X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "Askerliğin kısaltılması projesi bizim"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"Askerliğin kısaltılması projesi bizim"

  • Giriş Tarihi: 7.5.2013 17:25 Güncelleme Tarihi: 7.5.2013 17:26

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, askerlik süresinin kısaltılması projesinin kendilerine ait olduğunu belirterek, "Şimdi bizim dediğimiz yere geldiler." dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın 41. ölüm yıl dönümü olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, "O dönemin yetkilileri onları en ağır şekilde cezalandırdılar. İdam sehpasına giderken bağımsız Türkiye diye haykırdılar. Devletin yaptığı haksızlık kolay kolay giderilemez. Adaletin dağıtılması gereken kurum adaletsizlik yaratırsa toplum vicdanında derin yaralar açar." diye konuştu. Siyasal idamlara karşı olduklarını aktaran Kılıçdaroğlu, "Adnan Menderes'in idamı da toplum vicdanlarını karartmıştır." ifadesini kullandı.

GALATASARAY'I TEBRİK ETTİ

Galatasaray'ın şampiyonluğunu tebrik eden Kılıçdaroğlu, kutlamaların Taksim'de yapıldığını hatırlattı. İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu'nun konuyla ilgili yaptığı açıklamayı aktaran Kılıçdaroğlu, "Efendim oraya az sayıda Galatasaraylı gitmiş, kısa süreli kalmışlar. Çok olsaydı, kalabalık olsaydı, uzun süre kalsaydı belki onlar da çukura düşerlerdi. Sayın Vali, kusura bakma ama o çukurdaki sensin. Devletin valisi olmak ayrı iktidarın valisi olmak ayrı. Devletin valisi yasaları uygular. İktidarın valisi yasaları iter. Onun gözünde bir tek şey vardır. Koltuğuma nasıl yapışabilirim ve Başbakan bana ne söyler. Onun için konuştukça battı, battıkça da konuştu. 17 yaşındaki bir kız çocuğuna 1 Mayıs'ta yaptıklarınızdan ötürü acaba utanıyor musun?" dedi.

1 Mayıs'ın resmi bir bayram olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Kime ne zararı var. Orantısız güç kullanıyorlarmış. Nasıl orantısız güç kullanıyorsunuz ki insanlar yoğun bakımda hayat mücadelesi veriyor. Çünkü talimat gelmiş diktatörden, 'bayramı orada kutlamayacaksınız'. Devletin bütün kanatları da aşağıya kadar emre itaat ediyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ni hükümet yetkililerinin okumasını isterim. Daha önce de yasaklanmıştı. AİHM şu kararı söylüyor; 'Toplantı yerini belirlemek de toplantı ve gösteri hakkının bir parçasıdır.' Ben gösteri yapacaksam, yerini de ben belirlerim, bu benim hakkım diyor. Yine o kararda, devlet bu hakkın kullanılmasını engelleyemez, diyor. Ama siz engelliyorsunuz. Yeniden AİHM'e gidilecek, yeniden Türkiye'ye bir ceza kesilecek." Kılıçdaroğlu, toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde kim olursa olsun şiddeti asla kabul etmediklerini de söyledi.

"ASKERLİK SÜRESİNİN KISALTILMASI BİZİM PROJEMİZ"

Askerlik süresinin kısaltılmasının gündemde olduğuna dikkat çeken Kılıçdaroğlu, "Bugünlerde tartışılıyor, askerlik süresi kısalacak diye. O proje kime aittir? CHP'ye aittir. Askerlik süresi kısalacak dediğim zaman, Sayın Erdoğan 'peki askere kim gidecek?' demişti. Anladık senin çocukların gitmiyor, ama bu ülkenin bağımsızlığı için hepimiz askeriz. Şimdi bizim geldiğimiz yere geldin. Askerlik süresi kısalacak diyor. Demek ki ne söylüyor; CHP, her zaman doğruları söyler. İnandığımız şeyin arkasında dururuz. Bir şeyi kamuoyu ile paylaşıyorsak, demek ki oturup üzerinde uzun uzun tartışmışız. Sen sonradan fark ediyorsun, ama biz daha önceden fark ettik." diye konuştu.

"SURİYE'DEKİ OLAYLARIN MÜSEBBİBİ HÜKÜMET VE ÇAPSIZ DIŞİŞLERİ BAKANIDIR"

Suriye'de yaşan olayları değerlendiren Kılıçdaroğlu, "Suriye'deki olayların müsebbibi bu hükümettir ve onun çapsız Dışişleri Bakanı'dır. Suriye'de kardeş kavgası var, koskoca Türkiye Cumhuriyeti birilerinin oyuncağı olmuş. Dışarıdan militan getiriyorsun, Türkiye'de eline silah veriyorsun, cebine para koyuyorsun, Suriye'ye gönderiyorsun, git orada kardeşini öldür. Sana söylüyorum Erdoğan, silah verdiğin, cebine para koyduğun o insanlar bir gün gelir senin karşına dikilir. 90 yıllık Cumhuriyet tarihinde hiçbir komşumuz ile savaş noktasına gelmedik." dedi.

Türkiye'nin egemen güçlerin taşeronu haline geldiğini savunan Kılıçdaroğlu şöyle devam etti: "Başbakan Kızılcahamam'da, 'Allah'ın yardımı ile Esed gidecek' diyor. Bunu söylediği tarihte İsrail jetleri Suriye'yi bombalıyor. Aynı anda bombalıyor. Allah'ın yardımı dediği İsrail jetleri oradaki Müslümanları bombalıyor. Sende hiç vicdan yok mu, sende hiç ahlak yok mu? O insanları bombalayanlara karşı ne demek istiyor? İsrail'in jetleri kalkıyor, Suriye'deki Müslümanları bombalıyor; Erdoğan da bunu Allah'ın takdiri olarak bu millete sunuyor. Sen daha düne kadar ne konuşuyordun? Gazze'ye gideceğim diyordun. Talimat geldi. Önce ABD'ye gel, sonra Gazze'ye gidersin. Başüstüne, dedi. Ben Gazze'ye gideceğim, Türk donanması eşliğinde yardım gemileri göndereceğim, demişti. Gönderdi mi? Şimdi soruyorum; Sayın Erdoğan yürekli isen, adam gibi adamsan, sözünün arkasında duran ersen bin donanmaya git Gazze'ye. Gider mi? Gitmez. Yalancıdan Başbakan olmaz."