X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Gerçeklere seyirci kalan tarihe hesap verir
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Gerçeklere seyirci kalan tarihe hesap verir

  • Giriş Tarihi: 7.9.2013

Başbakan, G-20 zirvesini değerlendirdi: Komşudaki yangın ilk bizi vurur. Söndürmeye çalışmak savaş çığırtkanlığı değildir. 100 bin kişinin ölümüne seyirci kalanlar, tarihe karşı sorumlu olur

Başbakan Tayyip Erdoğan, G-20 Liderler Zirvesi'nde tüm liderlerin Suriye'de kimyasal silah kullanıldığı noktasında mutabık olduğunu vurgularken, "Operasyonun olmasını liderler de ifade ediyor. BM'nin raporunu vermesi ve rapora dayalı olarak bir adım atılmasının daha önemli olduğu noktasında bir yaklaşım var" dedi ve ekledi: "Birkaç fok balığı ölünce ortalığı ayağa kaldıranlar 100 bin kişinin ölümüne sessiz kalıyor." İşte Erdoğan'ın Buenos Aires'e hareketinden önce verdiği mesajlar:
ZAMANLAMA RAPORA BAĞLI: Suriye rejiminin halkına yönelik katliamı zirveye katılan liderler tarafından dikkatle takip ediliyor, operasyonun olmasını liderle de ifade ediyor. BM'nin raporuna dayalı olarak bir adım atılması noktasında bir yaklaşım var.
KİMYASAL DA SUÇ DİĞERLERİ DE: Burada hedef saptırılıyor. Kimyasal silahlar üzerinde hassasiyetle durulurken, yüz bin insanın öldürülmesi konuluyor. Kimyasal silahlar suç teşkil ediyor, uluslararası hukukta yeri var. Bombalayarak insanları öldürmek suç değil mi? 5 milyonu ülke içinde 7 milyonu göçe zorlamak suç değil mi? Bütün bunların şuç layihasında yerleri var.
FÜZELER KASYUM'DAN: 1700 kadar insan çocuk kadın erkek kimyasal silahla öldürülüyor, herkes kabul ediyor. Ama bunun kimler tarafından işlendiği noktasında Esad'dan bunu sıyırıp "Muhalefet yaptı" gibi bazılarında bir hava var. Önümüzdeki belgelerde ve fotoğraflarda bunların Kasyum dağından atıldığı açık net ortada. Kimler tarafından atıldığı bu da malum.
GERÇEKLER ORTADA: Gerçekler ortada iken bunları görmezden gelenler tarihe bir borcu olur, tarih karşısında bir hesap verir. İnsanlığa karşı da suçlu olduklarını da ifade etmek istiyorum. Siyasi liderlere düşen de bütün olaylar karşısında tavrımızı ortak olarak belirlememizdir. 1-2 fok balığı öldüğü zaman dünyayı ayağa kaldıranlar, burada 100 bini aşkın insan öldürülüyor sessiz kalmak siyasilere yakışacak bir durum değildir. Anayasal, parlamenter sisteme kapı aralayacak bir yönetimi sağlayacak her türlü girişimi destekledik, destekliyoruz.
ESAD'DAN SONRASI: Bir de şöyle bir soru geliyor gündeme "Esad gidince ne olacak?" Kendi halkını bombalayan, kimyasal silah kullanan bir insandan daha zalim ne olabilir? Bundan daha iyi olacak. Halkın iradesi ile tecelli edecek bir yönetim herhalde şu andaki yönetimden daha kötü olmayacaktır. Ben buna demokrasideki tecrübem olarak böyle inanıyorum. Bu amaca yönelik olarak destek verdik, vereceğiz.
KOMŞUDAKİ YANGIN: Suriye'ye yönelik operasyonu destekliyor olmamız, kimileri tarafından, özellikle muhalefet tarafından ifade edildiği gibi asla "savaş çağırtkanlığı" veya "savaş heveslisi" olmak değildir. Bu insanlara karşı insani ve komşuluk sorumluluğumuz var. Komşuda yangın başlamıştır, ilk vuracağı yer biziz. Bu yangını söndürmek gerekir.
CHP KATİLLERİ TEŞVİK EDİYOR: Esad rejimine yönelik operasyonun karşısında durmak, bunu savaş karşıtlığı gibi lanse etmek, 106 bin insanın ölümüne, bundan sonra ölecek masumlara göz yummak katilleri teşvik etmektir. CHP'nin daha en başından itibaren Şam katillerini teşvik ettiğini, Şam'a ziyaret yaparak katillerin sırtını sıvazladığını biliyoruz. Hatta Reyhanlı saldırganları ile nasıl bir ilişki ve irtibat içinde olduğunu da biliyoruz. Ancak MHP'nin Suriye konusunda CHP ile aynı çizgide durması, MHP'ye gönül vermişler açısından üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur.
ORTAK OPERASYON KARARI YOK: Şu anda bir ortak operasyon kararı yok. BM Güvenlik Konseyi kararı olmadığına göre, zaten ortak bir operasyon olmaz. Ancak oluşturulabilecek bir koalisyon gücünün burada bir ortak operasyonu olabilir. Rusya'nın şu anda takıldığı konu, kimyasal silah noktasında bir; belgeler, iki; kimler tarafından kullanıldığı. Bu işin Esad tarafından yapıldığını kabullenmiyorlar. Belki de geleceği düşünerek böyle bir ifade kullanılıyor.
ASIL TEHLİKE MEZHEP SAVAŞI: El Nusra'nın Hür Suriye Ordusu ile müşterek çalışması yok. Hür Suriye Ordusu, Suriye Ulusal Koalisyonu içinde önemli yeri var. Benim bildiğim Suriye halkı, aşırı uçlara çok prim vermez. El Kaide şu anda Irak'ta tecrit edilmiş durumda ama Irak'taki durum mezhep savaşına dönüştü. Suriye'yi bekleyen en büyük tehlike de aslında mezhep savaşı.
BEKLENTİ HAVA DESTEĞİ: (Ban- Ki-moon'un 'Askeri müdahaleye karşıyım' açıklaması) Kendi kanaati olabilir. Böyle bir şeyi belirleme noktasında değil. Şu anda zaten Suriye'nin içinde bir kara sorunu yok. Muhalif güçlerin en önemli beklentisi bir hava desteğidir. Bu destek verildiği zaman oradaki güçler süratle başarı sağlayabileceknoktadırlar.
PUTİN İÇİN RAPORLAR ÖNEMLİ: Sayın Putin ve Obama kimyasal silah kullanıldığına mutabık. Putin, "Bu muhaliflerin işi" diyor. Burada BM'nin gönderdiği misyonun raporları önemli. Raporlar gelince değerlendirme süreci çok farklı bir zemine oturabilir.
'ÇEKİLME DURDU' AÇIKLAMASI: (Cemil Bayık'ın "çekilme durdu" açıklamasına ilişkin) Siyasi kanadın vermiş olduğu beyan farklı, dağdaki vermiş olduğu beyan farklı. İyi polis kötü polis rolü paylaşmışlar. Yol haritamız neyse üzerinde yürümeye devam edeceğiz. Bu süreci bozanlar tarihe bunun hesabını verirler.

#Sayfa#

OPERASYON İÇİN 60 ARTI 30 FORMÜLÜ
(Obama'nın tutumu ve operasyon için olası tarih) "Şu aşamada bir tarih zikretmek doğru değil. Burada da 60 artı 30 gibi bir kanaat ortaya konuldu. Önce bir adım atılır mı atılmaz mı, bunu tabii ABD'deki görüşmelerin neticesinde öğreneceğiz."

BAŞBAKAN BAYRAĞI YERDE BIRAKMADI
G-20'ye katılan liderler Konstantinovskiy Sarayı'nın önünde "aile fotoğrafı" çektirdi. İngiltere Başbakanı Cameron ile gelen Erdoğan, her zaman olduğu gibi duracağı yeri gösteren Türk bayrağını yerden aldı.

'ODTÜ OLAYLARI İÇİN GEREĞİ YAPILIR'
Başbakan Erdoğan basın toplantısında ODTÜ'de başörtülü öğrencilere yapılan saldırıları da değerlendirdi. "YÖK de biz de üzerimize düşeni yaparız" diyen Başbakan, olayların kimin nerede durduğunu göstermesi bakımından önemli olduğunu vurguladı. "Kimlerin kimleri ötekileştirdiği çok açık net ortada. Türkiye'de sol her zaman ötekileştirmiştir" diyen Erdoğan konuyu şöyle değerlendirdi: "Bu ülkenin evlatlarına karşı burada böyle bir ötekileştirme gayreti kampanyası yürütülüyor. O üniversite sadece senin değil. Herkesin. Ellerinde kartonlarla yazılmış şeylerle adeta bahçe bekçisi gibi dolaşıyorlar. Böyle bir şeye müsaade etmemiz mümkün değil. O kızlarımız da diğerlerinin hakkı neyse aynı hakkı orada kullanacak. Buna kimse mani olamaz. Artık onların özlediği Türkiye çok gerilerde kaldı."

'ARTIK YENİ BİR TÜRKİYE VAR'
Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: "Benim neden polisimizin üniversitelerde görev almasını istediğimi bu olay ispatlamıştır. Biz yeni bir Türkiye inşa ediyoruz. Temel hak ve özgürlüklerin egemen olduğu bir Türkiye inşa ediyoruz. Burada düşünce özgürlüğü vardır, inanç özgürlüğü vardır. Bunlara mani olanlar ise bunun bedelini öderler."