X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Küçücük bir kızı öldürerek eğlendiler'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Küçücük bir kızı öldürerek eğlendiler'

  • Giriş Tarihi: 28.7.2013

Düğün magandasının kurbanı 8 yaşındaki Damla'nın annesi, zanlının az ceza almasına isyan etti: Biz 'cinayet' dedik. Adalet 'kaza'. Küçücük bir kızı öldürerek eğlendiler" dedi

İstanbul'da bir ilaç firmasında çalışan Arif Karadağ ve hemşire eşi Aytül Karadağ, 3 yıl önce kızları Çağla ve Damla'yı da alarak, tatil için memleketleri Samsun'un Tekkeköy ilçesine bağlı Gökçe köye gitti. Gittikleri gün köyde muhtar Şakir Kılıç'ın (52) oğlunun düğünü vardı. Damla, bavulunu bile açmadan gelini görmek istedi. Bİr akrabası Damla'yı düğüne götürdü. Damla gelini seyrederken, bir anda kanlar içinde yere düştü. Hastaneye kaldırılan ve başına kurşun isabet ettiği belirlenen küçük kız 12 gün sonra yaşamını yitirdi.

MUHTAR VE YEĞENİ

Yapılan balistik incelemeler sonucu kurşunun muhtar Kılıç'ın silahından çıktığı belirlendi. Olaydan 1.5 ay sonra gözaltına alınan muhtar, horon teperken belinden düşürdüğü silahını 19 yaşındaki yeğeni Harun Kılıç'ın alarak havaya birkaç kez ateş ettikten sonra geri verdiğini öne sürdü. Muhtar serbest bırakılırken, yeğeni cezaevine gönderildi. Anne Aytül Karadağ, Samsun Adliyesi'nde görülen davanın her duruşmasına küçük kızının resminin bulunduğu tişört ve pankartlarla katıldı. Samsun 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi 2011 eylül ayında Harun Kılıç'ı "Bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak"tan 5 yıl, Şakir Kılıç'ı ise "Genel güvenliği tehlikeye sokmak"tan 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırdı. Tutuklanan muhtar itiraz üzerine 20 gün sonra tahliye edildi. Ailenin az bularak temyiz ettiği karar, bir geçtiğimiz ekim ayında Yargıtay tarafından onandı. İnfaz yasasına göre 40 ay hapis yatması gereken Harun Kılıç ise cezasına 2 yıldan az bir süre kaldığı için Denetimli Serbestlik Yasası'ndan yararlanarak 14 ay erken tahliye edildi.

'BİZ CİNAYET DEDİK ADALET KAZA'
Anne Karadağ ortada daha hayatının baharında yaşamı elinden alınan bir çocuk olduğunu belirterek, "Bu çocuk bizim geleceğimizdi. Biz 'bu insanlar cinayet işledi' dedik. Adalet ise 'hayır kaza' dedi. Türkiye'de adalet güçlünün kazandığı, zayıfın ise kaybettiği bir olgu. Yargı, bu insanlara vereceği fazla cezayla bu tür olayların önüne kesmesi gerekirken, verdiği kararla önünü daha da açtı. Evet onlar küçücük bir kızı öldürerek eğlendiler. Yargı da onlara uydu. Türk yargısına küskün ve kırgınım" dedi. Baba Karadağ ise şöyle konuştu: "İnsan öldürmek için üretilen bir aletle sevinmenin mantığını birileri bize anlatsın. Ama yargı bunu kaza olarak değerlendirip ona göre ceza verdi. Cumhuriyet savcısı davayı önce 'taksirle adam öldürmek' suçundan açtı. Son duruşmada ise mütalaasını kaza sonucu öldürme olarak verdi. Aslında suçu işleyen başka, cezayı alan başkaydı. Davada başından beri bir gariplik vardı. Dünya'nın hangi ülkesinde düğüne belinde silahla gidildiğini ve hava ateş edildiğini gördünüz. 2006'da çıkan kanunda, bu tür olaylarda meydana gelen ölümlerin, kaza ile değil, taksirle adam öldürmek suçundan ceza verilmesi gerektiği belirtiliyor. Bizim davamızda bu kanun uygulanmadı."