X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Arınç: Bu tezgah tutmaz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Arınç: Bu tezgah tutmaz

  • Giriş Tarihi: 8.2.2014 20:22

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "(Bu iktidarı nasıl yıpratacağız, bu iktidarın ayağını nasıl tökezlettireceğiz, bu iktidarı nasıl itibarsız hale getireceğiz) diye bir yerlerde bir şeyler düşünenler, bir tezgah yaptılar, karşımıza geldiler. Tutmaz" dedi.

Karacabey ilçesinde bir düğün salonunda partisinin teşkilat mensupları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve muhtarlarla yemekte bir araya gelen Arınç, burada yaptığı konuşmada, AK Parti'nin 11 yıldır kesintisiz iktidarına devam ettiğini hatırlatarak, milletin kendilerine olan güveninin tam olduğunu söyledi.

Arınç, son zamanlarda kendileriyle ilgili bir sürü dedikodu ortaya atıldığını ve bunların 30 Mart akşamı biteceğini belirterek, şöyle konuştu:

"31 Mart'ta bunların hiçbirini duymayacaksınız. Çünkü bunların hepsi seçime yönelik çıkarılmış dedikodulardır. 'Bu iktidarı nasıl yıpratacağız, bu iktidarın ayağını nasıl tökezlettireceğiz, bu iktidarı nasıl itibarsız hale getireceğiz' diye bir yerlerde bir şeyler düşünenler, bir tezgah yaptılar, karşımıza geldiler. Tutmaz. Biz 11 yıldır ne iddiaların içerisinden geçtik, geldik. Ne darbe hazırlıkları ne cuntalar ne şunlar ne bunlar bizi yıkmaya kafi gelmedi. Dedikodular da gelmez. 'Peki bu kadar yolsuzluk konu ediliyor, buna karşı da dedikodu mu diyeceksiniz, buna karşı da kulağınızı mı kapatacaksınız?' Bir yerde yolsuzluk varsa onun hesabını da soracak olan biziz Allah'ın izniyle. 11 seneden beri Türkiye'de mafya ve çetevari oluşumlardan 55 tanesini yok ettik. Çok şükür Türkiye, geçmişte mafyanın cirit attığı bir yerken bizim dönemimizde hiçbiri nefes bile alamaz hale geldi. En yakınımızda birisinin yolsuzluk, hırsızlık yaptığını bilsek veya duysak onu en güzel şekilde adaletin önüne koyar, hesabını sorarız. Çünkü bizim varlık sebebimiz, yolsuzlukla mücadele etmektir."


"ARTIK YENİ, ÖZGÜR BİR TÜRKİYE VAR"

Türkiye'de herkesin inancını rahatlıkla ifade edebildiğini ve ibadetini istediği gibi yapabildiğini anlatan Arınç, hiç kimseyi, "Sen şu inanca mensup olacaksın" diye zorlamadıklarını bildirdi.

Arınç, Türkiye'de inançsızların da kendisini "ateist" olarak yorumlayanların da bulunduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

"Onlar da bir tarafa ama inanıyorum ki 'Allah bunu demiştir, kitap bunu yazmıştır, Peygamber bunu söylemiştir. Ben bu ölçülere bağlı kalacağım ve hayatımı buna göre tanzim edeceğim' diyen her kesime de saygı duyulması lazım. 25 sene avukatlık yaptım. Geçmişte bir şekilde inancına göre insanların ne büyük zulümler gördüğünü bilirim. Okudukları kitaplardan dolayı yargılananları bilirim. 'İrticayı hortlattınız' diye ne kadar büyük baskılar altında kaldıklarını bilirim. Artık yeni, özgür bir Türkiye var. Herkes inancını rahatlıkla ifade edebilecek."


"BUNLARI BİLMİYOR DEĞİLİZ"


"Türkiye'de cemaatler vardır ve sadece bir cemaat değil, onlarca cemaat var" dediğini hatırlatan Arınç, onların üyelerinin çoğunu tanıdıklarını ve hepsiyle dost olmaya çalıştıklarını belirtti.

Arınç, onların güzel, inançlı, dindar, memleketi ve milletinin hayrını isteyen insanlar olduğuna değinerek, "Hem işlerinde başarılıdırlar hem aile hayatlarında başarılıdırlar hem de milletimize Kur'an, iman hizmeti verirken ellerinden geleni yaparlar" değerlendirmesinde bulundu.

Sadece bir cemaat söz konusu olduğu için onlara yönelik sözler söylemediğini anlatan Arınç, "Onlar da bizim dostlarımız ve kardeşlerimiz ve şunu söylemek istiyorum; 'Bir cemaat mensubuyum ve hizmet bekliyorum' diyen bir insan 11 yıl öncesine dönüp baktığında ne görüyorsa çok şükür 11 senedir onlardan kurtulduğunu görüyoruz" ifadesini kullandı.

Arınç, cemaatlerin geçmişte hep tehlikeli olarak görüldüğünü anımsattı. Kur'an kurslarının basıldığını, buralarda okuyan çocuklara eziyet edildiğini, haklarında davalar açıldığını dile getiren Arınç, şunları kaydetti:

"Bunları bilmiyor değiliz. Her yerde bu davalara girdik, onları savunmaya çalıştık. Bir başkası, başka türlü suçlanmıştır. Türkiye'de onlarca iman hizmeti yapan topluluk var. Dolayısıyla 11 yıldan beri sahip olduğumuz rahatlık ve özgürlüğün neye bağlı olduğunu bilmemiz lazım. Geçmiş dönem iktidarlarının tehlikeli gördüğü, yasaklamaya çalıştığı, kapatmaya gayret ettiği hizmetleri, bizim dönemimizde açmış, büyütmüş, yetiştirmişlerse demek ki bu siyasi iktidarın, inanç özgürlüğüne tanıdığı haklar bu gelişmeleri sağlamıştır diye düşünebiliriz. Bütün bu hizmetleri kimse kendine mal etmesin. Onlarca topluluk var ve hepsi, yerdeki taşı kaldırmaya çalışıyorlar, hepsine teşekkür etmemiz lazım. Onların her biri hem hükümetimizin yaptıklarından hem de kendi hizmetlerinden dolayı iftihar ediyorlar, Allah'tan bu hizmetlerin devamını istiyorlar."