X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Özal davası ertelendi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Özal davası ertelendi

  • Giriş Tarihi: 11.9.2013 11:23 Güncelleme Tarihi: 11.9.2013 17:50

Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ölümüne ilişkin yargılanan emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün avukatı Hulusi Coşkun'un, müvekkilinin beraat talebini reddederek, duruşmayı erteledi.

Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin salonunda yapılan duruşmada, gizli tanık ifadeleri okundu.

Mahkeme Başkanı Önder İrfan Yorgancılar, gizli tanık ifadelerine karşı sanık ve müşteki avukatlarının bir diyeceğinin olup olmadığını sordu.

Özal ailesinin avukatı Hasan İşgüzar, Özal'ın başbakanlık yaptığı dönemde uğradığı suikastin, zehirlenmenin bir parçası olduğunu ifade ederek, "O dönemki faili meçhul cinayetler ve ölümlere de bakmak gerekir. Mevcut cumhurbaşkanımıza bile kaç suikast yapıldığını ilerde emniyetten sorabilirsiniz. Yargılanan sanık da buzdağının üstteki bir kısmıdır. "JİTEM" diye bir yapı bilindiği halde, resmi yazılarda, 'Türkiye'de JİTEM yoktur' cevabı geliyor. Takdir mahkemenindir" dedi.

İşgüzar, soruşturma sırasında, Ahmet Özal'a iletilmek üzere posta kutusuna bırakılan isimsiz bir mektubu mahkemeye sundu. Mahkeme Başkanı Yorgancılar tarafından okunan mektupta, "Özal'ın radyoaktif maddeyle zehirlendiğinin, ölümünün ardından alınan kan örneklerinden belirlendiği, ancak bunun açıklanamadığı" iddiası yer aldı.


"SEMRA ÖZAL'DA YARGILANMALI"

Ersöz'ün avukatı Hulusi Coşkun, JİTEM'in deneme amaçlı bir dönem faaliyete geçirilmek istendiğini, ancak kötüye kullanıldığı için bundan vazgeçildiğini savunarak, "Ne kadar serseri, suç işlemek isteyen varsa, 'devlete sırtımı dayadım, JİTEM'ciyim' dedi" ifadesini kullandı.

Gizli tanığın, "Özal'ı zehirleyerek öldürenin Semra Özal olduğunu" söylediğini hatırlatan Coşkun, bu ifadeye itibar edildiğinde, Semra Özal'ın da sanık olarak yargılanması gerektiğini savundu.

23 Ağustos 2013 tarihinde verdiği ifadesinde Turgut Özal'ın zehirlendiği iddiasında bulunan Selçuk, şu ifadeleri kullandı: "1991-1999 yıllari arasinda Jitem'de görev yaptim. Özal'in öldürülmesi için Semra Özal'a Levent Ersöz tarafindan bazı görüntülerle şantaj yapılmıştır. Levent Ersöz, Hasan Iğsız ve Süleyman Demirel'in de bulunduğu ortamda cinayetin nasil işleneceğini dair brifing verilmişti."

Hulusi Coşkun, müvekkilinin sağlık durumuna ilişkin raporu mahkemeye vererek, "İki refakatçıyla bakımı sağlanıyor. Şeker, tansiyon, prostat kanseri gibi hastalıkları var. Sağlık durumu mahkemeye gelmesi için müsait değil" dedi.

Coşkun, Ersöz'ün 98 sayfadan oluşan savunmasını da mahkemeye sundu.


"TUSHAD VE JİTEM YOK"

Genelkurmay Adli Müşavirliği'nden, mahkemeye ulaşan yazıda, Türkiye Ulusal Stratejiler ve Harekat Dairesi'ne (TUSHAD) bağlı, Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Grup Komutanlığı (JİTEM) ile "siyah ve beyaz kuvvetler" adı altında yapılanmaların varlığına ilişkin bilgi ve belgeye ulaşılamadığı bildirildi.

Bu birimlerde görev almış, Savaş Korkmaz ve İrfan Şahinoğlu isminde çalışanların ve emekli personelin bulunmadığı belirtilen yazıda, Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde, İçişleri Bakanlığının onayıyla Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığının teşkil edildiği, bu komutanlığın Ekim 1987'de Diyarbakır Jandarma Asayiş Komutanlığının emrine verildiği aktarıldı.

Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığının kadrosunun güçlendirilerek, istihbarat hizmetlerinin daha iyi seviyeye çıkarılması için Kasım 1988'de araç ve personel sayısının artırıldığı ifade edilen yazıda, komutanlığın isminin "JİTEM", bünyesindeki İstihbarat Tim Komutanlığı isminin ise "JİT" olarak değiştirilmesinin teklif edildiği anlatıldı.


"JİTEM VE JİT İSİMLERİYLE İLGİLİ UYARI"

Söz konusu teklifin, geçici görev kuruluşuyla deneme amacıyla bir süre uygulandığı ve Jandarma Genel Komutanlığı'nca Mart 1990'da yapılan istihbarat kadro çalışmaları sonucunda, görevine Nisan 1990'da son verildiği kaydedilen yazıda, istihbarat birimlerinin, "Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı ve Jandarma İstihbarat Tim Komutanlığı" olarak yeniden teşkilatlandırıldığı belirtildi.

"JİTEM ve JİT" isimlerinin geçmiş yıllarda jandarma dışında bazı kaynaklarca zaman zaman kullanıldığı, bunun üzerine 1994'te "JİTEM", 1997'de ise "JİT"in kullanılmaması için birliklerin uyarıldığı ifade edilen yazıda, Genelkurmay Başkanlığı içerisinde yapılandığı iddia edilen TUSHAD ile Jandarma Grup Komutanlığının herhangi bir bağlantısının bulunmadığı bildirildi.

Jandarma Genel Komutanlığından mahkemeye ulaşan bir başka yazıda ise sanık Levent Ersöz'ün 1993'te Şırnak'ta görev yaptığı belirtildi.


SAVCI, "BERAAT TALEBİNİN REDDİNİ" İSTEDİ

Cumhuriyet Savcısı Sadık Bayındır, gizli tanık beyanları ve Genelkurmay Başkanlığı tarafından gönderilen cevabi yazıların değerlendirilmesi ve takdirinin mahkemede olduğunu belirterek, sanık vekilinin beraat talebinin reddedilmesini istedi.

Bayındır, müşteki vekilinin posta kutusuna bırakılan ihbar mektubunun bir suretinin, Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) 10. maddesiyle görevli Başsavcıvekilliğine gönderilmesini talep etti.


SANIĞIN SAĞLIK DURUMU SORULACAK

Sanık Levent Ersöz'ün, mahkemede hazır bulundurulup bulundurulamayacağı konusunda araştırma yapılması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan yazının akıbetinin, Bakırköy-Metris 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünden sorulmasına karar veren mahkeme, sanığın sağlık durumunun, mahkemeye getirilmesine engel olmadığı yönünde rapor verilmesi halinde duruşmada hazır edilmesini kararlaştırdı.

Sanığın sağlık durumunun elvermemesi halinde savunmasının sesli ve görüntülü iletişim sistemi ile alınması için Metris 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna müzekkere yazılmasına karar veren mahkeme, müşteki Ahmet Özal'ın şikayet ve delilerinin tespiti için İstanbul TMK'nın 10. maddesiyle görevli ve yetkili ağır ceza mahkemesine talimat yazılmasını kararlaştırdı.

Mahkeme, davetiye tebliğine rağmen Ahmet Özal'ın duruşmaya gelmemesi halinde, "tanık" sıfatı ile zorla getirilerek ifadesinin alınmasının istenmesine hükmetti.


EMEKLİLİK MAAŞI SORUSU

"Deniz Uygar" kod adlı tanık İlker Çınar'ın açık adresinin tespiti için Tarsus Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar veren mahkeme, Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) yazı yazılarak Savaş Korkmaz, Selim Gül ve İrfan Şahinoğlu adlı kişilerin Genelkurmay Başkanlığı'ndan emeklilik maaşı alıp almadığının sorulmasını kararlaştırdı.

Ankara Ümitköy'de 2003-2004'te Atabilge Sitesi'nin olup olmadığının tespit edilmesi, varsa site yönetimi ile görüşülerek, burada Levent Ersöz ile eşi veya çocukları adına kayıtlı daire yada villa bulunup bulunmadığının belirlenmesi için emniyete yazılan yazının cevabının beklenmesine karar veren mahkeme, müşteki Semra Özal'ın davaya katılma talebinin, sanığın beyanının alınmasından sonra değerlendirilmesine hükmetti.

Avukat Hasan İşgüzar'ın mahkemeye sunduğu mektubun bir suretinin, yasal gereğinin yapılması için TMK'nın 10. maddesiyle görevli Başsavcıvekilliğine gönderilmesine karar veren mahkeme, Ersöz'ün avukatının, müvekkilinin beraatına karar verilmesi talebini reddederek, duruşmayı 9 Aralık 09.00'a erteledi.