X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER CHP'nin tutuklu milletvekilleri raporu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

CHP'nin tutuklu milletvekilleri raporu

  • Giriş Tarihi: 21.10.2013 17:00 Güncelleme Tarihi: 21.10.2013 17:01

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) hazırladığı 'Tutuklu Milletvekilleri Raporu'nu kamuoyuna açıkladı.

CHP Cezaevi İnceleme ve İzleme Komisyonu üyeleri tarafından hazırlanan rapor, Silivri, Sincan, Mardin, Diyarbakır, Şanlıurfa cezaevleri ziyaretlerindeki tespitlerden oluşuyor. Raporda tek tek görüşülen tutuklu milletvekillerinin sözlerine de yer veriliyor. Malatya milletvekili Veli Ağbaba, raporu Cumhurbaşkanı'na, Başbakan'a, Meclis Başkanı'na ve parlamentoda grubu bulunan siyasi partilere göndereceklerini belirtti. Ağbaba, ayrıca raporun İngilizce çevirisini de uluslararası kurum ve kuruluşlara, sivil toplum örgütlerine, AB Parlamentosu'na göndereceklerini ifade etti.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi'nin de katılımıyla gerçekleşen basın toplantısında, CHP Milletvekilleri Veli Ağbaba, Özgür Özel ile Nurettin Demir tarafından cezaevlerinde yapılan inceleme, temas, görüşme ve değerlendirme sonucunda hazırlanan 'İradesi Hapsolmuş Bir Ülkenin Çığlığı' isimli raporun içeriğini açıklandı. CHP Genel Merkezi'nde düzenlenen toplantıda, açılış konuşmasını yapan Hamzaçebi, tutuklu veya hükümlü milletvekili sorununun bireysel sorun olmadığını belirterek, Türkiye demokrasisinin yaşadığı özgürlük sorunu olduğunu söyledi.

"EŞİ BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ RAPOR"

Demokrasi ve özgürlükler tarihinden örnekler veren Hamzaçebi, sözü daha sonra bu raporu hazırlayan vekillere verdi. İlk sözü alan Veli Ağbaba, Cumhuriyet Halk Partisi Cezaevi İnceleme ve İzleme Komisyonu (CHP-CK) üyeleri olarak bugüne kadar, haksız ve hukuksuz gözaltı ve tutuklamaları, uzun tutukluluk sürelerini, gerçekçi kanıtlara dayanmayan iddianamelerini kamuoyunun gündemine getirmeye çalıştıklarını ifade etti. Tutsak hastalar, sendikacılar, avukatlar, gazeteciler, öğrenciler, bilim insanları ve milletvekilleri ile görüşmeler yaptıklarını kaydeden Ağbaba, 'Onların adalet çığlıklarını hazırladığımız raporlar ile kamuoyu ile paylaştık. CHP-CK üyeleri olarak, 'dünyada en çok tutuklu milletvekilini ziyaret eden milletvekilleri' olarak da ne yazık ki bir rekor daha kırdık. Bugün sizlerle paylaşacağımız rapor, dünya parlamentolarında eşi benzeri görülmemiş ve daha önce hiçbir parlamento için hazırlanmamış bir rapor. Ne yazık ki ilk defa bizler böyle bir raporu hazırladık.' diye konuştu.

"MECLİSİN 7 TIKALI DAMARI VAR"

Meclisin 7 damarının tıkalı olduğunu aktaran Ağbaba, şu ifadeleri kullandı: 'Van Milletvekili Kemal Aktaş, İstanbul Milletvekili Engin Alan, Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan, İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, Şırnak Milletvekili Selma Irmak, Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım aramızda yine yok. Çünkü onlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde olmaları gerekirken Türkiye Büyük Milletvekili Mahpushanesi'ndedirler. Tutuklu 7 milletvekili ve temsil hakkı büyük bir hukuksuzluk ile gasp edilmiş Hatip Dicle AKP'nin ileri demokrasi anlayışının sonucu olarak hala cezaevlerinde tutuluyor. Şu tespiti sizlerle paylaşmak istiyoruz, bugün, 7 milletvekilinin cezaevinde bulunması Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin sorunudur. Meclisimiz bir kez daha 'kendi sorununu çözemeyen bir Meclis' olarak tarihe geçmiştir. Bu noktadan hareketle, sormak gerekiyor, kendi sorununu çözemeyen bir Meclis ülkenin herhangi bir sorununu çözebilir mi?'

RAPOR, CUMHURBAŞKANINA VE BAŞBAKANA GÖNDERİLECEK

Dünya parlamentolarında bizim dışımızdaki hiçbir parlamentoda tutuklu milletvekili problemi olmadığını savunan Ağbaba, bugün yeni bir kanun teklifi ile AK Parti'nin bu konudaki samimiyetini bir kez daha ölçeceklerini dile getirdi. Silivri, Sincan, Mardin, Diyarbakır, Şanlıurfa cezaevlerini tek tek gezerek, 'Tutuklu Milletvekilleri Raporu'nu hazırladıklarını belirten Ağbaba, tutuklu milletvekillerinin ağzından karşılarına dikilen hukuk terörünün boyutunu gözlemlediklerini ifade etti. Bu yasama yılı başında yemin ederek görevine başlayan Mehmet Haberal'in dahil edildiği raporun, cumhurbaşkanına, başbakana, meclis başkanına ve parlamentoda grubu bulunan siyasi partilere göndereceklerini belirtti. Ağbaba, ayrıca raporun İngilizce çevirisini de uluslararası kurum ve kuruluşlara, sivil toplum örgütlerine, AB Parlamentosu'na göndereceklerini sözlerine ekledi.

Bugün cezaevlerinde tutulan milletvekillerinin, tutukluyken seçilen ilk milletvekilleri olmadıklarını kaydeden Ağbaba, tarihten örnekler verdi. Ağbaba, tutuklu milletvekilleri için yöneticisi oldukları siyasal partinin seçim çalışmaları, basın açıklamaları, mitingler, parti içi eğitim çalışmaları, seçim mitingi için pankart hazırlamak, üyesi olduğu partinin parti meclis üyesini ağırlamak, merkez ilçe yöneticisi olduğu partinin il binasını düzenli olarak ziyaret etmek, bölgede yaşanan ölümlerden sonra taziye ziyaretlerine gitmek, Türkçe, Kürtçe ve diğer dillerde müzik dinlemek, bölgeye özgü kıyafetleri basın açıklamalarında eylemlerde giymek, bir üst komutanlıktan gelen emire itaat ederek bir toplantıya katılmak gibi suçlamaların yöneltildiğini öne sürdü.

Ağbaba, TBMM Başkanı'nın tutuklu milletvekili sorununu adeta görmezden geldiğini savunarak, Meclis'in kendisinin çözebileceği bu sorunu, bu demokrasi ayıbını adeta yok saydığını iddia etti.

TUTUKLU MİLLETVEKİLLERİ HAKKINDA İDDİALAR

Manisa Milletvekili Özgür Özel de tutuklu milletvekilleri hakkındaki iddialar ve aleyhlerinde kullanılanlar hakkında bilgi verdi. Tutuklu Van Bağımsız Milletvekili Kemal Aktaş'ın 'üyesi olduğum partinin tüm faaliyetlerine katılmam suç unsuru olarak gösterilmektedir' sözlerine yer veren Özel, diğer milletvekillerin iddianamelerinde de aynı benzeri suçlamalar olduğunu öne sürdü. Özel, tutuklu milletvekili İstanbul Milletvekili Engin Alan'ın ise görev arkadaşları olan generaller ile ilişkisinin bulunması, konuşması, akrabalık bağının bulunmasının iddianamede yer verilen deliller arasında gösterildiğini bildirdi. Alan'ın kendisine yöneltilen suçlamalara, 'benim suçlamadıkları hiçbir şey kalmadı. Korkarım Pargalı İbrahim'in boğulması olayından da ben sorumlu olacağım.' şeklinde yorum yaptığını belirtti.

İzmir Milletvekili Mustafa Balbay'ın raporun önsözünü yazdığını belirten Özel, Balbay'a teşekkür etti. Balbay'ın sözlerini paylaşan Özel, 'Bu rapor hazırlanırken hala tek kişilik hücrede tutulmaya devam eden Balbay, görüşmelerimizden birinde ülke siyasetine yönelik çarpıcı bir tespiti şu cümlelerle ifade etmiştir: 'Diktatörlük bir kişinin milyonlarca insana hükmetmesi değil, milyonlarca insanın bir kişinin diktatörlüğünü kabul etmesidir.'' şeklinde konuştu. Özel, toplantıya getirdiği Balbay'ın kalemini havaya kaldırarak, Balbay'ın silahının bu olduğunu dile getirdi.

Cezaevlerinin durumuyla ilgili tespitleri paylaşan Muğla milletvekili Nurettin Demir, koğuşlarda kapasitelerin üstünde mahpus bulunduğunu, milletvekili yakınlarının taciz düzeyinde arandığını, banyo için yeterli miktarda su verilmediğini, Kürtçe yazılan mektupların emniyete götürülüp uzun süre (bazen aylarca) el konulduğunu, hastaneye sevk edilen hastaların bazen 6-7 ay sonra götürüldüğünü ifade etti.

BALBAY'IN EŞİ HÜKÜMETE SESLENDİ

Toplantıya katılan Mustafa Balbay'ın eşi Gülşah Balbay da böyle bir çalışma yaptığı için CHP'ye teşekkür etti. Balbay, bu raporun Türk demokrasi tarihinin utanç belgesi olduğunu söyledi. Balbay, hükümete seslenerek, farklı seslerden korkulmaması gerektiğini belirtti.

Basın mensuplarının sorularını cevaplayan Hamzaçebi, Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda üzerinde anlaşma sağlanan 60 maddenin 61. maddesinin 'tutuklu milletvekilleri sorunu'nun olup olamayacağı yönündeki bir soruyu cevapladı. Hamzaçebi, AK Parti Grup Başkanvekili'nin bayramdan önce kendisini aradığını ve bayram sonrası için kendilerinden randevu istediğini belirterek, kendilerinin yasama dokunulmazlığının da görüşülmesi kaydıyla bunu kabul edeceklerini bildirdi.