X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Darbenin kanlı yüzü: 210 ölü
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Darbenin kanlı yüzü: 210 ölü

3 Temmuz'da darbe yapan , o günden bu yana gösteri yapan Mursi taraftarlarına ateş açtı. Başkent Kahire ve İskenderiye'deki kanlı günün bilançosu: 210 ölü, 5 binden fazla yaralı. Devrik lider Mursi'nin, Mübarek'in de tutulduğu hapishaneye konacağı bildirildi

, 3 Temmuz'da ülkenin seçilmiş cumhurbaşkanına karşı düzenlenen askeri darbeden bu yana en kanlı günü yaşadı. Başkent Kahire'de, devrik Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'yi desteklemek için haftalardır sokaklarda gösteri yapan darbe karşıtlarının üzerine ateş açan Mısır güvenlik güçleri 200'den fazla insanın ölümüne 5 binden fazla insanın da yaralanmasına yol açtı. Ülkenin ikinci büyük kenti İskenderiye'de çıkan olaylarda ise en az 10 kişi hayatını kaybetti. Müslüman Kardeşler kaynakları Kahire'deki ölü sayısını 210 olarak açıklarken, Mısır Sağlık Bakanlığı'nın resmi açıklamasında bu rakam 29 şeklinde yer aldı. Muhammed Mursi'ye karşı düzenlenen askeri darbenin planlayıcısı ve yöneticisi olan Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı General Abdulfettah Sisi'nin halkı sokaklara çağırmasının ardından tırmanan gerginlik, olayların ülke çapına yayılmasında etkili oldu.

SİSİ'NİN AÇIKLAMALARI PLANLI MI

General Sisi, hafta içinde yaptığı açıklamada "nu terörizme karşı savaşta cesaretlendirmek için" halkı meydanlara inmeye davet etmişti. Sisi'nin çağrısından sonra başkent Kahire ve İskenderiye başta olmak üzere ülkenin birçok noktasında darbe yanlıları sokaklara dökülmüştü. Aynı anlarda Kahire'nin Rabiatül Adeviyye ve Nahda meydanlarında gösterilerini sürdüren Mursi yanlıları ise Sisi'nin açıklamasının da etkisiyle daha da kalabalıklaşmıştı. Cuma günü her iki taraf da meydanlardayken, Muhammed Mursi hakkındaki suçlamaların açıklamasının tarafları daha da hareketlendirdiği kaydediliyor. Haftalık tatil günü ve ramazan olmasına rağmen, Mursi'ye yöneltilen ithamların kamuoyuna duyurulması, gösterilerin bir iç çatışmaya dönüşmesi iddialarını da güçlendirdi. Güvenlik güçleriyle baltacı denilen silahlı terörist grupların darbe karşıtlarının üzerine saldırmasının ardından Rabiatül Adeviyye Meydanı'nda kurulan sahra hastanesi ölü ve yaralılar için yetersiz kaldı. Çevredeki hastaneler harekete geçirilirken, camilerden de revir hizmeti için yararlanıldı. Görgü tanıkları, ölülerin vücutlarının üst kısımlarına ateş edilmiş olarak bulunduğunu, bunun da kasıtlı bir katliamın yaşandığını gösterdiğini vurguladı.

MEYDANLAR BOŞALACAK
Polis kökenli İçişleri Bakanı Muhammed İbrahim, dün yaptığı açıklamada, yaşanan katliamdan güvenlik güçlerinin sorumlu olmadığını kaydederek, Müslüman Kardeşler'i gerilimi tırmandırmakla suçladı. Nahda ve Rabiatül Adeviyye meydanlarının en kısa sürede boşaltacaklarını bildiren Bakan İbrahim, olaylarda güvenlik güçlerinin gerçek mermi kullanmadığını da savundu. Bakan İbrahim, Mursi taraftarlarının açtığı ateş sonucu bazı güvenlik görevlilerinin yaralandığını bildirdi.

#Sayfa#

MURSİ MÜBAREK'İN YANINA
Devrik Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ile ilgili de açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Muhammed İbrahim, Mursi'nin yakında Hüsnü Mübarek'in de hâlen tutulduğu Kahire'deki Tora Hapishanesi'ne nakledilebileceğini bildirdi. Müslüman Kardeşler'in siyasi partisi Hürriyet ve Adalet'in Genel Başkanı Saad Katatni de darbeden bu yana Tora'da tutuklu bulunuyor.

ÇATIŞMA SÜRÜYOR
Kahire'nin dışında gerginliğin en yüksek olduğu kent İskenderiye'de de darbe yanlılarıyla karşıtları arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Kaid İbrahim Bey Camisi'nde kuşatılan yüzlerce Mursi yanlısının dışarı çıkışı baltacılar tarafından engellendi. Yaralıların kaldırıldığı bir revire dönüşen camide, kadınlı-erkekli kalabalık grup saatlerce mahsur kaldı. Olayların yatışmasının ardından Mısır güvenlik güçlerinin, çoğunluğu Müslüman Kardeşler üyesi yüzlerce kişiyi tutukladığı bildirildi. Rabiatül Adeviyye Meydanı girişine de arananların listesinin bulunduğu bir listenin asıldığı aktarıldı.

ANKARA: ŞİDDETLE KINIYORUZ
Mısır'daki olay Ankara'da rahatsızlıkla karşılandı. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada yüzlerce insanın hayatını kaybetmesinden, binlerce kişinin yaralanmasından Türkiye'nin büyük üzüntü duyulduğu belirtildi. Açıklamada, "Kesinlikle kabul ve tasvip edilemeyecek olan bu vahim hadiseyi şiddetle kınıyoruz" denildi. Katliam, bütün dünyada farklı biçimlerde yankı buldu. İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague, göstericilere karşı gerçek mermi kullanan Mısır güvenlik güçlerini kınadı. Hague, "Mısırlı yetkililere, barışçıl gösterilere saygı göstermeleri çağrısında bulunuyorum" dedi. Hague'in açıklamasına karşılık veren Mısır İçişleri Bakanlığı Sözcüsü General Hani Abdullatif, göstericilere karşı göz yaşartıcı bombadan fazlasının kullanılmadığını iddia etti. İtalya Dışişleri Bakanı Emma Bonino da "Mısır'da şiddeti tırmandıran sorumluları sert şekilde kınıyorum"dedi. Bonino ülkede iç barışın sağlanması için diyalog çağrısını yinelerken, insanı yardım konusunda ülkesinin hazır olduğunu da belirtti.


AB'DEN SÜKUNET ÇAĞRISI

Avrupa Birliği Dışişleri Yüksek Komiseri Catherine Ashton ise düşük tonda bir açıklama yapmayı tercih ederek, her iki tarafa da sükunet çağrısında bulundu. Darbe sırasında cunta ile birlikte hareket eden Ezher Şeyhi Ahmed Tayyib'den olayla ilgili herhangi bir açıklama gelmezken, Tayyib'in Danışmanı Hasan Şafii, insan hakları kuruluşlarının yaşanan katliama karşı sessiz kalmalarını eleştirdi.

#Sayfa#

"SİSİ SAVAŞ SUÇLUSUDUR"
Mısır'daki darbenin ardından güvenlik güçlerinin gerçekleştirdiği katliam, İstanbul Fatih Camisi'nde protesto edildi. Yaklaşık 5 bin kişinin katılımıyla 'General Sisi' ve ordu aleyhine sloganlar atıldı. İHH ve Özgür Der'in öncülüğünde Fatih Camisi'nin avlusunda toplanan vatandaşlar, sloganlar eşliğinde Saraçhane Parkı'na yürüdü. 'Nankör köpek Sisi, git pisi pisi, get out Sisi', 'Sisi savaş suçlusudur' sloganlarının yazılı olduğu pankartlar taşıyan göstericiler ellerinde Mursi'nin fotoğrafları, Mısır bayrağı, Özgür Suriye Ordusu bayrakları taşıdı. İHH Başkanı Bülent Yıldırım, "Bu katliamların bir kısmını doğrudan emperyalistler bir kısmını da maliyeti daha ucuz olduğu için içimizdeki işbirlikçiler gerçekleştiriyor. Saraçhane Parkı'nda 'Kardeşlik Parkı' kurulacak. Katliam devam ederse nöbet halinde olacağız. Hatta Mısır'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nun önünde toplanıp, sizleri de davet edeceğiz" dedi.

ANADOLU'DA AYAKTA
*ERZURUM : Bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Mısır'daki olayları protesto ederek, hayatını kaybedenler için dua okudu.
*KAYSERİ: Baro Başkanı Fevzi Konaç geçmiş yıllarda yaşanan darbelerden dolayı önemli sıkıntılar yaşayan Türk milletinin, halkın yüzde 50'sinden fazlasının oyunu alarak seçilmiş birine karşı Mısır'da yapılan darbeyi asla kabul edemeyeceğini söyledi. Kayseri Genç Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Hamdi Kınaş ise bir yerde askeri darbe varsa burada özgürlükten, demokrasiden ve insan haklarından bahsetmenin mümkün olmadığını vurguladı.
*TEKİRDAĞ: Tuğlalı Park'ta toplanan 'Tekirdağ Platformu' üyeleri Mısır'daki askeri müdahaleyi protesto etti.
*SAMSUN: Merkez Site Camii önünde toplanan vatandaşlar, toplumu yaşananlara duyarsız kalmamaya davet etti.
*KONYA: Mısır'da ölenler için Şerafettin Camisi'nde gıyabi cenaze namazı kılındı.
*MARDİN: Mısır'da yaşanan katliam, Mardin'de sivil toplum örgütleri tarafından da protesto edildi.
*DİYARBAKIR: Mursi lehine sloganlar atarak Mısır'daki darbeyi gerçekleştiren Sisi'nin yönetimden çekilmesini isteyen protestocular, daha sonra Mısır'daki olaylarda yaşamını yitirenler için Ofis Camii avlusunda gıyabi cenaze namazı kıldı. Diğer illerde de sivil toplum örgütleri ve gruplar Mısır'daki saldırıları kınadı, Mısır'da ölenler için gıyabi cenaze namazları kıldı.

#Sayfa#

VAHŞETİN TANIĞI TÜRK GAZETECİLER
Mısır'da görev yapan gazeteciler de yaşanan olayları SABAH'a değerlendirdi. Sabah saatlerinde görüntü çekmek için meydana gittiklerini belirten Türk gazeteciler vahşeti anlattı.
*TRT Türk Kahire temsilcisi Mehmet Akif Ersoy: "Meydanda cenaze kalmamıştı. Hastanelere taşınmıştı. Olay tam olarak Enver Sedat suikastının olduğu yerde, 6 Ekim Köprüsü'nün önünde başladı. Ordu bu zamana kadar kesinlikle barışçıl gösterilere müdahale etmeyeceğini söylemişti ancak bu kez hiçbir şey yokken müdahale edilmiş oldu."
*AA muhabiri Mehmet Kemal Firik: "Köprüyü kapattılar. Doktorları bile almadılar. Ambulansları sokmadılar. Basında karartma uygulanıyor. Nasıl anlatacağımı bilmiyorum. Burada yaşanan zulmü anlatacak kelime bulamıyorum. Mısır, Körfez ve Batı ülkelerinin basınında bilinçli bir karartma uygulanıyor. Sırf Kongre'de ABD'nin ekonomik yardımı aksamaması için. Ülkelerinde Müslüman kesimi terörist gibi göstermek için yayın yapıyorlar. Mısır kamuoyu iki kampa bölündü. Bir yanda Müslüman kesim, diğer yanda liberal-sol kesim. Mursi döneminde böyle değildi."

SİYASETÇİLER KATLİAMI KINADI , KANIN DURMASINI İSTEDİ
* KEMAL KILIÇDAROĞLU (CHP Genel Başkanı): Biz Mısır'a demokrasinin ve özgürlüğün bir an önce gelmesini isteriz. Tahrir Meydanı'nda yüzbinler demokrasi ve özgürlük talebiyle toplanmışlardı. Daha sonra darbe oldu ve bu özgürlük talepleri büyük ölçüde sindirildi. Bugün yaşanan tablo, bizim kaldırabileceğimiz, kabul edeceğimiz tablo değildir. Müslüman dünyasında kan akmamalı. Demokrasi ve özgürlük, Mısırlıların da hakkıdır. Onlar da demokrasi ve özgürlük istiyorlar. Mısır'ın bir an önce seçime gitmesini, demokratik yollardan bir hükümetin gelmesini ve akan kanın durmasını isteriz. En büyük arzumuz budur.
* BEKİR BOZDAĞ (Başbakan Yardımcısı): Böylesi bir vahşet karşısında bütün uluslararası toplumun, bütün medeni toplumların, insan hakları ve demokrasiden yana olan herkesin tavır koyması ve Mısır'da olup bitene karşı dur demesi lazımdır.
* FARUK ÇELİK (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı): Mısır'da katliam yapan darbeciler, insanlık suçu işleyerek, demokrasiyi ve sivil hükümeti, masum insanların kanıyla boğmaya çalışmaktadırlar. Buna isim koyamayanlar ve 'dur' diyemeyenler, tarih önünde aynı oranda suçlu olacaktır.
* OKTAY VURAL (MHP Grup Başkanvekili): Mısır'da darbeci yönetimin, demokratik ve barışçıl toplantılara bu şekilde kanlı müdahale etmesini kınıyorum.