X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "Bombaları elma armut gibi taşıdık!"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"Bombaları elma armut gibi taşıdık!"

  • Giriş Tarihi: 25.3.2014 15:40

Afyonkarahisar'da 25 askerin şehit olduğu, 8'i asker 11 kişinin yaralandığı mühimmat deposu patlamasına ilişkin davanın görülmesine devam edildi.

Eskişehir 1. Hava Kuvvet Komutanlığı Askeri Mahkemesinde görülen davada, vareste tutuksuz sanıklardan Üsteğmen Tuncay Aydın, duruşmalardan vareste tutulan Albay Veysel Özbay ve Binbaşı Ali Duran, katılmadı. Özbay'ın avukatı Kerem Koçer ile Aydın'ın avukatı Nejat Öztaşkent ve şehit yakınları hazır bulundu.

Mahkeme Başkanı Binbaşı Ahmet Mithat Acar, "18 Mart Şehitleri Anma Günü nedeniyle 25 şehidimizle birlikte diğer tüm şehitlerimizi minnet ve şükranla anıyorum. Yakınlarına başsağlığı diliyorum" dedi.

Tanıklardan 347. Dönem Onbaşı Hasan Boncuk ise olayın ardından 1.5 yıl geçtiğini belirterek, olayın psikolojik olarak kendisinde büyük bir etki bıraktığını kaydetti.

Birliğine cumartesi gecesi katıldığını ifade eden Boncuk, şöyle konuştu:

"Salı günü sabah eğitim aldık, öğleden sonra cephanelikte görevlendirildik. Salı gece saat 24.00'a kadar çalıştık. Olayın meydana geldiği çarşamba günü ise kahvaltıdan sonra yine cephaneliğe çalışmaya gittik. Komutanlar dinlenmek için izin veriyordu. İçeride ve dışarıda kısa dönem erler vardı. Biz deponun kapısına kadar mühimmatı getiriyorduk içeride istif yapılıyordu. İstif cephanelik kapısına kadar gelmişti. Kapının hemen yanında çok zor bir istifleme yapılıyordu. Patlamadan önce yine kısa bir ara vermiştik. Bu süre zarfında namaz kılmak için yangın havuzunun oraya gittim. Yaklaşık 5 dakika sonra namaz kılarken patlama meydana geldi. Patlamanın etkisiyle 4-5 metre fırladım. Daha sonra yuvarlandım. Sandıklardan kırılanlar oldu hatta benim taşıdığım sandığı 4 kişi zor kaldırıyorduk, çok ağırdı. Tedbirsiz ve ihmallerle dolu bir işlem yapıyorduk. Sanki manavdaki elma, armut kasalarını taşır gibi çalışıyorduk hatta sandıklardan biri, kamyona yüklenirken kırıldı ve içindeki el bombaları etrafa yayıldı. El bombası dışında mühimmat görmedim."

Boncuk, patlamanın ardından her yerde etrafa yayılan el bombalarını gördüğünü, daha sonra tel örgülere kadar gittiğini ve geri döndüğünü bildirdi.

Komutanı tarafından ambulansa alınıp Devlet Hastanesine gittiğini anlatan Boncuk, "Hastanede yaklaşık 2 gün kaldıktan sonra bizi evimize göndereceklerini söylediler ancak birlik revirine tekrar getirildik. Burada bize basına açıklama yapmamamız için bir kağıt imzalatıldı" dedi.

Boncuk'un ifadesinin ardından şehit yakınları, ifadelerin çelişkili olduğunu öne sürerek, Boncuk'a tepki gösterdi. Bunun üzerine Boncuk, "Keşke namaza gitmeseydim ben de şehit olsaydım. Böyle suçlamaları duymasaydım. Ağlamak istiyorum ancak duygu sömürüsü yapacağımı sanırsınız diye ağlayamıyorum" dedi.

Savcı Hava Hakim Albay Erol Er ise patlamanın meydana geldiği bölgedeki askerlere basına açıklama yapılmayacağına dair talimat verilmediğini ancak hiçbir personelin de Genelkurmay Başkanlığının izni olmadan açıklama yapamayacağını dile getirdi.

Bunun üzerine şehit yakını avukatlarından Altan Ulutaş, Er'in bu açıklamasına tepki göstererek, "Duruşmayı protesto ediyorum" diyerek salonu terk etti.

Patlamanın ardından bir televizyon kanalına verdiği röportaj nedeniyle tanıklık yapan Fatih Yavuz'a (24) televizyona verdiği bu demeç izlettirildi.

Yavuz da olay günü İzmir'in Çeşme ilçesinde olduğunu ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "sabotaj" açıklamasına kızarak böyle bir röportaj yaptığını söyleyerek pişman olduğunu dile getirdi.

Konuşması sırasında sürekli ağlayan Yavuz, "Keşke böyle bir röportaj yapmasaydım. Olayı zaten görmedim, hiçbir şey bilmiyorum. Zaten o an İzmir'deydim" diye konuştu.

Bunun üzerine şehit yakınları Yavuz'a tepki göstererek, davanın seyrini değiştirecek ölçüde yalan beyanda bulunduğu için tanıktan şikayetçi oldular.