X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bozdağ'dan Dink ve NSU yorumu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bozdağ'dan Dink ve NSU yorumu

  • Giriş Tarihi: 15.5.2013 12:51 Güncelleme Tarihi: 15.5.2013 12:52

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Yargıtay'ın Hrant Dink cinayeti davası kararı ve NSU terör örgütü davasına ilişkin Alman yargısıyla ilgili yorumlarda bulundu.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin Hrant Dink cinayeti davası kararıyla ilgili "Yargıtayın bu kararı, örgüt değil de suç için bir anlaşmanın varlığını tespit ediyor. Tabii ilk derece mahkemesinin kararına göre sanıkların aleyhine bir karardır. Bundan sonraki kısmını ilk derece mahkemesinin yargılama sürecinde beraber göreceğiz" dedi.

Bozdağ, "II. TİKA Danışma Kurulu" toplantısı sonrasında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin Hrant Dink cinayeti davası kararının hatırlatılması üzerine Bozdağ, kararın önemli olduğunu ifade etti.

Davada daha önce örgütün varlığıyla ilgili tartışmalar yapıldığını hatırlatan Bozdağ, dairenin silahlı örgüt olmadığı ancak suç için anlaşma bulunduğuna dair bir karar verdiğinin görüldüğünü ifade etti. Bozdağ, "Bu, cezanın bir yönüyle onaylanması, diğer yönüyle de beraat kararının bozulması anlamına geliyor. Ondan sonra ilk derece mahkemesi Yargıtayın bu kararını değerlendirecektir, uyup uymama konusunda bir karar verecektir" dedi.

Davada örgütün olup olmadığı konusunda kamuoyunu tatmin edecek bir karar verilmesinin çok önemli olduğuna işaret eden Bozdağ, şunları söyledi:

"Mahkeme kararları ortaya çıktıktan sonra soruları şüphesiz cevaplandırıyorsa o zaman tatmin edici demektir, bütün soruların cevabı bulunmuş demektir. Ancak mahkeme kararı ortaya çıktıktan sonra insanların kafalarındaki sorular cevaplanmıyorsa o zaman karar bütün soruları cevaplandırmamış demektir. Örgüt konusundaki soruların yeterince cevaplandırılmadığı kamuoyunun malumudur. Ama Yargıtayın bu kararı, örgüt değil de suç için bir anlaşmanın varlığını tespit ediyor. Tabii ilk derece mahkemesinin kararına göre sanıkların aleyhine bir karardır. Bundan sonraki kısmını ilk derece mahkemesinin yargılama sürecinde beraber göreceğiz."

"ALMAN OLDUĞUNDA BAKIŞI BAŞKA, TÜRK OLDUĞUNDA BAKIŞI BAŞKA"

Almanya'daki aşırı sağcı Nasyonalsosyalist Yeraltı (NSU) terör hücresi davasına ilişkin soru üzerine Bozdağ, yargılamanın adil, tarafsız yapılmasının ve maddi gerçeğin tüm boyutlarıyla ortaya çıkarılmasının son derece önemli olduğunu vurguladı.

Mahkemenin başlangıçta yargılamaya gölge düşürecek pek çok karara imza attığını dile getiren Bozdağ, önümüzdeki süreçte bu tür durumların olmamasını temenni etti. Bozdağ, "Eğer mahkeme bu noktada gerekli yargılamanın sonucunda hak edilen cezayı verirse bu ırkçı, ayrımcı neonazi terör örgütü başta olmak üzere başkaca bu konudaki aşırı örgütlere karşı adalet yoluyla verilmiş ciddi bir mesaj olacaktır" diye konuştu.

Adaletin gerektiği gibi tahakkuk etmemesi halinde şiddetten yana olanlara cesaret vereceğini dile getiren Bozdağ, Berlin'de devam eden başka bir davada, sanık 5 Türk'ün cam kafes içerisinde mahkemeye getirildiğini hatırlattı.

Bozdağ, şöyle devam etti:
"Alman yargısının katil olarak yargılanan Alman olduğunda bakışının başka, katil olarak yargılanan Türk olduğunda bakışının başka olduğunu ve bu bakışın da hukuk devletiyle insan haklarıyla adil yargılanmayla hiçbir alakası bulunmadığını gösteriyor. Yargı organlarının sanıklara bakışının, sanıkların aidiyetlerine göre, inançlarına göre, vatandaşlıklarına göre değiştiği bir adalet anlayışı hiç kimseye bir fayda vermez, bundan sonra da vermeyecektir. Alman yargı makamları bundan sonraki duruşmalarda bu sakat, hukuksuz, keyfi uygulamaya dileriz son verir. Eğer son vermezlerse tabii bu Almanya'nın yargı anlayışına da ayrımcılığın, ırkçılığın bulaştığının somut bir göstergesi olarak hafızalarımızda yerini koruyacaktır. Biz Türkiye olarak bütün davaları yakından takip etmeye devam edeceğiz."

"HASTALIKLI BİR ANLAYIŞ BU"

Bazı MHP milletvekillerinin suç duyurusuyla ilgili soru üzerine de Bozdağ, "akla ziyan ve abesle iştigal bir durumun söz konusu olduğunu söyledi. Bozdağ, "Kan dursun, terör bitsin, göz yaşı dinsin, analar ağlamasın 30 yıldır ülkemizi meşgul eden terör belası artık yok olsun diyen bir çalışmayı, suç ve bu çalışmayı yapanları suçlu ilan eden bir anlayışı ben milletimizin aklı selimine, sağduyusuna, vicdanına havale ediyorum. Hastalıklı bir anlayış bu" ifadesini kullandı.

Hükümetin çözüm sürecinde yaptıklarını anayasa ve yasalar çerçevesinde olduğunu vurgulayan Bozdağ, "Hükümet anayasa ve yasaların verdiği görevi yerine getirmektedir. Bu açıdan herhangi bir suç söz konusu olması mümkün değildir. Biz adımlarımızı inanarak attık atmaya da devam ediyoruz" diye konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi eleştiren Bozdağ, şunları söyledi:
"Sayın Bahçeli, kendi fikirlerini korkularına rehin etmiş durumda, yani hür bir fikir sahibi değil, adeta korkularının esiri olmuş. Milleti de kendi korkularına esir yapmak isteyen bir yaklaşımı var herkese korku pompalıyor. 'Aman başımıza şu bela gelecek, şu kıyamet kopacak, böyle olacak' diye korku pompalıya pompalıya yol alıyor. Ama biz diyoruz ki: Bahçeli kendi korkularına kendisi rehin olabilir, başkalarının da bu korkulara teslim olmasını isteyebilir ama Türkiye Bahçeli'nin ve arkadaşlarının korkularıyla yoluna devam edemez, korkak bir siyasetle yoluna devam edemez. Biz korkularla değil özgüvenimizle cesaretimizle Türkiye'nin ve Türk milletinin büyüklüğüne yakışır politikalarımızla yolumuza devam edeceğiz. Bahçeli ve arkadaşları korkularına teslim olmaya, milleti de korkularına teslim olmaya davet etmeye çalışabilirler. Ama bizi korkutmaları, bizi kendi korkularına teslim olacak bir noktaya taşımaları söz konusu olamaz. Biz yolumuza devam edeceğiz."