yine ve yeni bir ufuk çizmek zorundadır. Bu Meclis'in bugünde Türkiye'nin çocuklarına söyleyecek sözü, onlara gösterecek hedefi, onlara verecek umudu olmalıdır. Bu güzel ülkenin çocukları inanın her şeyin en iyisini ziadesiyle hak ediyorlar. Bu ülkenin çocukları en kaliteli, en yaygın, en modern eğitimi hak ediyorlar. Bu güzel ülkenin çocukları cıvıl cıvıl oynayacakları şehirleri, güvenlik sokakları, huzurlu evleri fazlasıyla hak ediyorlar. Türkiye'nin tüm çocukları refah ve istikrar içinde büyüyecekleri dayanışma ve kardeşlik içinde büyüyecekleri bir vatanı çok ama çok fazlasıyla hak ediyorlar. İnanın bu ülkenin tüm çocukları anne ve babalarıyla büyümeyi, her akşam anne ve babaları, kardeşleriyle sofraya oturmayı, her akşam babalarıyla doyasıya kucaklamayı hak ediyorlar. Her biri şehit evladı olan, her biri şehit torunu olan bu ülkenin çocukları onurla, gururla, şerefle yaşamayı ülkesiyle, vatanıyla, bayrağıyla, milletinin büyüklüğüyle gururlanmayı elbette hak ediyorlar.'

23 Nisan 1920'de ilk Meclis'in milli egemenliği tesis ederek çocuklara hediye ettiğini belirten Erdoğan, ilk Meclis'in tüm renkleriyle, tüm farklılıklarıyla tek bir Türkiye fotoğrafı teşkil ederek çocuklara yeni bir millet kavramını onunla birlikte güçlenmiş bir kardeşliği hediye ettiğinin altını çizdi.

Erdoğan, 'Biz sorunlar içerisinde büyüdük ama çocuklarımıza sorunlarını çözmüş yada çözüm yoluna koymuş bir Türkiye emanet etmek boynumuzun borcudur. Biz müdahale Anayasalarıyla büyüdük. Ama çocuklarımıza demokratik, katılımcı, özgürlükçü, herkesi kucaklayan bir Anayasa teslim etmek bizimde, bu meclisinde boynunun borcudur. Biz acılarla büyüdük. Biz terörün kararttığı hayatlara, terörün söndürdüğü ocaklara göz yaşı dökerek büyüdük. Ama şimdi çocuklarımıza güvenle yaşayacakları, kardeşçe yaşayacakları, birbirlerine silah doğrultarak değil, birbirleriyle kucaklaşarak yaşayacakları bir vatan teslim etmek hepimizin boynun borcudur' diye konuştu.

Denizli'de bir şehit annesinin kendisini ziyaret edenlere söylediği 'Keşke bu süreç 6 ay önce başlasaydı da Vedat'ım da şehit olmasaydı, yanım da olsaydı' sözünü hatırlatan Erdoğan, 'Şehit Vedat'ı geri getiremeyiz. Ama şunu biliniz ki başka Vedat'ların, başka fidanların, başka ana kuzularının zamansız toprağa düşmesini engelleye biliriz. Tek başımıza da kalsak, yalnız da bırakılsak daha aydınlık bir Türkiye'yi imar etmek için biz bu mücadeleye devam edeceğiz. Yeni Vedat'lar şehit olmasın diye. Şehitlerimizin muazzez ruhunu incitmeden, şehit analarını rencide etmeden birliğimizi, bütünlüğümüzü, kardeşliğimizi tıpkı şehitlerimiz gibi muhafaza etmeye, yüceltmeye devam edeceğiz. 23 nisan 1920 ruhuyla, o anlayışla kardeşlikle ilerlemeyi kararlılıkla sürdüreceğiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere bütün İstiklal kahramanlarımızı şehit ve gazilerimizi bu Meclis'te görev yapmış bütün siyasetçilerimizi şükranla yad ediyorum. Tüm çocuklarımızın ve tüm dünya çocuklarının bayramlarını kutluyorum' dedi.


KÜRSÜYE ELİNDEKİ ÜÇ FOTOĞRAFLA ÇIKTI

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'Bütün gayemiz, bütün hedefimiz, bütün çabamız, kendimizden önce çocuklarımız için daha yaşanabilir daha müreffeh, daha huzurlu ve daha güçlü bir Türkiye inşa etmektir' dedi.

TBMM Genel Kurulu özel oturumla toplandı. Genel Kurul'a hitap eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutlayarak konuşmasına başladı. TBMM'nin ilk başkanı olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile Kurtuluş Savaşı'nın sevk ve idare eden ilk Meclis'teki tüm milletvekillerini rahmetle yad ettiğini dile getiren Erdoğan, 23 Nisan 1920'den bugüne kadar TBMM'nin çatısı altında millet için hizmet etmiş tüm parlamenterleri de millet adına şükranlarını sunduğunu iletti.

23 Nisan 1920 Cuma günü Ankara Hacı Bayram Veli Cami'de kılınan Cuma namazının ardından TBMM'nin dualarla açıldığını hatırlatan Erdoğan, Türkiye'nin her yerinden bütün renkleriyle, farklılıklarıyla aynı ortak gaye etrafında toplanan mebusların derin bir huşu ve büyük bir heyecan içinde Meclis'te ilk toplantılarını gerçekleştirdikleri söyledi.

Erdoğan, bu anlamlı gün dolayısıyla geçtiğimiz günlerde bazıları ilk kez olarak yayınlanan fotoğrafları gösterdi. Başbakan Erdoğan, 'Bu fotoğrafta Gazi Mustafa Kemal silah arkadaşları ve Latif'e Hanım Cumhuriyetimizin kuruluşunun hemen öncesinde çocuklarla sohbet ediyorlar. Bu çocuklarımızın kuruluştaki yerini göstermesi bakamından çok büyük önemi haiz. Onun için bu fotoğrafı getirmeyi ve göstermeyi görev telakki ettim. Bir başka fotoğraf, oda yine Kurtuluş Savaşı yıllarında bir grup çocuk umutla Gazi Mustafa Kemal'i bekliyorlar. Fakat bu çocukların giyimi, kuşamı şöyle yalın ayak tablolarına baktığımız zaman nereden nereye geldiğimizi göstermesi bakımından bu tabloda çok büyük öneme haiz. Evet bu da işte Meclisimizin açıldığı gün ve yine o gün Gazi Mustafa Kemal'i ve gelecek heyeti karşılamak üzere bekleyen çocuklar, sancakla beraber TBMM'nin önünde o kutlu anı yaşamak üzere bekliyorlar' diye konuştu.

TBMM'nin, çocuklarla birlikte ve en çok da çocuklar için açıldığını sözlerine ekleyen Erdoğan, Kurtuluş Savaşı'nın çocuklar için verildiğini, Cumhuriyet'in, 29 Ekim 1923'te en çok da çocuklar için ilan edildiğini kaydetti.

Türkiye'nin, 23 Nisan 1920'ye ve 29 Ekim 1923'e gerçekten çok zor şartlar altında ulaştığı ifade eden Erdoğan, 'Balkan Savaşlarından başlayarak Mağrip'te, Çanakkale'de, Hicaz'da, Kanal'da, Kafkas Cephesi'nde yüz binlerce Mehmet şehitlik mertebesine yücelmiştir. Şehit olan askerlerimizin önemli bir bölümü, evli ve çocuk sahibiydi. Şuna hiç şüphe yok ki 'tertemiz alnından vurulmuş, uzanmış yatan' o Mehmetler, girecekleri gül bahçesini, kendilerine gülümseyen melekleri gördükleri kadar; köylerinde, evlerinde, doya doya koklayamadıkları çocuklarının hayalini de görüyor ve tebessüm ediyorlardı. Mehmetçiği bu denli kahramanlaştıran, göğüslerindeki imanlarıyla birlikte, geride bıraktıkları çocukları, o çocuklara miras bıraktıkları şan ve şerefti. Onlar, vatanları için seve seve can verdiler. Onlar, bayrakları için kahramanca savaştılar. Ama onlar, en çok da geride bıraktıkları çocukları için Türkiye'nin tüm çocukları için adeta düğüne gider gibi savaşa gittiler, adeta sevgiliye kavuşur gibi şehadet mertebesine ulaştılar. Bizim tarih boyunca bütün şehitlerimiz, Kurtuluş Savaşı şehitlerimiz, Cumhuriyet dönemindeki şehitlerimiz, terörle mücadele şehitlerimiz, vatanın bağımsızlığı için ay yıldızlı bayrağın şerefi için bu topraklarda Ezan-ı Muhammedi'nin ebediyen okunabilmesi için ama en çok da çocukları için çocuklarımız için tereddütsüz canlarından vazgeçtiler. Tıpkı 23 Nisan 1920'de olduğu gibi, bugün de TBMM her şeyden ve herkesten daha çok çocuklar için vardır, çocuklarımız için vardır. Bütün gayemiz, bütün hedefimiz, bütün çabamız, kendimizden önce çocuklarımız için daha yaşanabilir daha müreffeh, daha huzurlu ve daha güçlü bir Türkiye inşa etmektir' diye konuştu.