X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Çelik: CHP bunu yapmazsa çok garip olurdu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Çelik: CHP bunu yapmazsa çok garip olurdu

  • Giriş Tarihi: 11.10.2013 20:50

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, kamuda başörtüsü serbestisiyle ilgili olarak CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın Danıştay'a düzenlemenin iptali için yaptığı itirazı, "CHP herhalde halkla birlikte, kamu vicdanıyla birlikte, vatandaşla birlikte yürümek nasip olmayacak. Çünkü CHP böyle nasipsiz bir partidir. Dolayısıyla bunu hiç yadırgadım. Böyle bir şey bekliyor muydunuz; CHP bunu yapmazsa çok garip olurdu" sözleriyle değerlendirdi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında parti genel merkezinde toplanan Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından basın açıklaması düzenledi ve gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.

Çelik, Türkiye'nin seçim atmosferine girdiğini hatırlatarak, bugünkü toplantının ağırlıklı gündem maddesinin yerel seçimler olduğunu söyledi. Teşkilatlar nezdinde yapılacak temayül yoklamalarının mevcut 16 büyükşehirde 26-27 Ekim'de, diğer 65 kentte ise 9-10 Kasım'da bir genel başkan yardımcısının başkanlığında oluşturulacak heyetle yapılacağını aktaran Çelik, bazı adayların temayül yoklamasına bağlı olmadığını söyledi. Partinin ilgili kurulların bir araya gelerek mevcut belediye başkanının devamı yönünde karar alınabilineceğini aktaran Çelik, bazı belediye başkanlarının da temayül yoklamasına girmemesini istemeyebileceklerini söyledi. Çelik, bu temayül yoklamalarının sadece büyük şehirlerde değil büyük şehirlere bağlı ilçelerde de yapılacağını anlattı.

"İNŞALLAH KAFALARINI DÜZELTİRLER"

Gazetecilerin sorularını da cevaplandıran Çelik, MHP İstanbul Milletvekili Engin Alan'ın Balyoz Darbe Planı Davasıyla ilgili olarak Yargıtay'ın verdiği kararı sorması üzerine, Anayasa'nın 83. ve 84. Maddelerine işaret etti. Çelik konunun çok net olduğunu dile getirdi.

Bazı CHP milletvekillerinin dün yaptıkları basın toplantısında demokratikleşme paketiyle ilgili yaptıkları yorumları da değerlendiren Çelik, "Bu, tipik bir derin CHP refleksidir. Malumunuz 'CHP var, CHP'den içeri' diyorum ben, her zaman. Birkaç tane CHP var biliyorsunuz" dedi. Açıklama yapan milletvekillerinin "bütün CHP milletvekilleri adına açıklama yapıyoruz" dediğine değinen Çelik, "CHP adına açıklama yapma yetkisi kimdedir, anlamış değilim. Genel Başkan bir telden çalıyor, grup başkanvekilleri başka bir telden çalıyor, genel başkan yardımcıları bir başka telden çalıyor" açıklamasında bulundu.

CHP'nin demokratikleşme paketiyle ilgili yaptığı yorumları "kafa karışıklığı" olarak nitelendiren Çelik, "İnşallah kafalarını düzeltirler, sonra hepsinin CHP kurumsal kimliği ne düşünüyor bizde bunu sizinle birlikte öğrenmiş oluruz" dedi.

"CHP BÖYLE NASİPSİZ BİR PARTİDİR"

Kamuda başörtüsü serbestisiyle ilgili olarak CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın Danıştay'a düzenlemenin iptali için yaptığı itirazı değerlendiren Çelik, yüksek yargıya müracaat etmenin vatandaşların en tabii hakkı olduğunu belirtti. Bu durumun CHP klasiği olduğunu dile getiren Çelik, "Yıllar yılı CHP bunu yaptı. Yıllar yılı vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini ya darbelerle ya darbelerin oluşturduğu bürokratik zihniyetle temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasına engel oldular. Bunların hiçbirisi olmadığı zaman da bunu yargıyla yaptılar" diye konuştu. Üniversitelerde başörtüsü serbestliğiyle ilgili yapılan düzenlemenin CHP tarafından Anayasa Mahkemesine götürüldüğüne işaret eden Çelik, "Bunu yaparken de malum bazı medya kuruluşlarıyla işbirliği halinde bunu yaptılar, ağızbirliği halinde bunu yaptılar. Onlar "411 el kaosa kalktı' diye manşet atarken onlar Anayasa Mahkemesine götürdüler. Nitekim, Anayasa Mahkemesi belki hukuk tarihine geçebilecek olan en tartışmalı kararlarından birisini verdi. Bir hukuk garabeti işledi" dedi.

Tanal'ın bu düzenlemeyi Danıştay'a götürmesini "bu CHP'nin hep yaptığı şeydir" sözleriyle değerlendiren Çelik, "CHP herhalde halkla birlikte, kamu vicdanıyla birlikte, vatandaşla birlikte yürümek nasip olmayacak. Çünkü CHP böyle nasipsiz bir partidir. Dolayısıyla bunu hiç yadırgadım. Böyle bir şey bekliyor muydunuz; CHP bunu yapmazsa çok garip olurdu" dedi.

"KCK'LILARLA İLGİLİ SÖZLERİM ÇARPITILDI"

"Bir televizyon kanalında, "PKK'nın tamamen silah bırakması halinde KCK'lıların da serbest bırakılması gündeme gelebilir' bu yargıya müdahale anlamına gelebilir şeklindeki iddialar var" şeklideki soruya Çelik, kendisinin böyle bir ifadesinin olmadığını söyledi. Kuzey Irak'ta yayın yapan 'Rudaw isimli bir kanaldaki programda söylediklerini basın toplantısında açıklayan Çelik, "PKK'lılar tamamen çekilirlerse, sonra tamamen silah bırakırlarsa o zaman "bana ne olacak' sorusu sorulduğu zaman eve dönüş yasası mı devreye girer, pişmanlık yasası mı devreye girer başka türlü düzenlemeler mi olur o zaman konuşulabilecek konulardır' dedim" şeklinde konuştu. Kendisinin hiçbir TV programında ve gazetelere verdiği mülakatlarda böyle bir ifade kullanmadığını söyleyen Çelik, Türkiye'de sözleri çarpıtmak, söylenenleri farklı mecralara çekmek gibi kötü bir ahlaksızlık olduğunu dile getirdi. Terörün sadece tetiği çekmek ve birini öldürmek olmadığını dile getiren Çelik, teröre destek vermenin de suç olduğunu anlattı.

"BUGÜN O DEPARTMAN KAPALI"

"Bir sunucuyla ilgili söylediğiniz daha sonrasında çok tartışıldı. Daha sonrasında programda bir sunucu değişikliği de yapıldı. Sözlerinizin sunucu değişikliğinde etkili olduğunu düşünüyor musunuz?" sorusuna Çelik, "Arkadaşlar siz galiba siyasi magazin peşindesiniz. Bugün o departman kapalı" diyerek cevap verdi.

Demokratikleşme paketiyle üzerinde düzenleme yapılacak q, w ve x harfleriyle ilgili açıklamalarda bulunan Çelik, bu harflerin kullanımına serbestlik getirildiğini, yasaklamanın kalktığını söyledi. "Bizim harflerle, kelimelerle, klavyelerle kavgamızın olması gerekiyor" diyen Çelik, bu konu hakkında yıllarca enerjinin tüketildiğini aktardı.

Uzun dönem askerliğin kısalmasının gündemde olduğunu aktaran Çelik, kısa dönem askerliğin süresinde herhangi bir değişikliğin gündemde olmadığını sözlerine ekledi.

"BU MESELEDE HERHANGİ BİR PAZARLIK SÖZ KONUSU OLMAYACAK"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda uzlaşılan 60 maddeyi TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesine sıcak bakmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Çelik, Kılıçdaroğlu'nun böyle bir çıkış yapmasını kendilerinin olumlu karşıladığını ifade etti. Uzlaşılan maddelerin partide grubu bulunan 4 parti ile Genel Kurul'dan geçirilmesini arzu ettiklerini aktaran Çelik, "Ama ola ki Sayın Bahçeli daha önce bazı açıklamalarda bulundu, MHP ve BDP derse; "Biz yokuz bu işin içinde' Biz bunu AK Parti ve CHP olarak geçiririz. Bu yüzde 75 halk desteği demektir. Hiçbir usul problemi olmaz burada, meşruiyet problemi olmaz" değerlendirmesinde bulundu. Bayramdan sonra bu teklifin hemen değerlendirileceğini söyleyen Çelik, "Ama bu meselede herhangi bir pazarlık söz konusu olmayacak. Bir ön şart olmaksızın, Uzlaşma Komisyonu'nun üzerinde anlaşmaya vardığı maddeleri geçirebiliriz" dedi.

"İNSANLARIN GÖZYAŞI ÜZERİNDE SEVİNÇ BİNA EDEMEZSİNİZ"

Balyoz davasıyla ilgili Yargıtay'ın verdiği kararları da değerlendiren Çelik, mahkemenin verdiği kararı destekleyenlerin de olduğunu eleştirenlerin de olduğunu aktardı. Dava sonucu hapis cezasına çarptırılan kişilerin ailelerinin durumunu da değinen Çelik, "İnsanların gözyaşı üzerinde sevinç bina edemezsiniz. Kendi saadetinizi, başka insanların felaketi üzerine kuramazsınız. Biz buna ahlaksızlık diyoruz" dedi. Merhametin adaletin gerçekleşmesine engel olmaması gerektiğine işaret eden Çelik, "İster asker ister sivil bu davada hüküm giyen, bu davada kesinleşmemiş olmakla birlikte malum bunun bazı süreçleri var. Mahkeme tarafından suçlu bulunanların aileleri içinde bulunduğu ruh halini anlayabiliriz. Empati kurabiliriz ve kesinlikle onların ızdırabını anlayabiliriz. Onların kederi, onların özellikle gözyaşları hiçbir zaman için, hiç kimse için neşe ve sevinç kaynağı olmamalıdır. İnsani olarak değerlendirmemiz gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.

"O YAPILAN YANLIŞTIR, BUGÜN YAPTIĞIMIZ DOĞRUDUR"

Çelik, "Andımız"la ilgili 2009 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bir savunma yapıldığının hatırlatılması üzerine, kararda bakanın imzasının yer almadığını söyledi. Milli Eğitim Bakanlığı'nın 1 milyona yakın personeli olan bir bakanlık olduğuna dikkat çeken Çelik, "Açılan bu davalarla ilgili savunmalar yapılır, bu savunmayı yapan hukuk müşaviridir. Bu, bürokratik devletin refleksidir. Bu, bürokratik cumhuriyet anlayışının refleksidir. Bu, siyasi iradenin refleksi değildir. O yapılan yanlıştır, bugün yaptığımız doğrudur. O gün, Milli Eğitim Bakanlığı'nda bir bürokratın imzasıyla mahkemeye gönderilen savunma bizim bakış açımızı, bizim durduğumuz yeri göstermez. Dolayısıyla o yanlıştır ama bu yapılan doğrudur. Netice itibarıyla o gün yapılanı bugün sürdürmek zorunda değiliz. Hatanın neresinden dönülürse kardır" ifadelerini kullandı.

"CHP'Lİ BAZI MİLLETVEKİLLERİ AKAYDIN'IN AÇIKLAMALARINI "TALİHSİZLİK' OLARAK DEĞERLENDİRDİ"

Belediye Başkanı Mustafa Akaydın'ın kamuda başörtüsü serbestisiyle ilgili açıklamalarını değerlendiren Çelik, "Sayın Akaydın'ın Atatürk adına konuşmasını çok gariptir. Atatürk'ün kendi eşi bizatihi başörtülüydü" ifadesini kullandı. Akaydın'ın açıklamalarını talihsizlik olarak değerlendiren Çelik, her toplumun kabullenebildikleri ve kabullenemedikleri olduğunu dile getirdi. Aşırılıkları toplumun törpülediğini aktaran Çelik, "Ama Mustafa Akaydın'ın annesine de bakarsanız, akrabalarını da bakarsanız onlarda başörtülüdür. Başı açıklık Türk kadınına yakışıyor, başı kapalılık Türk kadınına yakışmıyor, yakışmıyor şeklinde genellemeler yapmak, akılla izah edilebilecek, sağduyuyla izah edilebilecek şeyler değildir. Birçok CHP'li milletvekili bile sözünü ettiğiniz belediye başkanının açıklamalarını "talihsiz, kabul edilemez beyanlar' olarak değerlendirdi" şeklinde konuştu.