X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İzle Gülen'i geç sınavı...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İzle Gülen'i geç sınavı...

  • Giriş Tarihi: 13.2.2014

Gülen yanlısı polislerce pasif göreve kaydırılan bir emniyet amiri: Paralel yapı 1985'ten beri polis okullarında kadrolaştı. Polis kolejine giriş sınavlarında da kendi adamlarına cevapları verdiler

Polis teşkilatında emniyet amiri olarak yıllarca görev yapan ve şu an Fethullah Gülen yanlısı polislerin uyguladığı yıldırma politikası nedeniyle pasif bir görevde olan A.S., SABAH'a Gülen grubunun 1985'ten bu yana kolejlerle akademilerdeki etkisini anlattı. İşte A.S.'nin sözleri:
Polis Koleji sınavlarına girdiğimde 13 yaşındaydım. İyi bir dereceyle kazandım. Yatılıydım. Ben ilkokul yıllarımdan beri namaz kılıyordum. 600 kişilik okulun büyük bölümü, Anadolulu, muhafazakâr, milliyetçi ailelerin çocuklarından oluşuyordu. Fakir ve orta halli ailelerin çocuklarıydık.

UYUYAN HÜCRE MODELİ

Kolejde sınıflardan sorumlu emniyet amirleri, Gülen grubunca yönlendiriliyordu. Kolejin müdürü, son günlerde adı 'cemaatin imamı' diye anılan isimlerden biriydi. Hazırlık ve üçüncü sınıflar amiri komiser M.B., sınıflar amiri başkomiser M.Ö., birinci ve ikinci sınıflar amiri de komiser C.K. idi.
Kolejin kütüphanesi cemaatin yayınlarıyla doluydu. Sadece TİMAŞ Yayınları kitapları ve Sızıntı Dergisi vardı. Biz de bunları okumak zorunda kalıyorduk. 'Mahalle baskısı' terimini biz cemaat üzerinden bilmeyerek zaten yaşıyorduk.
Bugün Türkiye'yi yönetmeye kalkışan paralel yapılanmanın emniyet ayağı ilk olarak, 1985'ten 1994'e kadar faaliyet gösteren İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Kayseri'deki 5 polis kolejinde oluşturuldu. AK Parti iktidara gelene kadar cemaat tarafından 'uyuyan hücre modeli' ile bu rütbeli emniyet mensupları polis kolejlerinde, polis akademisi ve Türkiye'nin değişik illerindeki birçok polis okulunda, sicilleri bozulmadan emniyet müdürü rütbesine kadar saklanarak, aynı zamanda okullarda 'cemaat imamı' olarak çalıştırılıp günümüze kadar getirildiler. 2000'lerde artık ülkeyi emniyet güçleri olarak, kontrol altına alacak kadar sayıda polis amirine ulaşmışlardı. Bugün ülkede gündem yaratan, sansasyonel operasyonlara cemaatin talimatı doğrultusunda yön veren kadrolar onlar. 2002'de AK Parti iktidara gelince, uyuyan hücreler harekete geçti. Gizli olan yapı, artık açıktan açığa devlete kafa tutmaya başladı.
Ben ve birçok arkadaşıma, bazı derslerin sınavlarından kasıtlı olarak kırık notlar veriliyordu. Kırığı olan öğrenciler, ders çalışma bahanesiyle cemaatin 'ışık evlerine' götürülüyordu. Fethullah Gülen'in kasetleri izlettirilip sohbet veriliyormuş. Bazı arkadaşlarımın polis kolejine tesadüfen gelmediklerini, sınavın bitimine 10 dakika kala, cevapların soru kağıtlarının altına konduğunu öğrendim.
1996-97 yıllarında polis akademisi mezunlarının bir kısmı devlet bursuyla ABD'ye yüksek lisans ve doktora için gönderildi, hâlâ da gönderilmekte. Gülen ABD'ye yerleşecekti. Etrafında yetişmiş emniyet mensuplarının olması gerekti. Çoğu Teksas'taki üniversitelere gönderildi.
Günümüzde birçok yargılamada, cemaatin yönlendirmesiyle savcılar-hakimler cemaatin elemanları olan polis amirlerinin beyanları ve tahkikatlarda yazılan üst yazılara istinaden gözaltındaki şahıslar için tutuklama talep ediyor. Mahkeme başkanları "Başıma iş almayayım mantığıyla" tutuklama yolunu tercih etmekte. (...) Önce senaryo hazırlanıyor, sonra da sözde operasyonlar yapılarak ülkenin gündemi değiştiriliyor.