X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Diyarbakır 'barışın arkasındayız' dedi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Diyarbakır 'barışın arkasındayız' dedi

Geçen Nevruz'da başlayan barış süreci bu yıl da kutlamalara damgasını vurdu. Öcalan mesajında, "Türkiye halkları bin yıllık kardeşlikle nefreti aşacak" dedi

Hükümetin tüm saldırılara karşın kararlılıkla arkasında durduğu çözüm süreci nevruz kutlamasında bir kez daha karşılığını buldu. Diyarbakır'daki Nevruz Parkı'nı dolduran yüzbinlerce kişi, türkülerle, halaylarla "barışın arkasındayız" mesajı verdi. Öcalan da alanda okunan mektubunda, barışa yönelik saldırılara ve provakasyonlara dikkat çekerek, "Kendini çağına, insanlığına karşı sorumlu sayan herkesi barışın yapı taşı olmaya çağırıyorum. Her savaşın barışı vardır" dedi. Alana 16 dilde 'Nevruz kutlu olsun' pankartları asıldı. Silahların susması için yürütülen çözüm sürecinde Diyarbakır dün de tarihi bir çıkışa sahne oldu. Diyarbakır'daki 2014 Nevruz kutlaması yüzbinlerce kişinin katılımı ile gerçekleşti. Kalabalık gruplar, sabah erken saatlerde alanı doldurmaya başlarken, Tertip Komitesi'nin görevlendirdiği 10 bin kişi alandaki koordinasyonu sağlamaya çalıştı. Platformda, aralarında Kürtçe, Türkçe, Arapça, Süryanice, Rusça ve Çince'nin de yer aldığı 16 dilde, "Nevruz kutlu olsun" pankartları yer aldı. Çok sayıda televizyon kanalının canlı olarak yayınladığı kutlamayı izlemek için yurt içi ve yurt dışından Diyarbakır'a gelen 350'yi aşkın gazeteci akreditasyon yaptırdı. Alanda toplanan gruplar, müzik yayını eşliğinde halay çekti. Çocuklar alanın yakınındaki parkta oyun oynarken, bazı aileler de çimlere serdikleri kilimlerin üzerine piknik yaptı.

"SEVGİLİ TÜRKİYE" MEKTUBU

Bayram havasında geçen kutlamalar sırasında Abdullah Öcalan'ın gönderdiği 2 sayfalık mektup, İmralı'ya giden heyette de yer alan BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan tarafından Kürtçe, HDP'li Sırrı Süreyya Önder tarafından da Türkçe olarak okundu. "Sevgili Türkiye" diye başlayan mektupta özetle şu ifadeler yer aldı: "Önümüzde en yakıcı bir şekilde cevap bekleyen şey, birbirini tekrarlayan darbelerle mi yoksa tam ve radikal bir demokrasiyle mi yola devam edeceğimiz sorusudur. Şu ana kadar yürütülen bir diyalog süreciydi ve önemliydi. Bu süreçte iki taraf da birbirlerinin iyi niyetini, gerçekçiliğini, yeterliliğini test etti. İki taraf da barış arayışından kararlılıkla çıktı.

DARBECİ MEKANİZMAYA SON:
Son nevroz'dan bugüne yaşadığımız somut durum tam da çatallaşmaya başlayan bu yol ayrımını ifade ediyor. Ya komplocu-darbeci rejim kendini yeniden restore ederek sürdürecek ya da tarihsel rotasına oturtulmuş Türk-Kürt ilişkileri en kapsamlı demokratik reformlardan geçerek demokratik anayasal bir rejimle komplocu-darbeci mekanizmaları parçalayarak çözümlenecek. Bütün ara yollar ve geçici biçimler artık miadını doldurdu.

HER SAVAŞIN BİR BARIŞI VAR:
Diyalog süreçleri bağlayıcı değil. Müzakere sistematiği için yasal bir çerçeve kaçınılmaz. Barış savaştan daha zordur ama her savaşın da mutlaka bir barışı vardır. Biz direnirken korkmadık, barışırken de korkmayacağız. Kendini çağına ve insanlığa karşı sorumlu sayan herkesi büyük barışımızın yapı taşı olmaya çağırıyorum. Bu barışa yönelik saldırılara ve provokasyonlara karşı, barışın yılmaz savunucuları da yine gençlik olacak.


#Sayfa#

KOMPLOLARA DİKKAT:
Bizim büyük barış yolculuğumuz Oslo'dan Paris'e, Gever'den Lice'ye değin birçok saldırıya maruz kaldı. Türlü biçimlere bürünerek karşımıza çıkan uluslararası komplolara karşı yeterli dikkati göstermek tarihsel sorumluluğumuzdur. Sorumlu bir dil ve üslup birçok ırkçı psikolojik harp metotlarını boşa çıkaracağı gibi büyük barışımızın da temel karakteri olacak. Irkçı, ayrımcı ve kan kokan nefret söylemlerine karşı, bin yıllık kardeşlik serüvenimizle Türkiye halkları en etkili cevap olacaklardır."

ATEŞİ TÜRK VE TUĞLUK YAKTI

Daha sonra kalabalıklar, Niyazi Koyuncu'nun seslendirdiği Karadeniz türküleri eşliğinde halaylar çekti. HDP Eş Genel Başkanı Ertuğrul Kürkçü yaptığı konuşmada, "Türkiye'nin tüm halkları, tüm illeri, ilçeleri barışa hasret, barışa susamış. Oğullarının arkasından endişe etmekten bıkmış, barış istiyor" dedi. BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak ise, Kürtçe yaptığı konuşmada, tüm vatandaşların nevruz'unu kutladı. Mardin Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk'ün de konuşmasının ardından Türk ve Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk tarafından nevruz ateşi yakıldı.

HER DİLDEN MÜZİK
Alanda toplanan gruplar, Türkçe, Lazca, Kürtçe müzik yayını eşliğinde halay çekti. Çok sayıda seyyar satışı alanda yemek, tatlı, su ve ciğer kebap satarken, bazı aileler piknik yaptı. Kutlamalara sadece Diyarbakır'dan değil birçok ilden katılım oldu.

KANDİL MESAJI
Diyarbakır nevruzu bir ilke daha sahne oldu. KCK Yürütme Konseyi Başkanı Cemil Bayık ilk kez Türkiye'deki bir nevruz kutlamasında ekranda yer aldı. Bayık'ın mesajı alandaki barkovizyondan görüntülü yayınlandı.

KÜRTÇE VE TÜRKÇE OKUDULAR
Abdullah Öcalan'ın gönderdiği 2 sayfalık mektup, BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan tarafından Kürtçe, HDP'li Sırrı Süreyya Önder tarafından da Türkçe olarak okundu.

CUMA İÇİN ARA VERİLDİ
Platformda aralarında Kürtçe, Türkçe, Arapça, Süryanice'nin de yer aldığı 10 dilde, "Nevruz kutlu olsun" pankartları asıldı. Binlerce katılımcı yöresel kıyafetleriyle alana akın etti. Nevruzda bir ilk yaşandı. Cuma namazı için 25 dakika ara verileceği anonsu yapıldı. Namaz öncesinde Kürtçe hutbe okundu. Namaz sürerken yeniden müzik yayınına başlandı.

TALABANİ'YE İLGİ
Nevruz kutlaması için Diyarbakır'da bulunan Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin eşi Hero Talabani de yöresel kıyafetle geldiği alanda ilgi odağı oldu. BDP, HDP'nin tam kadro katıldığı kutlamaları, Bölgesel Kürt Yönetimi Lideri Mesud Barzani'yi temsilen içişleri bakanının yanı sıra çeşitli ülkelerden davetliler izledi.