X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Asker stresi', AİHM heyetini strese soktu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Asker stresi', AİHM heyetini strese soktu

  • Giriş Tarihi: 1.9.2013

Türkiye'de terörist sanılan köylülere düzenlenen operasyonlardaki "asker stresi" gerekçesi AİHM'deki davaya bakan heyette tartışma yarattı

Diyarbakır'ın Kulp ilçesine bağlı Akdoruk köyünde yaşayan Mustafa Aldemir isimli vatandaş, 16 Aralık 2005'te ilçeye inerken, pusuya yatan askerlerin şemsiyesini silah zannnetmesi sonucu açtığı ateşte kalçasından yaralandı. Askerler savunmalarında, bölgeden terörist geçişi olacağı yönünde istihbarat bilgisi aldıklarını bu nedenle terör saldırısına karşı teyakkuzda olduklarını anlattı. Bu savunmayı yerinde gören Askeri savcılık takipsizlik kararı vererek dosyayı kapattı, Aldemir AİHM'ye başvurdu. Devlet, AİHM'ye gönderdiği savunmada, "Olayın geçtiği tarihlerde Aldemir'in yaşamakta olduğu köyün ıssız olduğunu ve askeri operasyonun, bölgedeki terörist hareketler nedeniyle başlatıldığını" belirterek bu hassasiyetin göz önünde bulundurulmasını istedi. Devlet aynı zamanda, bölgedeki terörist hareketliliği ve Aldemir'in "dur" ihtarına uymaması nedeniyle askerlerin meşru müdafaa haklarını kullandıklarının kabul edilmesini savundu. AİHM'nin 7 üyeli 2'nci Dairesi'nde aralarında Türk Yargıç Işıl Karakaş'ın da bulunduğu 5 üye, haklarında soruşturma yürütülen askerler ve Türkiye'nin "bölgede teröristler vardı, asker hassastı" tezini yerinde bulmadı. Bu 5 yargıç, başvurucu Aldemir'in "dur" ihtarı yapıldığı iddia edilen sıradaki davranışlarının şüpheli olmadığını normal yolda yürür vaziyette olduğunu askerlerin elindeki termal kameralar sayesinde de elindeki şemsiyesinin silah mı şemsiye mi, bu kişinin de terörist mi köylü mü olduğunun seçilebileceğini savundular. AİHM üyeleri, "terörist hareketliliği olacağı" yönündeki istihbarata dayalı "asker hassasiyeti" için de özetle, "Kolluk kuvvetleri mensuplarının ve askerlerin psikolojik ve fiziksel özellikleri gereksiz hasar riskini en aza indirme görevleri arasından mazur görülemez" dedi. Çoğunluktaki 5 üye Türkiye'yi 19 bin 500 euro tazminata mahkûm etti. Mahkemenin Macar üyesi Yargıç Andras Sajo ve İsviçreli Yargıç Helen Keller ise başvurunun reddedilmesi gerektiği yönünde karşı oy kullandı. Karara muhalif kalan bu iki üye, "Söz konusu hükümet güçlerinin terörle mücadele operasyonu yürütmeye çalışan askerler olduğuna dikkat edilmesi önemlidir... Askerler gergin bir bağlamda hareket etmektedir. Başvuranın kendilerine doğru ilerlemesi nedeniyle askerlerin silah kullanımından başka gerçekti çözüm bulunmamaktaydı."