"Demokrasimizi kimseye yedirtmeyiz"

Giriş Tarihi: 29.7.2013 11:59 Güncelleme Tarihi: 29.7.2013 11:59

Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye'deki kardeşlik dokusunun güçlenmesinden rahatsızlık olan çevrelerin de olduğunu belirterek, "Ülkeler kardeşlikle bölünmez, kalleşlikle bölünür. AK Parti bu ülkede kalleşlik sürecine son vermiştir. Allah'ın izniyle terör artık son bulmuştur" dedi.

Bağış, Sancaktepe Belediyesi tarafından düzenlenen sahur programına katıldı.

Burada yaptığı konuşmada, bazı ilçe belediyelerinde başkanların demokrasi ve laiklikle ilgili iddialarına değinen Bağış, "Bir ilçede yerel siyasetçi kendi varlığını demokrasi ve laikliğin teminatı gibi göstermeye çalışıyorsa bilin ki orada hizmet yoktur. Ya bu laiklik ve demokrasi bu kadar mı ucuz da ilçe belediyesine düştü? Sen git çöpü toparla, kaldırımları tamir et, vatandaşa hizmet et" diye konuştu.

Bağış, belediyeler arasında ödenekler bakımından ayrımcılık yapılmadığını ifade ederek, "Ancak o fonları kullanabilenler var, kullanamayanlar var" dedi.

"Bu ülkede hep beraber biriz, beraberiz"

Ramazan boyunca İstanbul'un çeşitli ilçelerinde ve Türkiye'nin çeşitli illerinde iftar ve sahur programlarına katıldığını anlatan Bağış, her gittiği yerde aynı heyecanı gözlemlediğini, vatandaşların sokak iftarlarına olan ilgisinin, Türkiye ile ilgili umudunu artırdığını söyledi.

Bağış, belediyelerin düzenlediği iftarlarda her ekonomik kesimden, etnik kökenden ve mezhepten vatandaşların bir araya geldiğine işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Orada bir bütünleşme, bir kaynaşma, dostluk ortaya çıkıyor. Konu karın doyurmak değil, konu dostluk, kardeşlik. İşte çözüm süreciyle güçlendirmeye çalıştığımız o kardeşlik dokusunu, ramazanın bereketiyle farklı bir zirveye çıkardık. Bu kardeşlik dokusunun güçlenmesinden rahatsız olan çevreler de var. Buradan onlara da seslenmek istiyorum; ülkeler kardeşlikle bölünmez, kalleşlikle bölünür. AK Parti bu ülkede kalleşlik sürecine son vermiştir. Allah'ın izniyle terör artık son bulmuştur. Bu ülkede hep beraber biriz, beraberiz. Hepimizin farkları olacak, bu doğaldır. Ancak her birimizin kendini eşit vatandaş olarak hissedebilmesi hepimiz için önemlidir. Bu kardeşlik dokusunu güçlendirmek zorundayız."

"Mısır'da çıkacak bir iç savaş bizi üzer"

Mısır'daki olaylara da değinen Bağış, şunları kaydetti:

"Tahrir'dekiler de bizim kardeşimiz, Adeviyye'dekiler de kardeşimiz. Allah korusun, Mısır'da çıkacak bir iç savaş bizi üzer. Ancak bu dünyada öyle ülkeler var ki bundan maalesef mutluluk duyarlar. Sadece demokrasi istedikleri, darbeye karşı sivil bir direniş ortaya koydukları için, hiçbir şiddete bulaşmadıkları halde, polise molotofkokteyli atmadıkları halde, orada ibadetlerini yaparken açılan ateş sonucu 200'ün üzerinde Mısırlı kardeşimiz hayatını kaybetti. Orada şehit olan bir kardeşimiz kendi kanıyla 'Katil Sisi' diye yazmış. O kadar dokunaklı, anlamlı ki Nil nehrinin bütün suyuyla yıkasalar o lekeyi kolay kolay temizleyemezler. Ancak bundan bizim de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak çıkarmamız gereken dersler var. O oyun daha evvel burada da oynanmak istendi. Bizim o yüzden çok hassas, teyakkuzda, dikkatli ve çok karalı olmamız gerekiyor. Demokrasimizi kimseye yedirtmememiz gerektiğini Mısır'da yaşananlardan bir kez daha görmemiz gerekir."

"Türkiye yardımda 4'üncü ülke konumunda"

Türkiye'nin dünyada kendi vatandaşları dışındakilere en çok yardım eden 4'üncü ülke konumuna geldiğini aktaran Bağış, "ABD birinci, 28 ülkenin ortak bütçesiyle AB ikinci, İngiltere üçüncü, hamdolsun Türkiye de dördüncü sırada" dedi.

Bağış, Türkiye'nin Suriye'den gelenlere kucak açtığını anlatarak, "Biz bunlara mülteci, sığınmacı demiyoruz. Biz bunlara komşu, kardeş diyoruz. Madem ki bizim değerlerimizde komşusu açken tok yatmamak gerekir, bu dünyanın neresinde bir aç varsa onu bulup yetişmeye çalışan ecdadın bize öğrettiği o geleneği yaşatmaya çalışan bir anlayışı ortaya koymak zorundayız" diye konuştu.

Bakan Bağış, bu yardımlarda devletin yanı sıra sivil toplum kuruluşlarının da önemli katkısı olduğunu kaydetti.

"Ne olursa olsun demokrasimize, milli irademize sahip çıkmamız lazım"

Türkiye'nin değiştiğini, kabuk değiştirdiğini, bunların hepsinin demokrasi ve milli irade sayesinde olduğunu dile getiren Bağış, ne olursa olsun demokrasiye, milli iradeye sahip çıkılması gerektiğini vurguladı.

Bağış, Kazlıçeşme'de, Sincan'da, Erzurum'da, Samsun'da, Kayseri'de toplanan milyonların çok büyük bir görev ifa ettiğini, Mısır'da olanların Türkiye'de olmasına mani olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bundan dersini alamayan çevreler var. Bugünlerde CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olma hayali içinde kıvranan ama hala CHP'li olamayan kimileri tutmuş haddini aşarak 'Ekim ayı devrim ayı olacak' demiş. Devrimle kastettiği Türkiye'yi karşıtırmaksa, milletin huzurunu bozmaksa, bu milletin Osmanlı tokadı çok ama çok sert olur, ben kendisini uyarmış olayım."

Türkiye'nin gençlerine ve kaynaklarına güvendiğini belirten Bağış, "Ben her akşam teravihi farklı bir ilçede kılıyorum. Beni en çok umutlandıran şeylerden biri, saflarda gençlerin artması. Gençlerimiz bilinçli, kararlı, inançlı. Bu ülkenin geleceğine inanıyorlar. Belki biz 2071 yılını görmeyeceğiz ama biz o planları yapacağız ki gençlerimiz o planlarımızın ötesine gidebilsinler" diye konuştu.

"Dünyada demokrasi konusunda çifte standart var"

Programa katılan vatandaşların sorularını da yanıtlayan Bağış, Ortadoğu'nun Avrupa'ya göre neden daha sorunlu bir bölge olduğu yönündeki soruya, "Avrupa'da da sorunlar var, özellikle ekonomik sorunlar yaşanıyor. Ortadoğu'daki sorunların ise maalesef birlik ve beraberlik eksikliğinden kaynaklandığını söyleyebilirim. Maalesef İslam dünyası içinde de küçük çıkar hesapları bazen büyük ittifakları, potansiyelleri, fırsatları tepmemize neden olabiliyor. Ancak bunları aşmak için de çok çalışmamız lazım" yanıtını verdi.

Bağış, dünyada demokrasi konusunda çifte standart olduğunu dile getirerek, "İngiltere'de bir bebek doğuyor, bütün dünya onunla ilgileniyor. Ancak Mısır'da 200 kişi ölüyor, kimsenin umurunda değil" dedi.

"Başkanlık sistemi bu ülke için olmazsa olmazdır"

Başkanlık sistemiyle ilgili bir soru üzerine de Bağış, şunları kaydetti:

"Şahsi kanaatim, biz başkanlık sistemine 4 yıl önce geçtik. Anayasada 4 yıl evvel yapılan değişiklikle artık Türkiye Cumhuriyeti cumhurbaşkanını meclis değil, millet seçecek. İlk defa bu millet tarihinde kendi liderini kendi seçecek. Milletin seçtiği cumhurbaşkanı kim ne derse desin başkandır. Arkasında millet vardır. Milletin seçeceği o ilk cumhurbaşkanının kim olacağıyla ilgili benim gönlümden geçen isim ile sizin gönlünüzden geçen arasında hiçbir fark olmadığına adım kadar eminim." Bağış'ın bu sözleri, programa katılanlar tarafından alkışlandı.

Bağış, "Başkanlık sistemi bu ülke için bence olmazsa olmazdır" diyerek, Türkiye'de tek parti iktidar olduğunda ilerleme, koalisyon olduğunda ise gerileme yaşandığını kaydetti.

Başkanlık siteminin en önemli özelliğinin, istikrarı güvence altına alması olduğunu belirten Bağış, "Bu yüzden bizim başkanlık sistemini iyi anlatmamız lazım. Bu meclis artimetiğiyle başkanlık sistemi çok kolay gözükmüyor ama imkansız da değil. Allah muhalefet partilerimize biraz akıl versin. Belki Türkiye'yi biraz önemserler, yapabiliriz" değerlendirmesinde bulundu.

Sahur programına, Sancaktepe Belediye Başkanı İsmail Erdem ve Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara da katıldı.

ARKADAŞINA GÖNDER
"Demokrasimizi kimseye yedirtmeyiz"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz