5 günlük hava durumu
26 Şubat 2014, Çarşamba

Dinleme skandalına casusluk şikâyeti...

Dinleme skandalına casusluk şikâyeti...
Haberi Dinle

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Avukat Murat Sadak, paralel yapının dinleme skandalına ilişkin, savcılar Adem Özcan ve Adnan Çimen hakkında "Kayıtlar casusluk gibi bilgi toplama yöntemlerine işaret ediyor" diyerek suç duyurusu yaptı

Türkiye'yi sarsan dinleme skandalı ile ilgili dinleme kararlarının altında imzaları bulunan savcılar Adem Özcan ve Adnan Çimen hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Suç duyurusunun sahibi ise müvekkili Fikret Gültekin'in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 2011/762 dosya numarasıyla yürütülen bir soruşturma dosyası kapsamında dinlenme yapıldığını kaydeden Avukat Murat Sadak. Sadak, soruşturma kapsamında dinlenen kişilerin tam listesi ve tüm bilgileri belirgin olmamakla birlikte yapılan dinlemenin boyutunun da belirsiz olduğunu söyledi. Dinleme kapsamında siyasetçilerden yargıya ekonomiden sivil topluma her kesimden kişilerin bu listede ismi bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda, bilgilerin elde ediliş amacı üzerinde ciddi soru işaretleri doğduğunu kaydeden Sadak, "Bu kayıtlar aynı zamanda casusluk faaliyetleri gibi tehlikeli bilgi toplama yöntemlerine de işaret etmektedir" dedi.

'YASA DIŞI AMAÇLAR...'
Murat Sadak şunları söyledi: "Söz konusu soruşturma dosyası kapsamında Türkiye'nin hemen hemen her yerinden ve her kesimden, akademiden basına, sivil toplumdan siyasetçilere, değişik cemaat mensuplarından liberal, ülkücü ve hatta solculara kadar ideolojik anlamda bir araya gelemeyecek sayıda kişi dinlenmiştir. Gerek tek bir Selam terör örgüt üyesi olması gerekse de 3 yıl gibi uzun bir süre devam eden bir soruşturma olmasının hukuk ve hukuk devletinde izahı kabil değildir." Sadak dilekçesinde, "Hukuksuz dinlemeyi talep eden soruşturma savcıları önce hayali bir örgüt üretmiş akabinde de bu dosya kapsamına dahil ettikleri kişilerin telefonla görüşmelerini kayda almışlardır. Bu şekilde esasında yasadışı bir takım amaçlarla (casusluk, şantaj vs.) kişiler arasındaki özel bir takım ilişkilere ulaşmak amaçlanmıştır. Özel görüşmelerin kayda alındığı bu bilgilerin tümü açıkça hukuka aykırı olarak dosyalanmıştır" ifadelerini kullandı. Öncellikle dosya üzerinde tedbir konulmasını talep eden Avukat Sadak, dosya kapsamındaki kayıtların başka kopyaları olup olmadığı ile bu bilgilerin kullanılıp kullanılmadıklarının da tespit edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Sadak, "Dosya kapsamında verilen kararlarda imzası bulunan hâkim ve diğer savcılar şüpheli olarak sorumludurlar. Şüpheliler hukuku araç kullanarak açıkça hukuksuzluk yapmışlardır. Yetki ve görevlerini hukuka aykırı kullanarak suç işlemişlerdir" dedi.

'ÖRGÜTLÜ BİR YAPI'
Söz konusu soruşturma dosyası kapsamındaki kişilere ait telefon dinlenmelerinin, kolluk kuvvetleri içindeki nüfuz da kötüye kullanılarak kayda alındığına işaret eden Murat Sadak, bu kayıtların ancak hiyerarşik bir yapı çerçevesinde örgütlü bir yapı tarafından tutulabileceğini, nitekim sadece soruşturma dosyası kapsamından dahi kamu kurumu yapılanmasının benzeri bir hiyerarşi ile dosya açıldığını ve 3 yıl gibi uzun bir süre dosyanın kendi idari amirlerinden dahi gizlenerek yürütüldüğünü kaydetti. Murat Sadak, şikâyet dilekçesinde, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, kişisel verilerin kaydedilmesi, görevi kötüye kullanma, iftira ve casusluk suçları kapsamında; dinlenme talep eden ve dosya kapsamında veri toplayan şüpheliler başta olmak üzere hukuka aykırı bu dosya kapsamında imzası veya kararı veya bilgisi olan tüm şüphelilerin belirlenip haklarında soruşturma başlatılmasını talep etti.

HSYK'DAN SAVCILARI İNCELEME KARARI
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) 3'üncü Dairesi, aralarında siyasetçi, iş adamı ve gazetecilerin de bulunduğu çok sayıda kişiyi dinledikleri iddia edilen savcılar Adem Özcan ve Adnan Çimen ile ilgili hâkimler hakkında inceleme kararı verdi. "Paralel yapı"nın telefon dinleme iddialarına konu olan soruşturmayı bir süre yürüten savcılardan Özcan ile Çimen, iddialar üzerine, HSYK'ya dilekçe göndererek, kendileri hakkında inceleme yapılması talebinde bulundu. Ahmet Hamsici'nin başkanlığında toplanan HSYK 3'üncü Dairesi de önceki gün yaptığı toplantıda, savcılar hakkında çıkan haberleri ve savcıların dilekçelerini ele aldı ve Özcan ile Çimen hakkında inceleme yapılmasına karar verdi. Savcılar hakkındaki inceleme kararı, onay için Adalet Bakanlığı'na gönderilecek. Adalet Bakanlığı'ndan gelecek onayın ardından Özcan ve Çimen hakkında inceleme yapılacak. Bu arada, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Başbakan Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen telefon konuşmasıyla ilgili Re'sen soruşturma başlattı. Bilişim Suçları Bürosu tarafından başlatılan soruşturmada bazı gazetelerde yayımlanan haberler suç ihbarı olarak kabul edildi.

"DİSKLER 17 ARALIK'TA ACELEYLE TESLİM EDİLDİ"
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu, "paralel yapı"nın telefon dinleme iddialarına konu olan soruşturmayla ilgili olarak, "Herhangi bir silahlı terör eylemi ya da terör planlaması olmadığının görülmesine rağmen 3 yıldan fazla bir süredir birçok kişi hakkında, iletişimin denetlenmesi ve kayda alınması ile fiziki ve teknik takip kararları alındığı, bu kapsamda telefonların dinlendiği anlaşılmıştır" dedi. Salihoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın TMK 10. maddesiyle görevli bülümünde yürütülmekte olan 2011/762 sayılı soruşurma dosyasının, çok sayıda kişiler hakkında mahkeme kararı ile iletişimin tespiti ve kayda alınması, fiziki ve teknik takip işleminin uygulanıyor olması nedeniyle dikkati çektiğini belirterek, "Mahkeme kararı kapsamında telefonları dinlenilen şahısların irtibatlı oldukları şahıslarla yaptığı, dosya kapsamındaki suçla ilgili olmayan görüşmeleri dahi dosyaya dahil edilmiştir" ifadelerini kullandı. Cumhuriyet Başsavcısı Salihoğlu, soruşturma dosyasının, adı geçen Cumhuriyet Savcısı'ndan fiziki olarak ve UYAP ortamından alındığını söyledi.

'2 BİN 280 KİŞİ AMA DAHA DA ARTABİLİR'
107 klasörden oluşan soruşturma dosyasının, 2011'de başladığını, süreçte bir şüpheli hakkında iletişimin denetlenmesi ve kayda alınmasına ilişkin mahkeme kararı alındığını, zaman içinde başka şahıslar hakkında da aynı işlemin uygulandığını bildiren Salihoğlu, şöyle devam etti: "Ancak 17 Aralık 2013 günü klasörler ve dinlemelere ilişkin harddisklerin alelacele ilgili cumhuriyet savcısına teslim edildiği anlaşılmıştır. Cumhuriyet Başsavcılığımızda bulunan mevcut soruşturma dosyasındaki kayıtlar, harddiskler ve diğer belgeler, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne teslim edilmiş olup, dosya kapsamında doğrudan veya dolaylı olarak telefonları dinlenilen ve kayıt altına alınan şahıs sayısının 2 bin 280 olduğu anlaşılmıştır. Araştırma devam etmektedir ve bu sayının artacağı değerlendirilmektedir. Doğrudan veya dolaylı olarak dinlenilen ve görüşmeleri kayıt altına alınan şahıslar arasında kamuoyu tarafından bilinen kişilerin olduğu belirlenmiştir."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.