X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bozdağ: PKK'nın tamamen çekildiği...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bozdağ: PKK'nın tamamen çekildiği...

  • Giriş Tarihi: 27.6.2013 14:08 Güncelleme Tarihi: 27.6.2013 14:10

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, II. Uluslararası Öğrenciler Mezuniyet Töreni öncesinde basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu ile ilgili tasarının içeriğiyle ilgili soru üzerine Bozdağ, İç Hizmet Yasası'nın 35'inci maddesinde
değişiklik öngörüldüğünü, bunun kaldırılmasının söz konusu olmadığını, yapılması öngörülen düzenlemenin bugün TBMM Başkanlığına sunulacağını bildirdi.

Yasama döneminin bitmesine çok az bir süre kaldığının anımsatılması üzerine Bozdağ, bu yasama döneminde gruplar arasında Meclisin gündemine ilişkin mutabakat olduğunu ifade ederek, "O görüşmelerden sonra TBMM kapanacaktır ama yeni yasama döneminde yasalaşacaktır" dedi.

"PKK'nın geri çekilme oranı için yüzde 15'lik rakam konuşuluyor, sayın Başbakan'ın dünkü toplantıda bu sözleri ifade ettiği söyleniyor. Doğru mu,
PKK'lıların sadece yüzde 15'i mi sınır dışına çekildi" sorusu üzerine ise Bozdağ, çözüm sürecinde terör örgütü mensuplarının Türkiye topraklarını terk etmesinin konuşulan konulardan biri olduğunu anımsattı. Bunun gerçekleşmesinin şart olduğunu vurgulayan Bozdağ, "Ama basın yayın organlarında yer alan haberlere baktığınızda sanki terör örgütü mensupları Türkiye topraklarını tamamen terk etmiş gibi bir algı var. Bu algı gerçeği yansıtmıyor, devam ediyor. Yani sürecin devam ettiğini ifade edebilirim" diye konuştu.

"PKK'lıların Cizre'de asayiş yapılanması oluşturduğu, kimlik kontrolü yaptığı" şeklinde basına yansıyan iddiaların da sorulduğu Bozdağ, Türkiye'de güvenlik güçlerinin kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanması için her kesimde görevinin başında olduğunu belirtti. Bunu ihlal edenler kim olursa olsun hukukun gereğinin yapıldığını ifade eden Bozdağ, bu konuyla ilgili gerekli çalışmaların devam ettiğini, sonuçlandığında kamuoyunun göreceğini söyledi.

Bozdağ, vatandaşların huzur ve güvenliğini olumsuz etkileyecek her konuyla ilgili güvenlik güçlerinin gerekeni yaptığına işaret ederek, "Yol
kesmelerine veya insanlarımızdan haraç kesmelerine göz yumulması diye bir şey kesinlikle söz konusu değildir. Nerede güvenlik ve kamu düzenine ilişkin sorun varsa güvenlik birimlerimizin müdahalesi her zaman vardır ve bundan sonra da olacaktır" dedi.

Bir başka soru üzerine, çözüm sürecinde silahların susması, terör örgütü mensuplarının Türkiye topraklarını terk etmesi ve bu süreçte herhangi bir terör eylemi yapılmamasının önemine dikkati çeken Bozdağ, "Tabii ki terör eylemlerinin sadece silahlı yapıldığını söylemek mümkün değil silahsız da terör eylemleri yapılabiliyor. O nedenle terör eylemlerinin olmadığı bir ortam, silahlı, silahsız herhangi bir terör eylemenin olmadığı ortam arzu edilen bir ortamdır" şeklinde konuştu.

"KİMSENİN SUÇ İŞLEME ÖZGÜRLÜĞÜ YOK"


Bir gazetede yer alan "35 kişi hakkında attıkları tweetler nedeniyle soruşturma başlatılacağı" yönündeki haber hatırlatılarak, "Sizin elinizde bu
yönde bir liste var mı'' diye sorulması üzerine, "Benim elimde bir liste yok" dedi.

Kanunlarda suç olarak tanımlanan fiillerin Facebook, Tweeter üzerinde, elektronik ortamda veya başka usullerle işlenmiş olmasının suç unsurunu değiştirmediğini vurgulayan Bozdağ, usule göre soruşturma yapılacağını ifade etti. Bozdağ, "Son dönemde yaşanan hadiseler nedeniyle pek çok yalan haber, insanlarımızı karşı karşıya getirtmek, Türkiye'de bir kaos ortamı oluşturmak için maalesef pek çok iftira, pek çok yalan, pek çok yanlış, elektronik ortamda servis yapılmıştır. Pek çok küfür ve hakaret servis edilmiştir. Bunların hepsi bizim mevzuatımızda suçtur. Suçlarla ilgili ne tür soruşturma yapılıyorsa bu konularla alakalı da aynı soruşturmalar yapılıyor. Hukuk devletinde hiç kimsenin suç işleme özgürlüğü yoktur. Suça dair herhangi bir durum söz konusu olduğunda işleyen mekanizma neyse bu konularda da aynı mekanizma işlemektedir" dedi.

"RAKAMI AŞAĞIYA ÇEKME KONUSUNDA ADIM ATACAĞIZ"

Dövizli askerlikle ilgili düzenleme konusunda 6 bin avro rakamının gündeme geldiğinin anımsatılması ve hazırlıkların tamamlanıp tamamlanmadığının sorulması üzerine de Bozdağ, bu konudaki çalışmanın Bakanlar Kurulunda ele alındığını ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın çalışmanın kısa sürede tamamlanmasını istediğini, bazı bakanlara bu konuda görev verdiğini belirtti. Kanuna göre Bakanlar Kurulunun yüzde 50 artırma ve yüzde 50 azaltma yetkisinin bulunduğunu dolayısıyla bu çerçevede bir rakamın ortaya çıkacağını vurgulayan
Bozdağ, "Rakamı aşağıya çekme konusunda bir adım atacağız" ifadesini kullandı.

Avrupa'nın bir çok ülkesinde zorunlu askerlik olmadığını, yurt dışında yaşayan vatandaşların kazanımlarını devam ettirmeleri için hayata geçirilenin, ekonomik bakımdan da uygulanabilir olması için böyle bir çalışma yapıldığını ifade eden Bozdağ, "Rakama ilişkin açıklamayı biz yapmadık. Gazetelerde var. Gazetelerde çıkan rakam veya biraz altı, biraz üstü, hepsi mümkün olabilir. Bakanlar Kurulu kararıyla netleşecektir" diye konuştu.

Bozdağ, "Rakam 10 bin avronun altına düşerse daha önce yapanlar için bir tazminat söz konusu olur mu'' sorusuna da "Kesinlikle düşecektir. Çalışmalar bittikten sonra buna dair cevabı da orada bulacaksınız" yanıtını verdi.

"ŞU ANDA İŞİN BAŞINDAYIZ"

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Alevi meselesiyle ilgili Hükümetin yol haritasına ilişkin soruyu yanıtlarken de Faruk Çelik'in devlet bakanlığı
döneminde Alevi vatandaşlarla ilgili önemli çalışmalar yapıldığını, yedi çalıştayın sonunda nihai bir rapor yayınladığını ve bu çerçevede adımlar
atıldığını anımsattı. Madımak Oteli'nin bilim ve kültür merkezine dönüştürülmesi, ortaöğretim kitaplarındaki Alevilikle ilgili bilgilerin bizzat Alevi önderleri tarafından yazılması, Alevi klasiklerinin Türkçe'ye çevrilmesi için adımların bu dönemde atıldığını kaydeden Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu konuda bir çalışma yapılması hususunda Başbakanımızın ayrı bir talimatı oldu. Şu anda hazırlıklarımız devam ediyor. Bu hazırlıklar neticesinde ortaya çıkacak sonuçlara göre neler yapılacağına karar verecektir. Şu anda işin başındayız. Önceki çalışmalar var, yeni çalışmalarla ilgili konular netleştikçe biz Türkiye kamuoyuyla paylaşacağız. Gazetelerde 'şunlar olacak, bunlar olacak' şeklinde yazanlar, bizim yaptığımız bir açıklamadan ziyade belki daha önceki çalışmalarda veya bu konuyla ilgili kişilerden 'şunlar olabilir, bunlar olabilir' şeklinde değerlendirmelerden ortaya çıkarak zannedersem yapılan haberlerdir. Bizim çalışmalarımız bittiği zaman biz zaten Türkiye kamuoyuyla bunları paylaşacağız. Şu anda henüz 'şunları, şunları yapacağız' şeklinde alınmış bir kararımız yoktur. Neleri yapacağımıza, nasıl yapacağımıza ilişkin başlayan bir
süreç var."

"ZARARI VERENLERE RÜCU EDİLECEKTİR"

"Gezi Parkı protestolarında zarar gören esnafa tazminat ödeneceği bilgisi vardı, bu kapsamda zarar gören vatandaşlara ya da eylemcilere, gözü çıkanlara herhangi bir tazminat söz konusu mu" sorusu üzerine Bozdağ, Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu, hukuk devletlerinde haksız bir fiil olduğu zaman bu haksız fiilin tazmini nasılsa bundan sonraki süreçlerde aynı usulün işleyeceğini belirtti.

Esnafın uğradığı zararla ilgili çalışmanın devam ettiğini dile getiren Bozdağ, çalışma sonuçlandığında ilgili bakanların gerekli açıklamayı yapacağını kaydetti. Bozdağ, şöyle konuştu:

"Esnafa veya kamuya veya başkaca özel kişilerin malına, mülküne, canına zarar verenlerle alakalı adli tahkikatlar bittiği zaman, o çerçevede
zararı verenlere rücu edilecektir bunlar. Çünkü bütün görüntülerde hangi eylemi, kimlerin gerçekleştirdiği çok açık, net ortadadır. Mala, cana zarar verenlerle ilgili soruşturmalar zaten yürüyor. Bu çerçevede yargılamalar sonucunda kim bir kuruş zarar verdiyse o bir kuruş ondan tahsil edilecektir."

Bozdağ, "Peki polis müdahalesinde zarar görenler" sorusunu da "Şu anda herkesle ilgili soruşturma devam ediyor. Polisin yaptığı şey, görevini yapmaktır. Polis, kamu düzenini, güvenliğini sağlamakla görevlidir, kamu düzeni, güvenliğini sağlarken hukukun sınırları içerisinde kalan davranışlar hukuka uygunluk nedenidir, herhangi bir şey gerekmez. Hukuk dışına çıkan, yetkiyi aşan bir şey varsa zaten onunla ilgili işlemler yapılıyor. Polis, onun dışında görevini yapmıştır. Hukukun dışına çıkmadan görevini yapanlara ayrıca bir mesuliyet yüklenmez."