X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Samimi olanlar oradan çekilin'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Samimi olanlar oradan çekilin'

  • Giriş Tarihi: 12.6.2013

"Millet egemenliğine el uzatmak kimsenin haddi değil" diyen Erdoğan, "Ortak noktada buluşacağız. Samimi olanları oradan çekilmeye davet ediyorum" dedi

Başbakan Tayyip Erdoğan, Taksim'de başlayarak ülke geneline yayılan eylemlerin bir merkezden düğmeye basılarak başlatılmış gibi organize olduğunu ve Türkiye'nin istikrarı ile imajını hedef aldığını belirterek, "Türkiye'de millet egemenliğine el uzatmak, hiç kimsenin haddi ve hakkı değildir" dedi. "Kimse kimsenin yaşam tarzına karışmıyor ve karışmayacak. Hiç kimse bir diğerine dayatma yapmıyor ve yapmayacak. Ortak noktalarda buluşacağız" diye ekleyen Erdoğan, 1 saat 25 dakikalık AK Parti Grup toplantısının tamamını ayırdığı Gezi eylemleri için şunları söyledi:
Biz farklı toplum kesimleriyle inatlaşan bir parti asla olmadık. Yüzde 50'nin oyuyla da iktidara gelmiş olsak, kendimizi her zaman yüzde 100'ün partisi, yüzde 100'ün iktidarı olarak gördük.
2 haftadır devam eden olayları, her boyutuyla analiz edip, değerlendiriyoruz. İnsanımızı bu gösterilere sevk eden saiklerin neler olduğunu, sokağın ne dediğini, bazı gençlerin neden bu tepkiyi verdiğini araştırıyoruz.
Bu noktada, sapla samanın birbirine karıştırılmasına izin vermeyeceğiz. Biz ne kimseye dayatma yaparız ne de kimsenin dayatmasına eyvallah ederiz.
İki haftadır yaşanan olayları, çevre hassasiyetiyle izah etmek mümkün değil. Bir kere 'çevre hassasiyeti' diye başlatılan olaylar, bugün itibariyle arkasında maalesef dört cansız beden bırakmıştır. Türkiye ekonomisi, bu olaylarla doğrudan doğruya hedef alındı. Uluslararası basın ve uluslararası çevreler, sistematik olarak yanlış bilgilendirildi, uluslararası medya kuruluşlarının devreye girmesiyle, Türkiye'ye yönelik kapsamlı bir saldırı yürütüldü.



İLLEGAL PAÇAVRALAR
Gezi Parkı eylemlerini bahane edenler, Türk bayrağını yakacak, Taksim Meydanı'na illegal paçavraları devletin kurumuna asacak kadar, o bölücü posterleri asacak kadar alçalmışlardır. Diyorlar ki 'Başbakan geriyor, Başbakan sert', ne olacaktı? Biz hala gelip bunların önünde diz çöküp 'ne olur şu AKM'den şu paçavraları indirin' mi diyeceğiz? Kusura bakmasınlar, Gezi Parkı İşgal alanı değildir.
Taksim Gezi Parkı'ndaki gösteriler kaosu örtmek için son derece sistemli şekilde kullanılan eylemlerdir. Türkiye'de büyük bir oyun oynanmak isteniyor. Ambalajın üzerine ağaç koyarak, çevre hassasiyeti koyarak, birileri Türkiye'yi yavaşlatmak istiyor. Taksim eylemcilerinin nasıl kullanıldıklarını görmelerini idrak etmelerini özellikle rica ediyorum.
Yaşı 20-25 olan AK Parti öncesi Türkiye'yi tecrübe etmemiş olan gençler... Ben sizi Allah için seviyorum. Biz Türkiye'yi gerçekten çok zor şartlar altında devraldık. Gençlerimizin bugün sahip olduğu imkanlar bundan 10.5 yıl önce hayali dahi kurulamayan imkanlardı.
Bir genç kızın başı örtülü olmak suretiyle okuma hakkı yok mu? Bu olaylarda bile maalesef çok önemli yakınımın gelinini, Başbakanlık ofisinin yakınında, yanında 6 aylık çocuğu, yerlerde süründürdüler. Kendisini taciz ettiler, çocuğunu da taciz ettiler. Bunun özgürlük mücadelesiyle yakından uzaktan ne alakası var?
Biz hiçbir zaman intikam peşinde olmadık. Kimse kimsenin yaşam tarzına karışmıyor ve karışmayacak. Hiç kimse bir diğerine dayatma yapmıyor ve yapmayacak. Ortak noktalarda buluşacağız.
Bu ülkede isminin başında sanatçı, profesör, gazeteci-yazar sıfatı olanlar, kimi siyasetçiler topluma ayrımcılık tohumları ekmekten lütfen derhal vazgeçsinler.
Türkiye terörü bitirme yolunda, çözüm sürecinde başarıyla yürüyor. Türkiye adeta şaha kalkmışken bir bakıyorsunuz bu olaylar ortaya çıkıyor. Ağaç, çevre diyerek, Taksim Gezi Parkı, Topçu kışlası, Atatürk Kültür Merkezi diyerek, mızrak çuvala sığmaz. Şu son olay hiç tereddütsüz, 27 Mayıs 1960 öncesi merhum Menderes'e kurulan tuzağın aynısıdır.
CHP'li belediyeler birçok şehirde, yakıp yıkan illegal eylemcilere kucak açtı. CHP Genel Başkanı'nı, hem Reyhanlı olaylarıyla irtibatı hem de bu tehlikeli toplumsal tahrikleri nedeniyle istifaya davet ediyorum.
Yaşananlar Türkiye'nin dostları ve düşmanları için çok açık bir sınav oldu. Kimin nerede durduğu bu olaylarla gün yüzüne çıkmıştır.
Türkiye'de millet egemenliğine el uzatmak, bilinsin ki artık hiç kimsenin haddi ve hakkı değildir. Seçilmiş hükümetleri devirmek, sandık sonuçlarını hiçe saymak geçmişe ait bir alışkanlıktır ve bugün hiçbir geçerliliği yoktur.
Taksim başta olmak üzere çeşitli yerlerde gösteri yapan ve samimi duygularla oralara gittiğini kabul ettiğim gençleri özellikle buralardan ayırarak, 'artık bu işi bitirin' diyor, oradan çekilmeye davet ediyor, gözlerinden öpüyorum. Ama bu işleri aynen terörize ederek devam ettirmek isteyenlere de diyorum ki, 'artık bu iş sona ermiştir, bundan sonra artık bunlara tahammül yoktur.