X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bahçeli: Elimizi taşın altına koymaya varız
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bahçeli: Elimizi taşın altına koymaya varız

  • Giriş Tarihi: 14.7.2013 17:34 Güncelleme Tarihi: 14.7.2013 17:43

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yeni anayasa çalışmalarına ilişkin, "48 maddenin, Meclis Genel Kurulu’na getirilmesi çok erken, çok zamansız ve çok da gereksizdir" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, parti genel merkez binasında düzenlediği basın toplantısında, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yeni anayasa çalışmalarına değinen Bahçeli, "Biz parti olarak bugüne kadar ki çabaları takdirle karşılıyor ve mutlaka sonuca ermesini istiyoruz. 23 Nisan 2012 tarihinde, Meclis Genel Kurulu'ndaki konuşmamda söylediğim gibi biz elimizi taşın altına koymaya varız ve bunda da son derece kararlıyız" diye konuştu.

Bahçeli, şunları kaydetti:

"Bir defa bizim anayasa konusundaki yaklaşımımız kafa karışıklığına meydan vermeyecek kadar nettir. Hassasiyet duyduğumuz konular kırmızı çizgilerimiz olup, geri adım atmamız da mümkün değildir. Bugüne kadar, değişik fırsat ve zeminlerde anayasa değişikliğiyle ilgili kanaatlerimizi, nasıl bir anayasa istediğimizi sürekli milletimizle paylaştık, muhataplarımıza bildirdik. Açık yüreklilikle bir kez daha söylemek isterim ki, uzlaşmaya dayalı, toplumsal talepleri merkezine almış, milli değerlerden ve Türk milleti gerçeğinden ödün vermeden olabilecek en kısa zamanda yeni anayasanın tamamlanması bizim en samimi dileğimizdir. Anayasa yapım veya değişiklik süreci kesinlikle milletimizin hizmetine odaklanmış, yararını ve yarınını gözeten güçlü bir idari ve hukuki perspektifle, geniş bir işbirliği zemininde hayat bulmalıdır.

Hepsinden de önemlisi, Cumhuriyetin ruhuna ve lafzına zarar vermeyecek, verdirmeyecek bir güvence sunmanın yanında, Türk kimliğini zedelemeyecek milli bir nitelik de sergilemelidir. Bununla birlikte, etnik ve mahalli dillerin tanınmasına müsamaha göstermeyecek donanımda bulunmalı, değiştirilmesi dahi teklif edilmeyecek maddelere sadakat göstermelidir.

Anlaşılacağı üzere dün ne söylüyorsak bugün de aynı noktadayız. Bu haliyle anayasa hazırlık çalışmalarında ve sürecinde; Anayasanın ilk üç ve emniyet supabı niteliğindeki dördüncü maddelerinden ödün vermemizin, başlangıç kısmındaki ruhtan geri adım atmamızın, Türk kimliğinin sulandırılmasına rıza göstermemizin düşünülemeyeceğini, Türk milletini tahrip edecek ve etnik kimliklere çağrı olacak her değerlendirmeyi, siyasi ve hukuki meşruiyet sağlama çabalarını geri çevireceğimizi duyurmuştuk. Bugün de aynı çizgideyiz, aynı kararlılıktayız, aynı iradedeyiz."

Yabana atılmamalı

"Bizim bu görüşlerimiz paralelinde her türlü uzlaşma, anlaşma ve söz birliğine açık olduğumuz iyi bilinmelidir" diyen Bahçeli, şöyle devam etti:

"Başbakan Erdoğan öncelikle 48 maddenin hemen Meclis'ten çıkarılmasını istemek yerine, anayasa değişikliyle nereye varmak istediğini ve neyi amaçladığını açıklamalıdır. Kaldı ki, Anayasa Uzlaşma Komisyonu görevinin başında ve mesaisini sürdürmektedir. Sayın Meclis Başkanı'nın 9 Temmuz 2013 günü başlattığı liderler turu bir bakıma Uzlaşma Komisyonu'nun güven tazelemesine de vesile olmuştur. Kimse telaşa kapılmamalıdır ki, değişiklik teklifleri yavaş ve yetersiz olsa da müzakere edilmektedir. Kuşkusuz uzlaşılan 48 madde yabana atılmayacak kadar önemlidir. Bunu küçümsemek, hafife almak ve Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nu sabote edecek müdahalelerde bulunmak bizim tarafımızdan doğru ve ahlaki görülmeyecektir. Israr ve sabırla, üzerinde uzlaşılan maddeler demokratik bir havuzda toplanmalı ve bu sayı mutlaka da arttırılmalıdır. Yeri ve zamanı gelince, gerek ve zorunluluk doğunca mutabakata varılan maddelerin Genel Kurul'a intikali bir seçenek olarak ele alınmalıdır.

Ancak şu günkü şartlarda Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nu fiilen bitirecek ve sakatlayacak adım ve yaklaşımlardan uzak durulması da bilhassa Başbakan Erdoğan bakımından ciddiye alınması gereken siyasi bir sorumluluktur.

Bizim şu günkü ortamda; Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nu tökezletecek bir eğilimin içinde olmamız şöyle dursun; Başbakan'ın iftar programlarında kafasına estiği gibi atıp tutmasına, hezeyanlar içinde seslendirdiği çağrılarına kulak asmamız mantıklı ve makul bir tercih değildir. Bu nedenle 48 maddenin Meclis Genel Kurulu'na getirilmesi çok erken, çok zamansız ve çok da gereksizdir. Sayın Cemil Çiçek'in Meclis'te grubu bulunan siyasi parti liderleriyle teması da bölük pörçük anayasa yapımına esasen terstir. Başbakan Erdoğan'ın, arzu ederse uzlaşma masasından kalkmasına bir mani hal yoktur."