X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Başbakan'dan o ilana sert tepki
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Başbakan'dan o ilana sert tepki

  • Giriş Tarihi: 26.7.2013 15:47 Güncelleme Tarihi: 26.7.2013 17:59

Erdoğan, cuma namazı kıldığı Ataşehir Mimar Sinan Camisi'nden ayrılırken, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz gün İngiliz gazetesi The Times'a, Gezi Parkı eylemleriyle ilgili, sanat ve edebiyat dünyasından 30 ünlü ismin imzasıyla ilan verilmesi konusunda, "Bunlar düşüncelerini fikirlerini kiraya vermiş tipler. Bunlar demokrasiye inanmış tipler olsa yüzde 50 ile iktidar gelmiş bir Başbakan'a diktatör deme ahlaksızlığını göstermezdi. Sen beni nereden tanıyorsun benimle ne zaman konuştun. Dört dörtlük densizliktir. Times kendi sayfasını kiraya veriyor, ahlaki zaafıdır bu onların. Times ile ilgili arkadaşlarım hukuki girişimde bulunacaktır." dedi.

Aralarında Fazıl Say ve Sean Penn, Susan Sarandon gibi ünlülerin de aralarında bulunduğu sanat ve edebiyat dünyasından 30 ismin imzasıyla yayınlanan ilan, Gezi Parkı olaylarıyla ilgili Başbakan Erdoğan'a yönelik sert eleştirilerde bulunuyordu.

MISIR'DAKİ GELİŞMELER

Erdoğan, Ataşehir'deki Mimar Sinan Camisi'nde cuma namazı kıldı. Başbakan Erdoğan, camiden ayrılırken gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Mısır'daki son duruma ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine Erdoğan, bu askeri darbe ile ilgili kanaatinin bilindiğini belirterek, burada farklı bir açıklama yapmasının söz konusu olmadığını söyledi.

Mısır'da bir askeri darbe yaşandığını ve bunu ne yazık ki, dünyanın ve batı ülkelerinin yeni yeni anlamaya başladığını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Mısır'daki yapı ile ilgili o beklenen şu anda yaklaşım ortaya çıkmaya başladı. Nedir bu? Düşünün. Bu darbeyi yapan kişi, şu anda taraftarlarını sokağa o da dökmek istiyor. Zaten onlardan hareketle gerekçesi oydu, böyle bir adım attı. Şimdi yapacağı nedir? Yapacağı şudur. Burada Tahrir, Rabiatül Adeviyye, İskenderiye, Mansuriye tüm buralarda böyle bir şey arzu etmeyiz, Allah göstermesin, oradaki vatandaşlar birbirine girdiği anda bunlar bunu gerekçe kabul etmek suretiyle burada nasıl ki, namaz kılarken 53 Mısırlı vatandaşını bunlar öldürdüyse, şehit ettiyse, farklı yerlerde yine buna benzer ölüm vakaları olduysa ki, 300'ü aşkın böyle vaka var. İstediği anda Sayın Mursi ile ilgili açıklama yapyor. Ne diyor? İşte vatandaşları tahrik, öbür taraftan yok Hamas terör örgütüyle yok şununla bununla falan filan kurduğu ilişkiler nedeniyle 15 günlük hapse mahkum olmuştur diyor. Dünyanın neresinde böyle bir anlayış var, böyle bir yaklaşım var. Hükümetler istedikleri ülke ile istedikleri zaman istedikleri şekilde irtibat kurararlar, bunları gerçekleştirirler. Buna mani hiç bir hal söz konusu olamaz. Bunların aldığı bir tasarruf vardır. Kaldı ki, bu insan bir cumhurbaşkanıdır. Cumhurbaşkanları bu görüşmeleri etrafındaki ilgili arkadaşlarıyla yapar ve ilgili adımları atar.

Bunlar yolsuzlukların veya yolsuzluklarının üzerine örtmek için bu tür bir yaklaşım içine giriyorlar. Mısır'ın geçmiş dönemdeki en büyük talihsizliği yolsuzluklardır. Bu yolsuzlukların dışında çok ciddi Mısır'ın gayrımenkullerinin parselasyonu söz konusuydu. Bütün 'bu parselasyonlar el verecek, meydana çıkacak' diye aslında endişeler var. Ama asıl bunlara yol vermeyen sandıktır. Sandıktan niye çekiniyorlar, neden korkuyorlar? Sandıktan çıkamayacaklarını görüyorlar. Sandıktan çıkamayacaklarını görenler her zaman darbe yollarını seçerler. İşte buna halklar artık müsaade etmiyor, etmeyecek."

PYD BAŞKANI'NIN ZİYARETİ

PYD Başkanı'nın Salih Müslim'in Türkiye ziyaretine ilişkin bir soru üzerine Erdoğan, "Bu konuyla ilgili olarak son gelişmeler ve bu konuda alınan bir karar gereği MİT, kendileriyle gerekli olan görüşmeleri yapıyorlar ve görüşmeleri yapacaklar ve attıkları bu adımların yanlış, tehlikeli adımlar olduğu noktasında da kendilerine gerekli uyarılar bu noktada yapılacak. Çerçevesi budur" dedi.

SEÇİM BARAJI

Erdoğan, "Demokratikleşme Paketi"ne yönelik soru soran gazeteciye "Muhalefetin eleştirileri nedir?" sorusunu yöneltti. Seçim barajı konusunun hatırlatılması üzerine de Erdoğan, şunları söyledi:

"Benim barajla ilgili kanaatim, düşüncem, partimizin kanaati, düşüncesi, bu konuda bellidir. Bu konuda bizim şu anda barajla ilgili herhangi bir oynama, tasarruf gündemimizde yok. Çünkü biliyorsunuz baraj bir defa bizim dönemimizin çıkardığı bir yasa değildir. İki, barajla ilgili bizim düşüncemiz şudur, buna Batı özellikle dahildir; barajların olduğu sistemde güven ve istikrar diye birşey bulamazsınız. Eğer bizim şu son 10,5 yıl Türkiye bir güveni, istikrarı yakalamışsa, gerek demokraside gerek ekonomide bir güven ve istikrar varsa, bunun en önemli sebebi, koalisyonların olmadığı bir hükümet yapısıdır. Türkiye'de koalisyonların olduğu hükümet yapısında da ülkemizin nasıl geri gittiği de hepimizin malumudur. Bunları gözardı etmemiz anlamsızdır. Biz, ülkemize bu tür sancıları çektirmek istemiyoruz. Milletimizin birliğinin, beraberliğinin, dayanışmasının demokratik ve ekonomik alandaki yakaladığı şu performansı kaybetmesini de istemiyoruz. Onun için tecrübe edilmiş, yaşanmış olan bu süreci devam ettirmek istiyoruz. Bu barajlarla ilgili düşüncem.

Ama demokratikleşme paketiyle ilgili daha ortada açıkladığmız herhangi birşey yok. Şu anda çalışma safhasındadır. Bu çalışma safhasında arkadaşlarımla önce bir toplantıyı bizzat kendim yönettim, onu yaptım. Ondan sonra da bir ekip çalışması halinde şu anda çalışma devam ediyor. Çalışma bitirildikten sonra arkadaşlarımız tekrar bu paketi önümüze getirecekler. Ondan sonra kamuoyuna biz demokratikleşme paketimizi açıklayacağız. Şu anda gazetelerde çıkan haberlerin hepsi, bana göre hayalidir, sızma veya sızdırma haberlerdir ama gerçek şey inşallah bitirdikten sonra belki bizzat kendim açıklayacağım. Açıkladığım zaman da zaten AK Parti olarak bizim demokratikleşme paketimizin ne olduğu ortaya çıkacaktır. Bunun yalnız ben bir ipucunu vereyim. O ipucu da şudur: Son yaptığımız, büyük kongremizde aslında bunun çok önemli ipuçlarını orada verdik demokrasiyle ilgili adeta bir manifesto açıkladık. O manifesto çevresinde yine yürüyecektir ve son çalışmalarla adeta biz bunu güncelleyeceğiz. Güncellemek suretiyle de açıklamalarımızı yapacağız."

THE TIMES'DAKİ İLAN

İngiltere'de bazı ünlülerin The Times gazetesine verdikleri ilanla ilgili değerlendirmesinin sorulması üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

"Bunlar düşüncelerini, fikirlerini kiraya vermiş tipler. Bunlar gerçekten demokrasiye inanmış tipler olsa, bu ülkede yüzde 50 ile oyla iktidar olmuş bir partinin liderine diktatör deme ahlaktan yoksunluğunu gösteremezlerdi. Bu danışmanımın da ifade ettiği şekliyle dört dörtlük bir densizliktir. Sen bizi nereden tanıyorsun, Tayyip Erdoğan ile kaç kere görüştün? Nasıl bir diktatör ki bu, bütün Türkiye'deki öyle medya grupları var ki, ağıza alınmayacak her türlü küfrü yapıyorlar, hakareti yapıyorlar ve bunları rahatlıkla yaparken şu anda kalkıp 'medya Türkiye'de mahkum, gazeteciler içeride' diyorlar. Nasıl içeride olan gazeteciler ki, bu yayınlarını bu kadar rahat yapabiliyorlar. Şu anda bu tür yayın organlarının yaptığı yayınlar ortada, nasıl hakaret ettikleri ortada. Bunların bir çoğu yalan yanlış haberler ama Türkiye'yi tanımadıkları ve bilmedikleri için bu tür haberleri yapıyorlar. 'İftira at tutmazsa iz bırakır' mantığıyla bunu yapıyorlar. Parayla Times kendi sayfasını kiraya veriyor. Bu Times'ın da çok ciddi ahlaki zaafıdır. Şu anda Times ile ilgili de gerekli hukuki girişimlerde bulunacaklar. Diğerleriyle ilgili de hukuki girişimlerde bulunackalar."

SURİYE'DEKİ OLAYLAR

"Suriye'de sınır bölgesinde devam eden çatışmalarla son değerlendirmenizi alabilir miyiz?" sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:

"Değerlendirmelerimiz orayla ilgili de hassasiyetle devam ediyor. Biliyorsunuz geçen hafta içinde dar çerçeve bir toplantı yaptık. Şu anda gerek Genelkurmay gerek Dışişleri gerekse Milli İstihbarat Teşkilatımız bir çalışmanın içindeler. Bu hafta içerisinde zannediyorum salı günü tekrar bir araya geleceğiz ve oradaki gelişmeleri masaya yatırmak suretiyle atacağımız adımları tekrar tespit edip, böylece yol haritamızı çıkarmış olacağız."