X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Gül, mevkidaşı onuruna yemek verdi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Gül, mevkidaşı onuruna yemek verdi

  • Giriş Tarihi: 11.3.2014 22:22

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye ve Nijer halklarının birbirlerine olan muhabbet ve yakınlığının, aralarındaki mesafeye rağmen adeta zamana ve mekana meydan okuduğunu belirterek "Hem ikili düzeyde hem de çok taraflı platformlarda Nijerli kardeşlerimizin yanında yer almayı sürdüreceğiz. Dertlerinizi dertlerimiz, muvaffakiyetlerinizi kendi başarılarımız bileceğiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, davetlisi olarak Türkiye'de bulunan Nijer Cumhurbaşkanı Issoufou Mahamadou onuruna Çankaya Köşkü'nde yemek verdi. Gül ve Mahamadou, davetlileri Büyük Resepsiyon Salonu'nun girişinde karşıladı.

Mahamadou ve beraberindeki heyeti Türkiye'de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek sözlerine başlayan Gül, "Bugün, dost ve kardeş halklarımızın en üst düzeyde hasretle kucaklaştığı çok önemli bir gündür. Zira, ülkelerimiz arasında cumhurbaşkanı düzeyindeki ilk ziyareti gerçekleştiriyorsunuz" diye konuştu.

Türkiye ve Nijer halklarının birbirlerine olan yakınlığının aralarındaki mesafeye rağmen adeta zamana ve mekana meydan okuduğunu, iki ülke arasındaki ilişkilerin geçmişinin 15'inci yüzyıla kadar uzandığını vurgulayan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Osmanlı padişahı Yıldırım Bayezid'in, hakemlik talep etmek üzere gelen Nijer heyetini, İstanbul'dan oğlu Yunus ile ülkenize göndermesiyle ilişkilerimizin temelleri atılmıştır. O tarihten itibaren dost ve kardeş Nijer ile bağlarımız kopmamıştır. Nitekim, Osmanlı devletinin Fizan sancağı içinde yer alan Kuzey Nijer toprakları, 1912 yılına kadar sömürgecilere karşı el birliğiyle savunulmuştur.

Onun içindir ki Agadez bölgesinde okutulan cuma hutbelerinde Osmanlı sultanının ismi anılmıştır. Kuzey Nijer'de uzun yıllar boyunca Osmanlı sancağı dalgalanmıştır. Bugün Nijer'de, Osmanlı payitahtına atıfla İstanbulewa (İstanbul'dan gelenler) olarak adlandırılan Yunus Sultan'ın torunları yaşamaktadır. Nijer'de Osmanlı döneminden kalma birçok kale ve sur kalıntısı bulunmaktadır. Keza onun içindir ki ata sporumuz güreşin yanı sıra davul, zurna ve fes gibi ortak kültürümüzün müşahhas izleri günümüzde de Nijer'de yaşatılmaktadır."

"NİJERLİ KARDEŞLERİMİZİN REFAH VE HUZURUNA KATKIYI HEDEFLİYORUZ"

"İlişkilerimizin parlak geleceğini, bu ortak mirasın vereceği taze sürgünler üzerine, köklü tarihi bağlarımıza yakışır biçimde inşa etmek istiyoruz. Haddizatında ümitvar olmak için sebebimiz çoktur" diyen Gül, 1966 yılından bu yana diplomatik ilişkilerin kesintisiz sürdürüldüğünü, iki yıl sonra ilişkilerin 50'nci yıl dönümünün kutlanacağını vurguladı.

İki ülkenin büyükelçiliklerinin 2012'de karşılıklı olarak faaliyete geçtiğini, son iki yılda imzalanan 15 anlaşmayla ilişkilerin ahdi zemininin güçlendirildiğini anımsatan Gül, "Böylece, ilişkilerimizi çok daha ileriye taşıma irademizin ne kadar güçlü olduğunu ortaya koyduk" değerlendirmesinde bulundu.

Nijer'in Türkiye'nin en büyük kalkınma ortaklarından olduğunu belirten Gül, Mahamadou'nun başlattığı Rönesans Programı'nın, bunun en önemli ayaklarından Kalkınma Planı ile 3N Tarım Programı'nın büyük bir ilgiyle takip edildiğini ifade etti.

TİKA aracılığıyla yürütülen ortak projelerle Nijerlilerin refah ve huzuruna katkının hedeflendiğine dikkati çeken Gül, sözlerine şöyle devam etti:

"Türk sivil toplum kuruluşları da Nijer halkıyla el ele gönül gönüle çalışmalarını sürdürmektedir. Bugün başkent Niamey'de iki Türk okulu faaliyet göstermektedir. Zat-ı devletlerinin açılışını yapma inceliğini gösterdikleri Niamey'deki Türk-Nijer Dostluk Parkı ve Ormanı, tarihi ortaklık ve dostluğumuzun şüphesiz en müşahhas şekilde yeni nesillere taşınmasına vesile olacaktır.

Bugün zat-ı devletleri, değerli kardeşimle yaptığımız kapsamlı görüşmeler ise atalarımızdan tevarüs ettiğimiz ve sivil toplum kuruluşlarımız aracılığıyla perçinlediğimiz işbirliği ruhunun çok daha ileriye götürülmesini sağlayacaktır.

Emin olunuz ki hem ikili düzeyde hem de çok taraflı platformlarda Nijerli kardeşlerimizin yanında yer almayı sürdüreceğiz. Dertlerinizi dertlerimiz, muvaffakiyetlerinizi kendi başarılarımız bileceğiz. Bu çerçevede, Nijer'in ahiren Afrika Birliği bünyesindeki Barış ve Güvenlik Konseyi üyeliğine neredeyse oybirliğiyle seçilmiş olması sizleri olduğu kadar bizi de memnun etmiştir. Kardeş Nijer'in yürüttüğü aktif dış politika ve yapıcı bölgesel rol, hiç şüphesiz ilişkilerimizin kapsam ve derinliğinin artmasını sağlayacaktır."

"ZİYARETİM İLİŞKİLERİN ÜZERİNE BİR TAŞ DAHA EKLEYECEK"


Mahamadou da yemekteki konuşmasında, Türkiye'nin güçlü tarihi değerleri ile dünyaya açılım politikasını gerçekleştirdiğini dile getirerek Nijer ile Türkiye arasındaki akrabalığın köklerini bu tarihi bağlardan aldığını söyledi.

Nijer'in güneyindeki İstanbulewa'da Osmanlı'nın kökenlerinin bulunabileceğine işaret eden Mahamadou, "İki ülke arasındaki ilişkilerde önemli gelişmeler yaşandı. Bunlar ortak çalışmanın önemini göstermektedir. Benim ziyaretim bu ortak ilişkilerin üzerine bir taş daha ekleyecektir. Hedefimiz işbirliğinin altyapı, tarım, hayvancılık, mesleki eğitim gibi alanlara yayılmasıdır" diye konuştu.

Hazreti Muhammed'in İstanbul'u fethedecek halkı kutsadığını anımsatan Mahamadou, "İstanbul'un fethi aynı zamanda sizi Peygamberimizin kutsadığı bir halk yapıyor. Sayın Cumhurbaşkanı, siz yüzünü refaha ve dünyaya çevirmiş Türkiye'nin görünen yüzüsünüz. İslam'ın ve demokrasinin bir arada yaşayabileceğini gösteriyorsunuz" dedi.

Yemeğe, Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Dışişleri Bakan Yardımcısı Naci Koru, TUSKON Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Fincan, İstanbul Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu, Dost Eli Derneği Başkan Yardımcısı Mevlüt Yıldırım, Afrika ülkelerinin Ankara büyükelçileri, bazı milletvekilleri ve iş adamları da katıldı.