X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER CHP heyeti Washington'da
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

CHP heyeti Washington'da

  • Giriş Tarihi: 25.9.2013 07:52 Güncelleme Tarihi: 25.9.2013 07:52

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu, "CHP'nin görüşleri önceden sadece ilgi meselesiyken, bugün çok daha kapsamlı, çok daha ayrıntılı sorulara muhatap kaldığımızı, bu da Amerikalı muhataplarımızın CHP'yi önümüzdeki dönemde bir iktidar partisi potansiyeli olarak değerlendirdikleri izlenimi yarattığını söyleyebilirim" dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcıları Loğoğlu ve Umut Oran, Washington'daki ikinci günlerinde, Beyaz Saray, Dışişleri Bakanlığı ve Pentagon'da görüşmelerinin ardından Türk gazetecilere açıklamalarda bulundu.

CHP'nin Türkiye'nin içerideki ve dışarıdaki sorunlarına bakış açısı ve vizyonunu Amerikalı muhataplarına aktarmak ve CHP Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu'nun Amerika'ya yıl sonundan evvel yapacağı muhtemel ziyaretin zemin yoklamasını gerçekleştirmek üzerine Washington'da bulunduklarını belirten Loğoğlu, görüşmelerinde, genel olarak "Amerikalıların Türkiye'deki gelişmeleri yakından takip ettikleri, bundan çıkarılması gereken sonuçları ve duymaları gereken kaygıları büyük ölçüde duydukları" sonucuna vardıklarını kaydetti.

Loğoğlu, "CHP'nin görüşleri önceden sadece ilgi meselesiyken, bugün çok daha kapsamlı, çok daha ayrıntılı sorulara muhatap kaldığımızı, bu da Amerikalı muhataplarımızın CHP'yi önümüzdeki dönemde bir iktidar partisi potansiyeli olarak değerlendirdikleri izlenimini yarattığını söyleyebilirim" diye konuştu.

Loğoğlu, ABD'ye herhangi bir destek ve beklenti içinde gelmediklerine işaret ederek, "Biz buraya düşüncelerimizi paylaşmaya geldik, beklentilerimizi paylaşmaya değil" ifadesini kullandı.

Amerikalı muhataplarına CHP'nin Türkiye-ABD ilişkilerine bakışını anlattıklarını bildiren Loğoğlu, bu bağlamda, iki ülkenin ilişkilerinin
"konjonktüre bağlı olmadan, ortak değer ve çıkarlar üzerine inşa edilmiş sağlam ve sürdürülebilir olmasını tercih ettiklerini" belirttiklerini dile getirdi. Loğoğlu, partileri içinde Türkiye-ABD ilişkilerine farklı yaklaşan üyelerin de olduğunu ifade ederek, "Ama CHP ne SSCB döneminin komünist partisidir, ne de bugünün Türkiyesi'nin Adalet ve Kalkınma Partisi'dir, çok sesli bir partidir. Çok sesimizin olması, vizyonumuz, sesimiz olmadığı anlamına gelmiyor" dedi.

"Suriye ve Gezi Parkı gündeme geldi"

Pentagon'daki görüşmelerinde kendilerine ABD'nin Suriye'ye olası saldırısına yönelik görüşlerinin sorulduğunu, kendilerinin ise buna karşı olduklarını, Türk halkının da yaklaşık yüzde 70'inin saldırıya karşı durduğunu belirttiklerini anlatan Loğoğlu, ancak soruna siyasi çözüm bulunması noktasında ABD ile fikirlerinin uyuştuğunu dile getirdi.

Loğoğlu, Beyaz Saray'daki görüşmelerine dair soru üzerine, Ergenekon ve Balyoz davalarıyla ilgili soru gelmediğini ama asker-siyaset ilişkisinin sorulduğunu ve Gezi Parkı odaklı gelişmelerin görüşmelerinde birden çok gündeme getirildiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Gezi Parkı sürecini önemli buluyorlar. Demokrasi bakımından anlamlı da buluyorlar. Bu sürece partimizin bakış açısını ve bu süreçle nasıl bir ilişki kurmak isteyebileceğini sordular. Gezi Parkı olaylarının hedeflerinin, özgürlük ve 'yaşam tarzıma karışma' taleplerinin bizim de savunduğumuz görüşler olduğunu ama bunun da parti bağlantılı olmayan, bağımsız yeni orta sınıfın evlatlarının bir ürünü olduğunu, CHP'nin bunu sahiplenmek gibi bir girişimi olmadığını, buna hakkı da olmadığını ama Gezi Parkı sürecinin Türkiye'deki siyasetin parametrelerini artık bir daha geri dönülmeyecek şekilde değiştirdiğini, yani, yeterince demokratik hakkını kullanmakta direndiğin zaman hükümetin buna bigane kalamayacağının görüldüğünü, bu nedenle Gezi Parkı'nı Türkiye'de demokrasinin geleceği bakımından önemli, anlamlı ve yararlı bulduğumuzu söyledik."

"CHP Genel Başkanı'nı burada görmek istediklerini tüm muhataplarımız ifade ediyor"

Asker-siyaset ilişkisinde de "CHP olarak askeri darbelerden en fazla zarar görmüş bir parti olarak, askerin siyasetten çekilmesini doğru bulduklarını" belirttiklerini dile getiren Loğoğlu, "Ancak bunu yaparken de askeriyeye bu davalar üzerinden ağır darbeler vurulduğunu, bunun yanında her ne kadar askerin siyasetten çekilmesi doğru olmakla birlikte siyasetin askere bulaştırılmasını da aynı derecede yanlış bulduğumuzu söyledik" diye konuştu.

ABD yönetimi ve Kongre'nin AK Parti yönetimine bakışına yönelik soru üzerine Loğoğlu, "son dönemde Amerikalılar doğrudan dile getirmese de duydukları sıkıntıları ve rahatsızlıkları, önceki ziyaretleriyle karşılaştırdıklarında rahatlıkla fark edebildiklerini" kaydetti.

Kılıçdaroğlu'nun ziyaretinin de gerçekleşmesi halinde Türkiye-ABD ilişkileri açısından önemli bir ziyaret olacağını anlatan Loğoğlu, "Amerikalılar da ister Türkiye'de ister burada konuştuğumuz olsun, bunun yararlı olacağını, zamanının geldiğini, CHP Genel Başkanı'nı burada görmek istediklerini tüm muhataplarımız ifade ediyor" dedi. Loğoğlu, temasları kapsamında ABD'deki güçlü İsrail lobisi AIPAC'in bir temsilcisiyle bir araya geldiklerini kaydetti.

Davutoğlu'nun sözlerine sert tepki...

Loğoğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Abdullah Gül arasında bir ayrılık olup olmadığına yönelik soru üzerine, Gül'ün 4-4,5 yıl etkili Dışişleri Bakanlığı yürüttüğünden ve daha öncesinde de uluslararası platformlarda Türkiye'yi temsil ettiğinden "olağanüstü bir birikimi olduğunu, bunun da insanın dilini ve zihniyetini etkileyeceğini" söyledi. O nedenle Gül'ün her zaman daha dikkatli ve ölçülü dil kullandığını bildiren Loğoğlu, "Ama yine de bunları Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında derin görüş ayrılıkları olarak algılamak bana göre biraz fazla abartılı olur" dedi. Loğoğlu, Gül'ün karakteri ve mevkisi nedeniyle Başbakan Erdoğan ile aralarında "özden çok önemli sayılabilecek nüans farklılıkları bulunduğu" görüşünü dile getirdi.

Umut Oran ise Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Kılıçdaroğlu'nun sözleriyle ilgili olarak "Bunu da barış kisvesi altında yapmak tam bir ikiyüzlülük" açıklaması hakkında, "Aslında sayın Davutoğlu burada aynaya bakmalı, kim ikiyüzlü? İki yıl önce Başbakan'ın Esed ile ilgili söylediklerine, mitinglerde yapmış olduğu açıklamalara, gazetedeki boy boy resimlere baksın, bir de bugünkü savaş bakanı gibi ortaya çıkıp yapmış olduğu söylemlere baksın. İki yüzlü politikayı o zaman çok net olarak görecektir. Bu sözü de kendisine iade ediyorum. Esas dış politikada ikiyüzlü olan Sayın Davutoğlu ve onun hükümetidir" dedi.

Oran ayrıca, Amerikalıların şu andaki "yargı sisteminin tarafsız ve bağımsız olmadığını bir anlamda dile getirdiklerini" sözlerine ekledi.