X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Boğaz'da böyle eylem görülmedi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Boğaz'da böyle eylem görülmedi

  • Giriş Tarihi: 1.9.2013 13:21 Güncelleme Tarihi: 1.9.2013 13:29

"Darbeye Hayır Koalisyonu" üyesi bir grup, Mısır'da darbe karşıtlarına yönelik katliamı protesto ederek, deniz motorundan Mısır'ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ve öldürülen Esma el-Biltaci'nin fotoğrafı ile Rabia işaretini, lazerle Mısır'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nun duvarına yansıttı.

Kabataş İskelesi önünde toplanan gruptakiler, deniz motoruna binerek Bebek'teki Mısır'ın İstanbul Başkonsolosluğu'na hareket etti.

Ellerinde Mısır bayrakları ile Rabia işaretinin bulunduğu dövizler taşıyan gruptakiler sık sık "Kahrolsun Sisi, Seninleyiz Mursi" sloganları attı.

Başkonsolosluk açıklarına gelindiğinde, deniz motorundan Mısır'ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ve öldürülen Esma el-Biltaci'nin fotoğrafı ile Rabia işareti, lazerle başkonsolosluğun duvarına yansıtıldı.

Diğer vapurlardaki bazı yolcular da gruptakilere alkışlarla ve Rabia işareti yaparak destek verdi.


"RABİA PLATFORMU KURULARAK HAREKETE GEÇTİ"

Gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak, konuşmasına Rabia işareti yaparak başladı.

Dilipak, "Rabia Platformu"nun kurularak harekete geçtiğini belirterek, şöyle konuştu:

"Rabia Platformu, harekete geçti artık bütün dünyada. Bu yönde hareket eden bütün kuruluşlar, basın ya da sanatçılar bu platform üzerinden birbirleriyle haberleşecek, ortak eylemler gerçekleştirecek ve birbirlerinin eylem tecrübesinden de yararlanacak. Adaletten, barıştan ve hürriyetten yana yeni bir dünyanın kurulması sürecinde biz de bir sorumluluk üslenmek istiyoruz, Türkiye merkezli bir hareket olarak."

Farklı bir eyleme imza attıklarını dile getiren Dilipak, "Bu eylem, biraz asık suratlı ve sert sloganların atıldığı bir eylem değil. Bu eylem, kararlılığımızı gösterecek bir eylem. Bu gemide 20'den fazla ülkeden gelen insanlar var. Burası biraz da Mavi Marmara'yı çağrıştırıyor sanki. Buradayız ve adaletten, barıştan ve hürriyetten yana yeni bir dünya istiyoruz. Savaş, darbe, kan, gözyaşı istemiyoruz. Birileri halkların iradesi üzerine bir dayatma gerçekleştirecekse buna karşı da evrensel kararlılığımızı, direnişimizi ifade etmek istiyoruz. Başkalarına yönelik hakaret içeren ifadeler yok. Yakıp yıkma tahrip etmek yok. Ancak kararlı, cesur bir duruş var. Bu eylem kendi türünde bir ilk" diye konuştu.

Eski milletvekili Ufuk Uras, seçimle gelen iktidarları darbeyle deviren bütün diktatörlüklere karşı tutum almanın siyasetin ötesinde insanı bir tutum olduğunu söyledi.

Mısır'daki olayların öncelikli gündemden düşmemesi için burada olduğunu aktaran Uras, "Bugün burada bir uluslararası bir dayanışmayla değişik ülkelerden insanların bu ahlaksızlığa, bu katliamlara karşı tutum alması son derece önemli. Bu Suriye'deki Esad diktatörlüğü için de Sisi diktatörlüğü için de geçerli" dedi.

Uras, Türkiye'de Mısır'daki katliama ilişkin eylemlerin yetersiz olduğunu kaydetti.

Gazeteci-yazar Ferhat Kentel, Türkiye'de insanların büyük kısmının Mısır ve Suriye'deki olaylarla kayıtsız kalmadığını belirtti.

Suriye'ye müdahale tartışmaları konusunda kafasının karışık olduğunu ve bunun iyi mi kötü mü olduğunu bilmediğini dile getirerek, "Müdahalenin çok kanlı, çok kötü sonuçlara sebep olabileceğini düşünüyorum ama bir yandan da zaten şu anda da bir müdahale yok mu? Esad'a zaten Rusya, İran birileri destek oluyor. Zaten uluslararası aktörlerin, bölgesel aktörlerin bir şekilde at oynattığı bir coğrafyaya 'müdahale olmasın' demek de ne kadar doğru bir düşüncedir emin değilim" değerlendirmesinde bulundu.

Amerikalı siyaset bilimci Norman Finkelstein, Mısır'da özellikle insanların demokratik hükümetin devam etmesi için mücadele verdiğine işaret ederek, "Bu da onların bunu istediğini gösteriyor. Buna bakmak lazım. Mısırlılara sorduğunuz zaman, yüzde 30 Müslüman Kardeşler'in, yüzde 30 cunta rejiminin yanında. Arada kalan bir yüzde 40 var. Bu nasıl devam edecek, ne olacak göreceğiz" ifadelerini kullandı.

Finkelstein, Suriye'nin de bütün bölgeyi ilgilendiren bir ülke haline geldiğini kaydetti.

Fransız avukat Mireille Fanon, Mısır'da ve Suriye'deki katliamlara dünya kamuoyunun sessiz kalmaması gerektiğini vurgulayarak, "İnsanların ve çocukların bu diktatörlerden, zalimlerden, zulumlerden çektikleri sıkıntılara karşı onlara cezalarının verilmesi gerekiyor. Bu masum insanlara yapılanların bir şekilde dünyaya duyurulması ve özgürlüklerinin kendilerine geri verilmesi lazım" dedi.

Gruptakiler, eylemin ardından Kabataş İskelesi'ne geri dönerek dağıldı.