X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "Süreç başarıya ulaşırsa..."
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"Süreç başarıya ulaşırsa..."

  • Giriş Tarihi: 30.4.2013 16:24 Güncelleme Tarihi: 30.4.2013 16:26

Akil İnsanlar Heyeti Karadeniz Bölgesi Grubu Başkanı Yusuf Şevki Hakyemez, çözüm sürecine ilişkin, "Bu sürecin başarıya ulaşması durumunda Türkiye'nin bölünmez bütünlüğünün, güçlü Türkiye haline gelmesinin daha açık bir şekilde sağlanabileceğini düşünüyorum" dedi.

Grup Başkanı Hakyemez ile Grup Başkan Vekili Vedat Bilgin, Grup Sekreteri Fatma Benli, grup üyeleri Kürşat Bumin, Oral Çalışlar, Bendevi Palandöken ve Yıldıray Oğur, Büyük Amasya Otel'de sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldi.

Hakyemez, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin terör sorunu nedeniyle çok ağır bedeller ödediğini söyledi.

Hükümetin çözüm sürecini önemli ölçüde şeffaf bir şekilde yürüttüğünü ifade eden Hakyemez, "Çözüm sürecinin başarıya ulaşacağı noktasında olumlu kanaate sahibim. Teröre karşı mücadele olsun, terörün bağlantılarıyla ilgili gelişmeler, uluslararası alanda bölgede yaşanan gelişmeler olsun, Türkiye'nin lehine durumlar var. Türkiye'nin bunu fırsata çevirmesi gerekiyor" diye
konuştu.

Sürecin çok isabetli bir zamanda başlatıldığını dile getiren Hakyemez, şöyle devam etti:

"Sorunların siyaset yoluyla çözümü noktasında bu sürecin mutlaka denenmesi gerekir. Bunu desteklerken hiçbir şekilde bölünmez bütünlük noktasında bir endişeye sahip değilim. Tam aksine, bu sürecin başarıya ulaşması durumunda Türkiye'nin bölünmez bütünlüğünün, güçlü Türkiye haline gelmesinin daha açık bir şekilde sağlanabileceğini düşünüyorum. Aksi durumda Türkiye yine zayıf bir şekilde ekonomik imkanlarını teröre kanalize ederek bu sorunla uğraşmaya çalışacak. Bir 400 milyar dolarımız bu uğurda harcanacak ve bu, Türkiye'nin güçlü Türkiye olması noktasında önemli bir engel olarak kendisini gösterecek."

"MEMLEKETTE BÖLÜNME YOK"

Grup üyesi Bendevi Palandöken de siyaset üstü bir kurumun temsilcileri olduklarını söyledi.

Hiçbir siyasi kurumla organik bağlarının olmadığını vurgulayan Palandöken, "Çok önemli bir süreci idrak ediyoruz. Bugün yaklaşık 3 aylık bir süreyi dolduruyoruz. Çok şükür memlekette bir çatışma yok. Memlekette bölünme de yok, memleketten bir bölümün verilmesi diye bir şey de yok. İnsanların kafasını karıştırıp, hani tabiri caizse söylerler, bulanık suda balık avlama gibi... Böyle bir şey yok. Bu memlekette tahmin ediyorum ki ülkesini sevmeyen tek insan bulunmaz" ifadelerini kullandı.

Grup üyesi Kürşat Bumin, Türkiye'nin sorunlarının başında Kürt sorununun geldiğini savundu. Türkiye'nin zorlu günlerden geçtiğini anlatan Bumin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"12 Eylül ile Kürtçe konuşmanın yasaklandığı bir ülkeden geliyoruz. Bugün bize şaka gibi geliyor ama Diyarbakır Cezaevinde biliyorsunuz duvarda 'Kürtçe konuşmak yasaktır' yazıyor. Bir anne sadece Kürtçe biliyor, oğlunu ziyaret etmiş ve Kürtçe konuşmak yasak. Yani bütün bunlar, bu ve benzeri pek çok sorunu bugüne kadar daha da katmerli hale getirmiş durumda. Şimdi bu barış sürecinin iki aktörü var. Hükümet bu konuda bir inisiyatif almış görünüyor. Karşı tarafta da PKK'nın liderleri, örgütü var. Bu durumda bölünme konusundan vazgeçtiklerini söylüyorlar. Gerçekten eskiden PKK'nın Türkiye'de bağımsız bir Kürdistan kurulması isteği vardı fakat bugün değil."

"TÜRKİYE KAZANÇLI ÇIKACAK"

Grup Başkan Vekili Vedat Bilgin, sürecin PKK terör örgütünün tasfiye süreci olduğunu belirtti.

Tasfiye sürecinin üç aşamadan oluştuğunu anlatan Bilgin, birinci aşamanın PKK'nın silah bırakması, ikinci aşamanın PKK'nın yurt dışına çıkması, üçüncü aşamanın ise PKK'nın tasfiye edilmesi olduğunu söyledi.

Son 2 yılda PKK'nın 2 bin 700 militanını kaybettiğini örgütün kendisinin itiraf ettiğini açıklayan Bilgin, "Dolayısıyla PKK, Türkiye'ye karşı mücadele etme gücünü kaybetmiştir. Konjonktürde meydana gelen değişmeler, PKK'nın dışarıda da Türkiye'ye karşı mücadelesini imkansız hale getirmiştir" dedi.

Türkiye'nin bugün terörü 30 yıl sonra çözecek aşamaya gelmesinin birçok nedeni olduğunu dile getiren Bilgin, şunları söyledi:

"Türkiye'de son yıllarda, 12 Eylül'den bu yana yaşanan gelişmelere baktığımız zaman devletin içerisine çöreklenmiş, daha çok batılı ülkelerde de benzeri örgütlenmesi bilinen Gladyo ve Ergenekon denilen yapının tasfiye edilmesi, devletin demokratikleşmesi açısından çok önemli. Devlet kirli ilişkileri bugün tasfiye ediyor. O soğuk savaşın bir tortusuydu. Soğuk savaş sonrasında da Türkiye'de bir müddet varlığını devam ettirmeye çalıştı. İkincisi, Türkiye Turgut Özal'dan bu tarafa sivil alanda çok önemli gelişmeler elde etti. Türk modernleşmesi oldukça başarılı bir modeldir."
Bilgin, sözlerini şöyle tamamladı:

"Türkiye, bu terör meselesini içinde yaşadığı bir değişimle, bölgede yaşanan değişmelerle çözecek noktaya geldi. Şu anda, 'Efendim ne veriliyor?' tartışması, bu değişimleri, bu bölgesel değişimleri, bu dinamikleri anlamayanların sorduğu sorulardır. Türkiye artık kimseyle pazarlık edecek durumda değildir. Türkiye'de bu bölgede pazarlık edecek kimse yok. Türkiye kendi önünü temizliyor, milletin yolunu açıyor. Türkiye'de demokrasi işlerse, milletin iradesi gerçek anlamda gerçekleşirse, yasa yapımıyla, icraat gücüyle işlevsel hale gelirse, Türkiye'nin çözemeyeceği sorun yoktur. PKK gibi bir terör örgütünün artık bizim yolumuzu kesemeyeceğini görmemiz lazım. Onun için büyük idealleri olan insanların Türkiye'nin bu büyük yürüyüşüne sahip çıkması gerekir."

Grup Üyesi Oral Çalışlar da PKK'nın "Silaha son diyoruz" şeklinde açıklama yaptığını kaydetti. Bu açıklamanın ardından Türkiye'nin yeni bir duruma geldiğini anlatan Çalışlar, şöyle konuştu:

"Hepimiz bundan mutluluk duymalıyız. Türkiye sonunda iç çatışma ortamından, silahlı ayaklanma ortamından giderek kurtuluyor ve barış içinde yeni bir demokrasiye doğru ilerleme imkanı elde ediyoruz. Bunu yaratabilir Türkiye. Eğer milliyetçiyse insanlar, milliyetçilerin de buna destek vermesi gerekiyor. Çünkü sonunda bundan Türkiye kazançlı çıkacak. Türkiye bölgenin, dünyanın etkili ülkelerinden biri olacak. İç çatışma mı bizi büyütür yoksa iç barış mı büyütür? Demokrasi mi büyütür kavga mı büyütür? Buna hep birlikte karar vereceğiz."

"KORKU VE KAYGILARI ANCAK BERABER OLURSAK ÇÖZEBİLİRİZ"

Grup üyesi Yıldıray Oğur da 96 gündür Türkiye'de hiçbir insanın hayatını kaybetmediğini vurguladı.Türkiye'nin yeniden birlik ve beraberliğini sağlamaya çalıştığını ifade eden Oğur, Türkiye'nin yeniden birlik ve beraberliğini sağlamak üzere adım attığını anlattı. Grup Sekreteri Fatma Benli de grup üyelerinden hiçbirinin maddi ve manevi kaygısı olmadığını, internette grup üyelerine yönelik bu yönde iddiaların olduğunu belirtti.

Süreç içinde kaygı ve korkularının olduğunu açıklayan Benli, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu korku ve kaygıları ancak beraber olursak çözebiliriz. Aynı masa etrafında konuşarak çözebiliriz. Eğer yanlış birtakım şeyler görüyorsak onu da aynı şekilde beraberce bir şeyler yaparak çözeriz. O korkuların, kaygıların yerine gelmemesi için ben ne yapabilirim, doğru bir şeyler varsa o doğruyu devam ettirmek için ben ne yapabilirim diye düşünmeliyiz. Bağırarak, çağırarak hiç kimse hiçbir yere gelmedi bugüne kadar. Sadece biz ne yapabiliriz, yoğunlaşalım lütfen. O zaman hem kendi ülkemizin en iyi noktaya gelmesi için çaba sarf etmiş oluruz hem de bizden sonraki geleceklere çok daha iyi bir ülke vermiş oluruz."