X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Başbakan Erdoğan'dan çok sert tepki
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Başbakan Erdoğan'dan çok sert tepki

  • Giriş Tarihi: 14.1.2014 12:00 Güncelleme Tarihi: 14.1.2014 16:40

Başbakan, 17 Aralık operasyonuyla ilgili olarak çok ilginç bir benzetme yaptı ve Büyük Selçuklu Devleti'ni ele geçirmeye çalışan gizli örgüt Haşhaşileri hatırlattı.

Başbakan'ın konuşmasından satır başları:

Aynı coğrafyada yaşayanların birbiriyle çatışması içimizi acıtıyor.

Geniş katılımlı bir heyetle 5 Ocak'ta Japonya'ya hareket ettik. Burada bir konferansta dış politikamızı anlattık. Türk-Sat 4A uydumuzun teslim törenine katıldım. Türk-Sat 4B de yılın ikinci yarısında teslim edilecek.

Demokrasimize yönelik en ağır, en ahlaksız darbe girişimi yaşandı. 17 Aralık Türkiye'nin demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. 17 Aralık demokrasiye yönelik ihanet hareketi olarak gerçekleşmiştir.

Yargı ve emniyet içerisindeki bir örgüt tamamen gizli bir şekilde yürüttükleri soruşturmanın düğmesine seçimlere 3.5 ay kala basıyor. Malum medya gizlilik kaydı olan fotoğrafları yayınlamaya başlıyor.

Şantaj ve ihanet çeteleri birlikte çalışıyor. Bu işin nasıl yürüdüğü çoki açık net ortada. Sabah operasyon yapılıyor, 12 saat içinde tamamlanıyor, hüküm veriliyor.

ERDOĞAN: ACIRSANIZ ACINACAK HALE GELİRSİNİZ


Hem içeriden hem dışarıdan algı operasyonu yapılıyor.

Medyada görev dağılımları yapılmış, kalemler verilen emirleri kağıda dökmeye başlamış.

Yolsuzluk süsü verilerek bir anda Türkiye'de kaos ortamıo için neye ihtiyaç varsa harekete geçirilmiştir.

Aylardır, yıllardır hazırlığı yapılan bir plan seçimlere 3.5 ay kala devreye sokulmuştur. Biz telaşa kapılmış olsaydık onlara hizmet etmiş olurduk.

30 Mart seçimlerinde AK Parti'nin birinci parti olacağını anlayanların çok çirkin yollara tevessül edeceğini hep söyledim. Yoğun operasyonlara rağmen milletimiz bu tuzağı gördü.

Türkiye'nin 81 vilayetinden dostlarımızın kardeşlerimizin hayır dualarına şahit olduk.

Türkiye'nin üzerinde kimin ne hesabı varsa arzularını yerine getirmek istediler.

Seçimin hemen öncesinde hükümeti ypratırken ekonomiyi de bozalım dediler. Küresel ölçekteki projelerini sekteye uğratalım dediler.

Dış mihrak nerede diye soruyorlar. Bu operasyon başarılı olsaydı kim kazanacaktı?

Bu operasyon milli çıkarlarımıza, kardeşlik sürecimize, Milli İstihbarat Teşkilatımıza kastetmiştir.

Bir ülkenin istihbarat teşkilatının hasmı sadece harici düşmanlarıdır, dahili değil. Bir savcı Adana'dan kalkıp Hatay'a Milli İstihbarat Teşkilatı'nın insani yardım operasyonunu baltamaya kalkmaz. Mensubu oldukları örgütten emir ve talimat alıyorlar.

Benim ifadelerimi manşete çekti diye gazete yöneticileri ifadeye çağrılıyor.

Bütün bunlar vicdan saikiyle değil, örgüt saikiyle yapılıyor. Bunun içinde sadece yargı değil yürütme de var. Görecekseniz fazlası da ortaya çıkacak.

17 Aralık'tan sonra devlet içinde nasıl bir çark kurulduğunu gördük.

Acırsanız acınacak hale düşerseniz. Nasıl bir kokuşmuşluksa bu ortaya çıkacak. Ancak bu bünye kendisini sinsi virüslere teslim edecek kadar zayıf değil.

Haşhaşiler denilen gizli örgütün devlet bünyesini nasıl esir almaya çalıştığını Büyük Selçuklu'da gördük.

Kuvvetler ayrılığı prensibi konusunda hiçbir partinin endişesi yok. Bağımsızlık gücünü diğer erklere karşı kullanma yoluna gidlirse işte bu sıkıntı.

Erklerin birbirine müdahalesi kesinlikle olamaz. Yasama, yürütme millete hesap veriri. Ama yargının hesap vereceği yer neresi? Allah'tan başka vereceği bir yer yok.

HSYK'ya ilişkin bazı kanunlarda değişiklik yaparak yargı bağımzsızlığını temin edeceğiz. Anayasa'ya aykırılık teşkil etmiyor.

Muhalefet HSYK'yla ilgili Anayasa değişikliğini beraber yapalım derse, yasa değişikliğinin dondururuz. Bugün muhalefet ile yapılacak görüşmeler belirleyici olacak. Parlamento içinde grupların kendi gücüne göre HSYK içerisinde onlar da temsil edilme imkanı bulabilirler, bu teklife de sıcak bakıyoruz. Hakimler kurulu ayrı, savcılar kurulunu ayrı olarak da planlıyoruz. Birkaç maddelik Anayasa değişikliğini hemen geçirmemiz halinde, şu andaki düzenlemeyi dondurup yolumuza Anayasa değişikliği ile devam ederiz.

Yolsuzluk kılıfına gizlenmiş bu saldırı, demokrasi, seçimler ve milli iradeyi hedef almıştır. Bu sürecin Türkiye'de inançlı kesimleri mağdur etmesine izin vermeyiz.

17 Aralık darbesinin mimarı olan örgüt MİT Müsteşarını devre dışı bırakmaya çalıştı. Çözüm sürecine de darbe vurmaya çalıştı bu örgüt.

Bu aziz millet çözüm sürecinin sabote edilmesine izin vermeyeceğiz.

30 Mart sandıkların AK Parti ile aydınlandığı gün olacak.

Aramızdan bazıları ihanet etse de, kalbinize ümitsizlik gelmeyecek.

Bu iktidar yetmin hakkını yedirmedi, yedirmeyecek.