X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Balbay: Gerekirse CHP'yi de eleştiririm
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Balbay: Gerekirse CHP'yi de eleştiririm

  • Giriş Tarihi: 16.12.2013 15:57 Güncelleme Tarihi: 16.12.2013 15:58

Tutuklandıktan 4 yıl 277 gün sonra özgürlüğüne kavuşan CHP İzmir Milletvekili ve Gazeteci Mustafa Balbay önemli açıklamalarda bulundu.

Tutuklandıktan 4 yıl 277 gün sonra özgürlüğüne kavuşan CHP İzmir Milletvekili ve Gazeteci Mustafa Balbay, Ergenekon iddianamesinde yer alan "Askerlerle ilişkiler" konusunda "Vicdanım rahat. Türk ordusu düşman ordusu mu? Generaller Yunan Generali mi? Onlara selam vermek suç mu?" dedi. Balbay, o dönemde "Gazetecilik sınırları içinde kaldığını" söyledi. Milletvekilliği sırasında ise özgürce hareket edeceğini dile getirirken "Yeri geldiğinde CHP'yi de eleştireceğim" diyen Balbay, tahliye olduktan sonra en çok "özgürlük" temalı gazete manşetlerini beğendiğini belirtti.

Balbay, katıldığı bir televizyon programında önemli açıklamalarda bulundu. "Mehmet Baransu" tartışmalarını değerlendiren Balbay, "Bugün Baransu üzerinden süren tartışmalarda benim haklılığımı doğruluyor. Benim zamanında yazdığım haberlere baksın herkes, bir de bugüne baksın. O açıklamaları en zor şartlarda yazanın Mustafa Balbay olduğunu göreceklerdir. Bir özeleştiri yapma, bir keşke deme ortamı gerekecekse onlar bunu bana yapanlar olacak ben olmayacağım" diye konuştu.

Ergenekon iddianamesinde yer alan ve "darbe girişimi" olarak yorumlanan ilişkileri konusunda Balbay şöyle dedi:

"Türk ordusu düşman ordusu mu? Bu generaller Yunanistan generalleri mi? Onlara selam vermek suç mu? Onların makamında sizin durumunuz nedir, siz nasıl görüyorsunuz demek suç mu? Siyaset onları, iktidar partisi onları muhatap almış da, Milli Güvenlik Kurulu'nda olağanüstü tartışmalar yaşanmış da, bunları yazmak suç mu? Sadece ben değil bir sürü gazeteci yazdı ya da yazamadı, bazıları iktidarla hemhal oldu. Ama ben kimseyle hemhal olmadım olanı yazdım."

Tutuklu olduğu dönemde kendisini dışarıya çıktığında gazetecilik çizgisi konusunda çok sorguladığını anlatan Balbay, "Ben artık eli kalem tutan bir milletvekiliyim. Ana önceliğim siyaset olacak" dedi. Türkiye'de gazeteciliğin çok sorgulandığını, bazı gazetecilerin savunduğu partinin kalemi olduğunu dile getiren Balbay, "Belki böyle bir mesajı ilk kez veriyorum; ben gerekirse CHP'yi de eleştirerek siyaset yapmaya çalışacağım. Ama CHP'ye yönelik eleştirileri de "CHP'nin içinde çatlak varmış' imajı doğuracak şekilde olmayacak bu. "CHP sorguluyor, yeniyi arıyor, doğruyu arıyor' şeklinde yorumlanacak biçimde eleştiri yapmaya da kendimi hazırlıyorum" diye konuştu.

Gazetecilik ve siyaseti deniz üzerinden tasvir eden Balbay şunları söyledi:

"Denizin kıyısından denize bakıp; bugün deniz dalgalı, bugün ufukta üç tane gemi gözüküyor gibi değerlendirmeler yapmak gazeteciliktir. Siyaset ise denizin içine girip; su soğuk, denizin dibinde şu canlılar var, dalganın boyu şu gibi birebir olup biteni bedeninde hissetmektir. O yüzden ben denizin içinde olacağım."

Balbay, "Tahliye sonrası hangi manşeti sevdiniz?" şeklindeki soruya da yanıt verirken şöyle dedi:

"Birinci gün için elbette benim bir numaralı başlığım özgürlük üzerine sözlerdi ve gazetelerin çoğu oradan verdiler başlığı. Örneğin; Hürriyet "Hey özgürlük' dedi, Cumhuriyet "Merhaba özgürlük' dedi, bir iki gazete daha günü sayarak "Bin 744 gün sonra gelen özgürlük' dedi. Ağırlıklı olarak oradan verdiler. Doğrusunu istersen benim de birinci önceliğim özgürlük üzerine bir söylemdi. Tabi devamında ikincisi de arkada kalanların da özgür olması üzerine o da özgürlükle bağlantılı bir söylem. Birinci günün bence en önemli manşet sözcüğü; özgürlüktü."