X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Çözüm sürecini daha ileriye götüreceğiz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Çözüm sürecini daha ileriye götüreceğiz

  • Giriş Tarihi: 11.3.2014

Türkiye'de baharın kışa dönmesine izin vermeyeceklerini belirten Erdoğan: Türkiye'nin havası değişti. Bu çözüm sürecini daha da ilerleteceğiz. Göreceksiniz çok daha güzel şeyler olacak

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 17 Aralık operasyonunun çözüm sürecini hedef aldığını belirtirken, süreci ileriye götürme yönündeki kararlılıklarının sürdüğünü ifade etti. Erdoğan'ın Ağrı ve Muş mitinglerindeki mesajları şöyle:
* AĞIZ TADIMIZIN KAÇMASINA İZİN YOK: 12 yıl boyunca biz ülkemize, milletimize hizmet mücadelesi verirken, birileri de bize çelme takmanın gayreti içine girdiler. Bunun en somut örneğini, çözüm sürecinde gördük. Geçen Nevruz'dan bu yana terör nedeniyle yeni acılar yaşamadık. Ülkemizde bahar iklimi hâkim. Evlerimize huzur, sofralarımıza bereket geldi. Bu baharın kışa dönmesine, bu huzurun bozulmasına, ağız tadımızın kaçmasına hep birlikte izin vermeyeceğiz. Bir yıl içerisinde Türkiye'nin havası değişti. Doğu'nun, Güneydoğu'nun, Ağrı'nın havası değişti. Bu çözüm sürecini daha da ilerleteceğiz. Göreceksiniz çok daha güzel şeyler olacak.
* HAYALLER GERÇEĞE DÖNDÜ: 12 yıl önce Ağrı'ya gelseler, devlet, Ahmed-i Hani'nin Mem-u Zin kitabını basacak deseler, Allah aşkına soruyorum inanır mıydınız? Herkes kendi ana dilini konuşabilecek, yazabilecek, kursa gidebilecek, denilseydi, inanır mıydınız? Özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitim mümkün hale gelecek denilse inanır mıydınız? Hayalleri gerçeğe dönüştürdük. Engelleri ortadan kaldırdık, yasakları kaldırdık. Şimdi Faki Tayran'ın Divan kitabını, Türkçe ve Kürtçe yayına hazırlıyoruz. TRT Şeş 24 saat yayın yapıyor, bütün anlamsız yasaklar tek tek kalkıyor. Doğu ile batı kucaklaşıyor, kuzey ile güney hasret gideriyor. Türkiye'de kardeşlik daha da güçleniyor.
* SÜRECİ BİTİRMEK İSTEDİLER: Bu birliğimizi, bu kardeşliğimizi kıskananlar var. Şimdi 17 Aralık ve 25 Aralık darbe girişimlerini de en başta çözüm sürecini ortadan kaldırmak için yaptılar. Ne diyorlar, 'yolsuzluk ve rüşvet'. Kardeşlerim, en büyük yolsuzluk, en büyük hırsızlık milli irade hırsızlığıdır. Bize yolsuzluk ve rüşvet iftirası atanlar aslında milli iradeyi çalarak yolsuzluğun ve hırsızlığın en büyüğünü yapmak istediler. Kardeşlerim, bu milletin bir kuruşunu yedirmedik, yedirmeyiz, millin iradesini de gasp ettirmeyiz.
* DÜĞÜN YAPTILAR AMA: Muşluların güzel bir sözü var; 'Toydur, düğündür o da bir gündür.' Bunlar 17 Aralık'ta iftiraların tutacağını zannettiler, bir gün düğün yaptılar, şimdi kara kara düşünüyorlar.
* MENDERES'E HAKARET EDEN KİM: Menderes'i indirmek için tahrikler yapan, gerilim çıkaran, sokakları ateşe veren kim? CHP. 27 Mayıs darbesini alkışlayan kim? CHP. 27 Mayıs sonrası Menderes'e hakaretler eden, Menderes'in itibarını lekelemeye çalışan kim? O da CHP. Merhum Menderes ve arkadaşlarının idam edilmesine seyirci kalan, teşvik eden, su taşıyan kim? O da CHP. Şimdi çıkmış CHP Genel Başkanı, 'Menderes hiç şaibeli konumda olmadı' diyor. Elinize dilinize dursun. Yapmadığınızı bırakmadınız. Atmadığınız iftira kalmadı. Darbeden sonra bile alçakça iftiralar attınız, yetmedi idam ettiniz. Şimdi de çıkmışlar arsızca, pişkince güya bize Menderes'i anlatıyorlar. İşte yüzsüzlük budur. Gerçi Ağrı'da bu zatı konuşmaya gerek yok. Bunlar Ağrı'nın yerini de haritada gösteremezler.
* OYLAR İDEOLOJİYE Mİ, HİZMETE Mİ?: Sizler bu seçimde hizmet siyasetine mi oy vereceksiniz, yoksa ideolojik siyasete mi oy vereceksiniz? Hizmete, eser siyasetine değil mi? Çünkü eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri. Bize eser lazım. Şimdi ben Hakkâri'ye bakıyorum, Hakkâri'de kanalizasyonlar sokakta akıyor. Diyarbakır'a bakıyorum, aman Yarabbi belediyecilik diye bir şey gelmemiş. Ne yapmışsak biz yapmışız. Kardeşlerim sakın ha bir yanlışa Ağrı'mızı kurban etmeyelim. Ağrı'da gerçek manada belediyecilik yapacak ve şu anda da altyapısıyla da üst yapısıyla da bu süreci işletecek bir dönemin peşindeyiz.
* BAŞÖRTÜSÜ BAŞARISI: İmam hatipe giden kızlarım, Türkiye'de üniversite okuyamadı. Ben, yabancı devlet adamlarına 'Benim kızım, ülkemde okuyamadı' deyince, bunlar bile şaşırıyordu. Ama Pensilvanya, 'başınızı açın, öyle okuyun' diyor. Ne oldu? Sabrettik, sabrettik ve sabreden elhamdülillah zafere ulaştı. Kızlarımız üniversiteye başörtülü gidiyor mu? Devlet dairelerinde başörtülü çalışabiliyor mu? Daha iyisi olacak, daha yeterli değil.

MAMA KAYBOLDU, RANT BOZULDU
Şimdi çıkmış Pensilvanya, SMS'ler atıyor. 'AK Parti'ye oy vermeyin' diye. 10 sene önce farklı, bugün farklı. Burada bir numara var. Rant, rant, rant, mama kaybolunca her şey bozuldu. Yalancının mumu yatsıya kadar... Ama bununki yatsıya kadar da yanmadı. CHP'nin, MHP'nin genel başkanlarına gittiler, 'elimizde montajlar var' dediler. Üç kafadar yolu şaşırdı. Ellerindeki kasetlerin hepsi korsan çıktı. 30 Mart'ta kasetler değil, millet konuşacak.