X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Başbakan'dan o pankarta cevap
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Başbakan'dan o pankarta cevap

  • Giriş Tarihi: 18.9.2013 17:44 Güncelleme Tarihi: 18.9.2013 17:46

Başbakan Erdoğan İlçe Belediye Başkanları toplantısında konuştu. Bugün Ankara'da bir hastanenin açılışını yapmaya giderken yolda gördüğü "Yol istemiyoruz orman istiyoruz" diye bir pankart gördüğünü söyleyen Erdoğan, pankartı asan öğrencileri eleştirdi. Erdoğan "Yol istemiyoruz, orman istiyoruz" diye pankart açan öğrencilere "Siz gidin ormanda yaşayın, biz yol yapacağız" dedi.

Başbakan Erdoğan, Ankara'da ilçe belediye başkanları toplantısında konuşuyor. Erdoğan 2014 yerel seçimlerine iki önemli enstürümanla girdiklerini belirtirken belediye başkanlarını uyardı.

Erdoğan, Ak Parti'nin millet için çalıştığını seçim için değil milletin gönlünü kazanmak için çalıştığını söyledi.

Vatandaşların alt yapı yatırımlarını görmediğini bunun iyi anlatılması gerektiğini anlatan Erdoğan " Bizi karalamak için her yola başvuracaklar. Bugün şehir hastanesi temel atma törenine gidiyorum üniversite gençliği yol istemiyoruz orman istiyoruz" diyor. Böyle bir pankart olur mu. Yolu suyu olmayanın medeniyeti konuşması mümkün mü" dedi.

Tarihte nice şehirler görüldüğünü bir masal içinde yaşandığını ancak vandallar tarafından yok edildiğini anlatan Erdoğan "Burada seramiklerle süslenmiş bu güzellikler vandallar tarafından yok edildi. Bunlar kaldırılabilir yenisi yapılabilir ama bunu milletin görmesi lazım." dedi.

Erdoğan satır başları ile şunları söyledi

-Ben şunu merak ediyorum, vatandaş bunları görüyormu bunları kimler yaptı diye merak ediyor mu, ben bunun hesabını 30 Mart'ta sorcağım diyor mu bu önemli. Bunu anlatmamız lazım.

Yaşadığımız Taksim olaylarını görüyorsunuz. Sadece Taksim'de kalıyor mu? Bugün bir pankart gördüm, "Yol istemiyoruz orman istiyoruz."

Böyle bir pankart olabilir mi ya? Üniversite gençliği asıyor bu pankartı. Orman isteyenler için orman bol, ama şunu bilmiyor; yol medeniyettir, yolu olmayanın medeniyetten konuşabilmesi mümkün mü? Siz ormanlara gönderelim, ormanlarda yaşayın, ama hiç olmazsa şehirdeki halkı rahatsız etmeyin.

Onlar istiyor diye biz yol yapmaktan vaz mı geçeceğiz? Hayır, kesinlikle vazgeçmeyeceğiz.

Taksim'de meydanda niye hiç ağaç yok diye eleştiriyorlar şimdi de. Daha önce orda yeşillik var mıydı? Orda egzos kokuları arabalar vardı. Tamamen bittiğinde gayet güzel bir peyzaj düzenlemesiyle bunu da halledeceğiz. Daha yolda giderken saldırı başlıyor, yahu sonunu bir bekle bakalım.

Yapmak zor olandır, yıkmak en kolay. Biz zora talibiz. Yapılanı muhafaza etmek de zordur, vandalların karşısında bu yapıları da koruyacaksın. Burda da güvenlik güçlerimize iş düşüyor

Yıllarca süt kadar temiz saf eserler ortaya korsunuz, birkaç vandal çıkar o sütün temizliğini saflığını yok eder. Bunu korumak zorundasınız. Bir anlık bir rehavet yılların emeğini alıp götürür. Ben şu kadar iş yaptım diyerek kenara çekilen hep kaybetmiştir. Bizim için menzil önce Allahın sonra milletin takdirindedir.

Biz bu millete efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik. Millete hizmet etmenin yolu, milletvekili belediye başkanı meclis üyeliği değlidir. Vakıf derneklerde de hizmet etme imkanı vardır. Geçmişte bakan milletvekili belediye başkanı olan arkadaşlarımız bugün başka görevlerde hizmetini sürdürüyor.

Millete hizmet yolunda, biz küsmek, darılmayı hiç tanımadık. Teşkilat olarak bir olarak birlikte olacak hep beraber AK Parti olmaya devam edeceğiz. İl İlçe başkanları, meclis üyeleri ve teşkilatla bir olacağız, birlikte olacağız ve diri olacağız. Hep birlikte Ak Parti olacağız.

Bugüne kadar böyle geldik, bundan sonra da böyle gideceğiz. Partimizi kurduğumuz andan itibaren birkaç istisna dışında hep şunu gördük. Aday arkadaşlarımız açıklandıktan görevdeki arkadaşımız son ana kadar bir kardeşlik havası içinde çalışmasını sürdürdü. Önümüzdeki seçimlere de böyle bir hava ve iklimle gideceğiz. Milletin bize verdiği süreyi son ana kadar anlımızın akı ile tamamlayacağız, ya devam edeceğiz ya da bayrağı kardeşimize teslim eteceğiz.

Bize makamlar hükmetmeyecek, biz makamlara hükmedeceğiz.

Mart ayında bir kez daha tarih yapacak, tarih yazacağız. Bundan önceki seçim ve referandumlar çok önemli idi, Mart 2014 seçimleri çok daha önemlidir.

52 yıl önce yaşanan acıyı bir daha yaşadık. Birileri bu acıyı hatırlıyor ve hatırlatıyor olmamızdan rahatsızlar. Onları sizler biliyorsunuz. 11 Yıl öncesinde karşılaştığımız birçok sorunun temelinde 27 Mayıs süreci ve o dönemde yaşanan idamlar vardır.

Yassı ada ile ilgili bir proje hazırlıyoruz. adını da Yassıada'nın 'Demokrasi ve Özgürlükler adası koyduk. Bir grup gitmiş, mahkemenin olduğu salona 'adının demokrasi ve özgürlükler adası olsun istiyoruz' demiş, bir başka grup da gitmiş 'adamıza kimseyi dokundurtmayız' demiş, Sen kimsin, İşte şimdi biz bu adayı özgürlük ve demokrasiye hizmet etmek için çalışmalarımızı yapıyoruz.

27 Mayıs'ı gençlere iyi anlatmaz gerekli tedbirleri almazsak yine aynı tuzaklara düşeriz. Her darbe en az 10 yıl ülkeyi geri götürmüştür. Türkiye darbelerle en az 40 yıl geriye gitmiştir. Şu anda eline taş alan, molotof alan, sokakları yangın yerine çeviren gençler, Türkiye tarihinde bunların ilk kez yaşandığına inanıyorlarsa çok büyük yanılgı içindeler. Gitsinler 27 Mayıs öncesinde sokakların nasıl yangın yerine çevrildiğini öğrensinler, 12 Eylül öncesinde neler yaşandığını gidip öğrensinler. Sokakları yangın yerine çevirmek gençleri karşı karşıya koymak 27 Mayıs ürünüdür.

Türkiye'de 11 yıl içinde 27 mayıs ruhunu yaşatmak için uygulanmak istenen birçok senaryoyu berteraf ettik. Bürokratik oligarşinin geride kaldığını, sandık dışında yolların Türkiye'de tamamen tedavülden kalktığını bir kez daha ilan edeceğiz. Ama 6.5 ay durmak yok, çok çalışacağız. Kapı kapı çalışacağız.

Sıkıntı var demeyeceğiz. O sıkıntıları hep beraber kaldırıp, sandıkta milli iradenin gücünü bir kez daha göstermemiz lazım. Türkiye'ye manşetlerin, sokakların değil, elitlerin ve sermayenin değil, sadece ve milletin rota çizeceğini Mart ayında tekrar ilan edeceğiz.