X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Rüşvet çarkını üye hâkimler çökertti
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Rüşvet çarkını üye hâkimler çökertti

  • Giriş Tarihi: 26.8.2013

İhraç edilen Balyoz hâkimi Başkurt ile Dink Davası hâkimi Canak'ın, 2 sanığın tahliyesi için yaptığı rüşvet pazarlığı mahkemelerin üye hâkimlerince bozuldu

Meslekten ihraç edilen Balyoz davası hâkimi Zafer Başkurt ve Dink Davası hâkimi Erkan Canak'ın iki sanığın tahliyesi karşılığı 2 milyon TL'yi bulan 800 bin euroluk rüşvet pazarlığı yaptıkları ileri sürüldü. Özel yetkili 10. Ağır Ceza ve 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin üye hâkimleri tahliyelere yanaşmayınca Başkurt ve Canak'ın rüşvet pazarlığı bozuldu. İki eski hâkimin 3'er yıl hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, İstanbul özel yetkili 10. Ağır Ceza Mahkemesi eski Başkanı Zafer Başkurt ile 14. Ağır Ceza Mahkemesi eski Başkanı Erkan Canak hakkında soruşturma izni vererek Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na ihbarda bulundu. HSYK'nın ihbarına göre Başkurt, tutuklu olan bir sanığın tahliyesi için 500 bin euro için anlaşırken Canak da, 31 yıl 6 hapis cezası alan başka bir sanığın tahliyesi için 300 bin euro istemiş.

3 YIL HAPİS
İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Zülkarneyn Kısık, yürüttüğü soruşturmayı tamamlayarak meslekten ihraç edilen Başkurt ve Canak hakkında 'görevi kötüye kullanma' suçundan 3 yıla kadar hapis istemiyle ağır ceza mahkemesinde dava açtı. Başsavcı vekili Kısık, davaya konu olan her iki rüşvet pazarlığını iddianamesinde şöyle anlattı: "Suç tarihi olan 9 Şubat 2011'de Zafer Başkurt İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin başkanlığını yapıyordu. Mahkemenin 2007/347 esas sayılı dosyasında tutuklu sanık Mesut Toregün'ün tahliyesi için avukat Kudbedin Kaya Başkan Cankurt'la 500 bin euro karşılığında anlaşma yapınca duruşma erken bir süreye ertelendi. Bu arada sanığın ailesinin rüşvet bedeli olarak getirdiği 300 bin eurodan payına düşen bölümle avukat Kaya da akrabası Nurettin Dalkılıç üzerinden satışı gösterilerek gayrımenkul aldı. Mahkeme Başkanı Başkurt ise mahkeme heyeti ile yapılan müzakerelerde sürekli sanığın tahliyesi için ısrarlı görüş bildiriyordu. Ancak üye hâkimler tutuklama sebebinin varlığının devam ettiğine işaret ederek tahliyeyi reddediyordu. Tahliye olmayınca anlaşma bozuldu. Avukat Kaya, parayı sanığın eşine geri vererek evi de devretti. Başkurt hakkında 'görevi kötüye kullanmak'tan 3 yıl hapis talep edildi. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin rol aldığı ikinci rüşvet pazarlığını da yine avukat Kaya'nın yaptığı ortaya çıktı. Kaya, mahkemenin 2006/55 sayılı dosyasında tutuklu sanık Ersin Yerlitürk'ün tahliyesi için 150 bin euro'nun kendisine, 150 bin euro'nun da 14. Ağır Ceza Mahkemesi eski Başkanı Erkan Canak'a verilmesi için sanık yakınlarıyla anlaşma yaptı. Canak, anlaşma üzerine üye hakimleri ikna ederek Yerlitürk'ün tahliyesini sağladı. Ancak mahkeme heyetinin değiştiği 05.06.2009'da yapılan duruşmada mahkeme, tahliye edilen Yerlitürk'e 31 yıl 6 ay hapis cezası vererek yakalama kararı çıkarttı."

SANIK TEHDİT ETTİ

Bu gelişme üzerine hakkında yakalama çıkartılan Yerlitürk, avukatı Kudbedin Kaya'ya "Eğer yakalanırsam tüm olanları ilgili makamlara bildireceğim, ben cezaevine girersem, sizi de oraya sokarım" tehdidinde bulundu. Tehditten çekinen Canak, sanık hakkındaki yakalama müzekkeresini 09.02.2011 tarihine kadar elinde tutarak yakalama bürosuna göndermedi. İki eski hakim hakkında soruşturmayı yürüten Başsavcı vekili Kısık, Canak hakkında 'görevi kötüye kullanmak suçlamasıyla 3 yıla kadar hapis cezası talep etti. Avukat Kaya için de her iki olayda yer aldığı gerekçesiyle aynı suçtan 6 yıla kadar hapsini istedi.