X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kılıçdaroğlu seçim yenilgisini kabul etti
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kılıçdaroğlu seçim yenilgisini kabul etti

  • Giriş Tarihi: 8.4.2014 15:05 Güncelleme Tarihi: 8.4.2014 15:08

CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantısında partililere seslendi.

CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu grup konuşması öncesinde yumruklu bir saldırıya uğradı. Kılıçdaroğlu kısa bir süre dinlendikten sonra gruba geldi;

Hekesi sukunete davet ediyorum. Biz yedi düvele karşı mücadele etmiş bir partiyiz. Biz bir yumruktan geri adım atacak değiliz.

Oyunu kullanan herkese teşekkür ediyorum. Diğer teşekkür de gençlere... Ankara'daki seçimlerden sonra 1000 kişi CHP genel merkezine geldi. Onların hiçbiri CHP üyesi değildi. Onların beklentisi var. Bu yüzden onlara teşekkür ediyorum. 3. teşekkürüm kadınlara. Belediye başkan adaylıkları arzu ettikleri ölçüde olmasa da kendilerine teşekkür ediyorum.
Bugün gazetelerde yer alan bir kadın haberi var. Bingöl'de AKP'den seçilen kadın başkan yardımcısı olmak ister. Ama bu isteği reddeder.

Bu kadın sözlerine bakmak yeterli " Kapı kapı dolaşacaksınız ve görev isteğinizde verilmeyecek" bu kadına teşekkür ediyorum.

Ne dinimizde ne örfümüzde kadın çalışmaz diye bir şey yok.

Bu seçimler çağdaş seçimlerden farklıydı. Biz devletle mücadele ettik. Başbakan, bakanlar, jandarma ve polislere karşı mücadele ettik.

44 ilimizde elektiriğimiz kesildi. Bizim genel merkezimizin kedisi var Şero. Bir bakın dedim yerinde mi diye.

Bakanların gidip seçim kurullarına baskı yaptı. Bu seçimler beklentimizi karşıladı mı? Hayır. Çünkü bizim beklentilerimizi karşılamadı. 2009 seçimlerine göre 2 milyon oyumuz arttı.

Gençlerin, aydınların, dünyanın beklentisi yüksek. Hedefimiz neydi: Beklentilerimizi gerçekleştirmek istiyorduk.

Faturayı kendimize çıkartacağız. Bunun üzerinde çalışacağız. Bu müdadeleden asla geri adım atmayacağız.

Beklentimiz neden yüksekti? 4 bakan yolsuzluktan istifa etmiş. Genel müdürlerin evinden dolarlar fışkırıyor.

Başbakanın evinden sıfırlanmak üzere milyon eurolar çıkıyor. Türkiye'nin yarısından fazlası böyle düşünüyordu.

Vicdan kul hakkını yiyenlere kapı aralamamaktır. Komşusu açken tok yatan bizden değildir felsefesidir vicdan.

Devletler kanunla değil ahlakla yönetilir.

Sizin en hayırlınız ahlakı güzel olanınızdır. Hadis

Ahlakı inşaa etmek zorundayız. Ahlakın ayrılmadığı ikiz kardeşi adalettir. O yüzden bizim beklentimiz yüksekti.

Böyle bir siyasal partinin cezalandıralacağını bekliyorduk. Gerçi 2.5 milyon oyu düştü.

Havuz medyası bize diyor ki; yolsuzluklarla neden uğraşıyorsunuz? Eğer biz bunlarla uğraşmasak tüyü bitmemiş yetimin hakkını kim savunacak?

Havuz medyasındaki kalemlere de acıyorum. Kalemini iktidara kiralayan yazar olmaz. Bir bakan 28 kezde 52 milyon dolar rüşvet alıyor.

Bir başka bakan 10 seferde 10 milyon dolar. Bir bakan 3 seferde 1.5 milyon dolar aldı.

Dini, imanı ağzından düşürmeyen bir zat var. Şimdi onun korumasında olan eski bir bakan var Bakara'ya makaraya diyen. Siz bu adama oy verirken hiç mi vicdanınız sızlamadı?

Sizin her yeriniz şüpheli. Dönüp seçim için kendimizi sorgulayacağız. Bütün örgütün çalışması lazım. Tüm il başkanlarımızı toplayacağız. Çalışacağız. Çiftçi emeğini alana kadar çalışacağız. Emekliler memnun olana kadar çalışacağız. Kararla ve inançla çalışacağız. Gerekirse 24 saat çalışacağız.

Henüz kapısını çalmadığımız milyonlar var. Eğer Türkiye'yi cendereden çıkartmak istiyorsak çalışmalıyız.

Bizim demokrasi tarihimize baktığımızda toplumun vicdanını kanatan siyasal idamlar var. 1960'ta 72'de 80'de.

İdamlar toplumlarda vicdanları yaralamıştır. Eğer 529 kişiye idam verilirse barışı sağlayamazsınız. Mısır'da özgürlükleri sağlayamazsınız. Mısır'daki yöneticilere siyasal idamları yapmayın çağrısında bulunuyoruz.

Mahkemlerin idam kararı verdiği kişiler bizimle aynı dünya görüşünü paylaşmıyor ama demokrasi için

Ortadoğu'nun 3 büyük ülkesinde büyükelçimiz yok. Dış politikamızın açmazına bakın. İktidarın söyleyecek sözü yok ama bizim var. Siyasi idamlar olsun istemiyoruz. Ama onlar ağızlarını açmıyorlar.

Suriye politikasını hep eleştirdik. Bize Baasçısın dediler. Biz kan akmasını istemiyoruz. gelinen noktada önemli bir gelişme oldu. Reyhanlı'daki bombalı saldırı El Kaide'nin işi çıktı.

Başbakanlık koltuğunda oturan zat CHP'yi suçluyordu. Şimdi o zat utanacak mı? Dış politikada halkına insan yalan söyler mi? Neredeyse bombayı bizim koyduğumuzu söyleyecekti.

13 Mart 2014'te dış işlerinde konuşma yapılıyor. Suriye'ye savaş planı yapılıyor. Dedik ki biz bu yalandır böyle şey olmaz. Sonra Dışişleri Bakanlığı çıktı bu işi doğruladı.

Devletin mahremi kalmadı. Kendi askerini öldürteceksin sonra oraya asker göndereceksin. Uyuyan vicdanınızı uyandırın. Cuhmurbaşkanı bir açıklama yapıyor " Bu dinlemeler içeriden" bu daha da vahim.

Yine iş bize düştü. Çalışacağız. Asla moralimizi bozmayacağız. Onurlu mücadelemize devam edeceğiz.