X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bu ihanetin bedelini hepsinden soracağız
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bu ihanetin bedelini hepsinden soracağız

  • Giriş Tarihi: 17.2.2014

Adana'daki MİT TIR'larına yönelik baskını ihanet ve casusluk olarak nitelendiren Başbakan Erdoğan: Yapılanın hesabını hepsinden soracağız. Bunlara talimat veren elebaşılarından da soracağız

Başbakan Tayyip Erdoğan, İstanbul'da temel atma ve açılış törenlerinde yaptığı konuşmada SABAH'ta yayımlanan, Adana'da savcının jandarmadaki paralel yapı unsurlarıyla beraber gerçekleştirdiği MİT TIR'larına yönelik baskınla ilgili sert konuştu. Erdoğan, "Hesabını hepsinden soracağız" dedi. Erdoğan özetle şunları söyledi:
PARALEL YAPIYI ANLADINIZ DEĞİL Mİ: Bir gazete (SABAH), dün (önceki gün) Adana'da, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın TIR'larına yapılan saldırının görüntülerini yayınladı. Bu ülkenin Milli İstihbarat Teşkilatı'na, işte o paralel yapı, onu öğrendiniz değil mi, iyice kavradık değil mi? Sizin kapınızı da birileri çalabilir. Bazı bayanlar gelebilir, bazı ablalar gelebilir. Onlara şunu söyleyin. Biz halimizden memnunuz. Biz ülkemizde olanları görüyoruz. Kendinize güveniniz varsa partinizi kurun da öyle ortaya çıkın deyin. O paralel savcı operasyon yapıyor. MİT mensuplarına silah doğrultuyorlar. Yere yatırıyor, tekmeliyorlar. Kimin talimatıyla oluyor bu? Emniyetin, jandarmanın, yargının içine sızan paralellerin talimatıyla oluyor. İşte bunlar, yurtdışındaki odaklardan talimat alarak, kendi ülkelerinin istihbarat teşkilatına silah doğrultacak kadar vatana ihanet içindeler. Benim ülkemin istihbarat teşkilatı, Suriye'ye, hem de Suriye'deki Bayır Bucak Türkmenlerine insani yardım taşıyacak, birileri de gelecek silahla engelleyecek. Ey paralel yapının savcısı, iznim olmadan MİT'e müdahale edemezsin. Bu ne cesarettir. Bu millet, bunu affetmez. Bu ihanetin, bu ajanlık faaliyetinin, hesabını hepsinden hesabını soracağız. Kim adına yapıyorlar, ortaya çıkacak. Talimat veren elebaşılarından da soracağız. Ama biz sabırlıyız.
AŞAĞILIK OPERASYON:
Üzerinden aylar geçtikten sonra Kabataş'taki çirkin saldırının görüntülerini yayınlayıp, güya oradaki çirkinliği örtmeye çalışıyorlar. Ne marifetiniz varsa ortaya dökün. Ama şunu da bilin: Son manşeti ey medya siz atmayacaksınız; son manşeti yine milletim sandıkta atacak, milletim.
HOCA DEDİKLERİNİZ, ABİ DEDİKLERİNİZ: Bu yapının mensubu kardeşlerime de buradan bir kez daha sesleniyorum. Hoca dedikleriniz, abi dedikleriniz, abla dedikleriniz, hem size, hem de kendi ülkelerine karşı apaçık bir ihanetin içindeler.
DAĞITTILAR BUNLAR: Sevgili Peygamberimize yapılan hakaret, saygısızlık ortada. Peygamber Efendimiz, Miraç'tan iniyor, bir kamyona bindiriliyor. Bu senaryodaki divaneler koşuyor. Bu nasıl bir yaklaşım? Her an şecaat arz ederken sirkatin söylüyorlar. Dağıttılar bunlar, dağıttılar. Peygamber Efendimiz tivitleri iki kat artırın diyormuş. Böyle bir saçmalık olabilir mi?
GERÇEK KANUNİ'NİN TORUNLARIYIZ: Biz televizyon ekranlarında anlatılan Kanuni değil, gerçek Kanuni'nin torunlarıyız. 'Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi' diyen Kanunilerin torunlarıyız.
BEDDUA BUMERANG GİBİDİR: Bedduaya lanet duaya davet. Beddua bumerang gibidir döner sahibini bulur. Biz size duacıyız. Sizin dualarınızla ayaktayız. İstedikleri kadar beddua etsinler. Neymiş ameliyat olmuşuz bedduaları tutmamış halisane beddua etmemişler. Şafi olan Allah'tır.

'Hayalimiz gerçekleşiyor'
Erdoğan dün İstanbul'da 2 bin 682 yatak kapasitesiyle Avrupa'nın en büyük şehir hastanesi olan İstanbul Başakşehir Şehir Hastanesi'nin temel atma töreni ile Bakırköy'de Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin açılışına katıldı. Erdoğan, Türk-ABD-İspanya-BAE ortaklığıyla yapılan Şehir Hastanesi törenindeki konuşmasında "Maketiyle bile gördüğünüzde, Rabbime hamdediyorum, hamdolsun diyorum. Bizim hayalimizdi, o da gerçekleşiyor. Bildiğiniz gibi ben temel atma törenlerine katılmam ama bu projenin farklılığı ister istemez temel atmaya katılmaya da bizleri sevk ediyor" dedi.