X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER HSYK'dan Eminağaoğlu açıklaması
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

HSYK'dan Eminağaoğlu açıklaması

  • Giriş Tarihi: 12.11.2013 17:59

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK), Çankırı hakimi Ömer Faruk Eminağaoğlu veya bir hakim ya da savcı hakkında dernek veya sendikal faaliyetlerde bulunması nedeniyle herhangi bir soruşturma başlatmadığı belirtildi.

HSYK'dan yapılan açıklamada, iddialar nedeniyle bu konuda açıklama yapılmasına ihtiyaç duyulduğu belirtildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) 10. maddeyle yetkili biriminin yürüttüğü soruşturma çerçevesinde yasadışı DHKP-C terör örgütüne yönelik operasyonlar sonrası aralarında avukatların da bulunduğu şüphelilerin ifadeleri alınmak üzere 21 Ocak 2013 tarihinde İstanbul Adalet Sarayına getirildiği anımsatıldı.

Açıklamada, ifadelerin alınması ve sonraki aşamalarda adliye koridorunda toplanan grupla birlikte Eminağaoğlu'nun da "Baskılar bizi yıldıramaz", "faşizme karşı omuz omuza", "ÇHD sizlerle gurur duyuyor", "yaşasın devrimci mücadelemiz", "ÇHD susmaz susturulamaz", "devrimci avukatlar
onurumuzdur" şeklinde slogan attığı yönünde HSYK'ya gelen şikayet üzerine iddianın aydınlatılması amacıyla HSYK Üçüncü Dairesince soruşturma izni verildiği hatırlatıldı.

Eminağaoğlu'nun yargıdaki örgütlenme faaliyetleri nedeniyle ciddi baskıyla karşılaştığı, HSYK tarafından hakkında çok sayıda soruşturma açıldığı, son olarak Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi avukatların ifadeleri alınırken adliyede bulunması sebebiyle hakkında soruşturma izni verildiği iddialarının gerçeği yansıtmadığı bildirilen açıklamada şunlar kaydedildi:

"Örgütlenme özgürlüğünün temel bir insan hakkı olduğuna inanan Kurulumuzca, bugüne kadar ne Çankırı hakimi Ömer Faruk Eminağaoğlu hakkında ne de başkaca bir hakim ya da savcı hakkında dernek veya sendikal faaliyetlerde bulunması nedeniyle herhangi bir soruşturma başlatılmamıştır. Hukuk devletinde örgütlenme özgürlüğü temel bir hak olmakla birlikte, elbette ki bu durum dernek ya da sendika yöneticilerine suç işleme imtiyazı da sağlamaz. Dolayısıyla, herkes gibi bu kişilerin de suç içeren bir eylemde bulunması durumunda hukuki süreç ve yaptırımlarla karşılaşması hukuk devleti olmanın bir gereğidir."