X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Çözüm sürecine yüzde 84 destek
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Çözüm sürecine yüzde 84 destek

  • Giriş Tarihi: 22.5.2013 12:33 Güncelleme Tarihi: 22.5.2013 13:48

Uluslararası Kültürel Araştırmalar Merkezi (UKAM) çözüm süreciyle ilgili yaptığı kapsamlı araştırmayı kamuoyuna açıkladı.

UKAM, 13 ilde 18 yaş ve üzeri 2 bin 985 kişiyle yüz yüze görüşerek 'Kürt Sorunu ve Çözüm Süreci Algı Araştırması'nı gerçekleştirdi. Araştırmaya katılan kişilerin yüzde 84'ü çözüm konusunda oldukça iyimser olduğunu belirtirken yüzde 68'i çözüm girişimlerini samimi buldu. Bu süreçte en etkili kişinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın olduğu sonucu çıkarken CHP yüzde 88.3 MHP ise yüzde 94.4 Kürt sorunun çözümünde engelleyici rol oynadığı ortaya çıktı.

UKAM Genel Başkanı Doç. Dr. İlhan Kaya, Yrd. Doç. Dr. Hasan Aydın ve Yrd. Doç. Dr. Metin Gültekin ile birlikte Diyarbakır Liluz Otel'de düzenlediği basın toplantısında araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Çalışma hakkında bilgi veren Doç. İlhan Kaya, araştırmayı Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da 13 ilde, 18 yaş ve üzeri 2 bin 985 kişi ile yüz yüze görüşerek yaptıklarını söyledi. Araştırmada 3 temel alana odaklandıklarını belirten Kaya, bunların 'çözüm sürecinin bölgedeki algılanma biçimi', 'sürecin aktörleri' ve 'çözümün bileşenleri' olduğunu kaydetti. Kaya'nın yaptığı sunuma göre bölge halkı çözüm konusunda oldukça iyimser. Bu anlamda, araştırmaya katılan kişilerin yüzde 84'ü çözüm konusunda oldukça iyimser olduğunu belirtti. Hükümetin çözüm yönündeki girişimlerini yüzde 68,35 oranında samimi bulan katılımcılar, muhtemel çözümsüzlük durumunda büyük hayal kırıklığı yaşayacaklarını ifade etti.

'Eğer hükümet üzerini düşeni yapmazsa büyük hayal kırıklığı yaşarım' diyenlerin oranı yaklaşık yüzde 76 iken 'PKK üzerine düşeni yapmazsa büyük hayal kırıklığı yaşarım' diyenlerin oranı ise yaklaşık yüzde 74 oldu. Halkın yüzde 70' ise PKK'nın silah bırakabileceğine inandığını dile getirdi.

SÜRECİN EN ÖNEMLİ AKTÖRÜ BAŞBAKAN ERDOĞAN İLE ABDULLAH ÖCALAN

Araştırmanın ikinci bölümünde ise çözüm sürecinin en önemli aktörü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olduğu sonucu çıktı. Doç. Dr. Kaya, araştırmaya katılanların yüzde 77,69'unun "Erdoğan isterse Kürt sorununu çözebilir" dediğini söyledi. Kaya, Başbakan Erdoğan'ın aynı zamanda yüzde 68,9 ile devlet cephesinin en önemli aktörü olarak görüldüğünü belirterek, "Araştırmaya katılanların yüzde 88,3 CHP'nin süreçteki tutumunu çözümü engelleyici bulmaktadır. Bu oran MHP için yüzde 94'4 olarak çıkmaktadır.Kaya, "Öte yandan Kürt siyasal hareketinin en önemli aktörü Abdullah Öcalan olarak görülmektedir. Nitekim araştırmaya katılanların yüzde 73,33'ü Öcalan isterse PKK'nın silah bırakabileceği düşüncesini taşımaktadır." diye konuştu.

KÜRTLERİN YÜZDE 63'ÜNÜN EŞİT VATANDAŞLIKTAN OLMASI ÇÖZÜM SÜRECİNİ KOLAYLAŞTIRAN ETKENDİR

Araştırmaya katılanların büyük bölümünün (yüzde 67,2), yeni anayasanın Kürt sorununun çözümünde kritik bir etkiye sahip olduğuna ve mevcut meclisin yeni bir anayasa yapabileceğine inandığını dile getiren Kaya, " Katılımcılara yönelttiğimiz 'hangisi olursa Kürt sorunu çözülür' sorusuna verilen cevaplara bakıldığında, anadilde eğitim yüzde 41 ile en yüksek oranda çıkmaktadır. PKK'ya yönelik genel af ise yüzde 34,4, demokratik özerklik ise yüzde 24,71 çözüm için önemli bulunmaktadır. Bu verilerle ilintili diğer bir mevzu ise Kürtlere tanınabilecek en iyi statünün ne olduğu konusudur. Araştırmaya katılanların yüzde 62,8'i eşit vatandaşlığı, Kürtlere tanınabilecek en iyi statü olarak görmektedir." bilgisini verdi.

EN BÜYÜK TALEP ANADİLDE EĞİTİM

Araştırma sonuçlarının çözümün ipuçlarını net olarak ortaya koyduğunu dile getiren Kaya, 'anadilde eğitim hakkı' ve 'genel af', barış için atılması gereken en önemli adımlar olarak öne çıktığını kaydetti. Kaya, "Özellikle anadilde eğitim en önemli talep olarak görülmektedir." dedi. Kaya, ayrıca "Kürtlere tanınabilecek en iyi statünün ezici bir çoğunluk tarafından eşit vatandaşlık olarak görülmesi, çözümü kolaylaştıran yaklaşım olarak değerlendirilmelidir." şeklinde konuştu.