X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yazıcıoğlu dosyasındaki gizlilik kararı kalktı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yazıcıoğlu dosyasındaki gizlilik kararı kalktı

  • Giriş Tarihi: 16.4.2014 11:55 Güncelleme Tarihi: 16.4.2014 15:20

Helikopter kazasıyla ilgili dava yeni bir boyut kazanıyor, dosyalar yeniden incelenecek

BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu dahil 6 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili davada dosya üzerindeki gizlilik kararı kaldırıldı. Son olarak radar kayıtlarıyla ilgili çalışan bilirkişi, gizlilik kararının kalkmasının ardından dosyanın tamamını inceledikten sonra rapor hazırlayacak.

Al Jazeera'ye konuşan Yazıcıoğlu ailesinin avukatı, BBP Genel Başkan Yardımcısı Selami Ekici, kaza tarihi olan 25 Mart 2009'da bölgedeki uçuş trafiğini ve hava hareketliliğini gösteren radar kayıtlarıyla ilgili geçen şubat ayında yapılan keşfin, Özel Yetkili Mahkemelerin kalkmasıyla yeni bir boyut kazandığını söyledi.

Yazıcıoğlu nun son fotoğrafları

BİR HAFTA KEŞİF

Ekici, henüz raporunu hazırlamayan 5 bilirkişinin, Erzurum Dumlu Radar Üssü, Genelkurmay Harekât Merkezi, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Muhabere Yönetimi birimi, Ankara Ahlatlıbel Radar Üssü'nde bir hafta boyunca keşif yaptığını belirtti. Ekici, bilirkişinin yeni düzenlemeyle üzerindeki 'gizlilik kararı' kalkan dosyanın tamamını inceleme fırsatı bulacağını kaydetti.

Ekici, heyetin raporunu keşif esnasında aldıkları bilgilerle, şimdi tamamı açılan dosyadaki bilgileri karşılaştırarak yazacağını ve bunun önemli olacağını vurguladı:"Kahramanmaraş'a gönderilen dosyadaki gizlilik kararının kalkması bu anlamda da çok iyi oldu. 120 klasörlük dosyanın tamamını ben de yeni aldım. Şimdi dosya yeni görevlendirilen savcı Habib Korkmaz'ın elinde. Korkmaz'ın incelemesi, bizim taleplerimizi değerlendirmesi, eksikleri gidermesi 6 ayı bulur diye düşünüyorum."

"BASINA ÖZELLİKLE SIZMADI"

Kazada hayatını kaybeden gazeteci İsmail Güneş'in yaptığı telefon görüşmelerine dikkat çeken Ekici, şöyle konuştu:

"Bizim buradaki iddiamız şu: Güneş'in çenesinin kırık olduğu otopsi raporunda var ama basına sızdırılmıyor. Kimse de 'Otopsi raporunu verin okuyalım' demiyor. Bilinçli bir algı oluşturuluyor. Çenesi kırık olduğu halde o kadar rahat konuşamaması lazım. Bu konu araştırmaya muhtaçtır. Ses İsmail Güneş'in, ancak adli tıp uzmanları çene kırığı olan kişinin konuşma güçlüğü çekeceğini ifade ediyor. Bize göre ilk etapta kırık yoktu, sonradan birileri kırmış da olabilir. Biz çenesinin kırık olduğunu, otopsi raporlarını temin ettikten sonra öğreniyoruz. İki yılı buldu yani. Oysa 30 Mart'ta çenesinin kırık olduğu bilinseydi, suikast ihtimali değerlendirilecek ve deliller karartılmayacaktı."

Ekici şöyle devam etti:

"Gazeteci İsmail Güneş'in cenazesi, enkaza yaklaşık 600 metre mesafede karla kaplı zeminde bulunuyor. Güneş'in donmamak için ölenlerin montlarını üst üstü giydiği ve helikopterden çıkardığı koltukla kayarak yardım bulmak için daha aşağılara kaydığı tahmin ediliyor. 30 Mart tarihli jandarma tutanağında bu koltuğun Güneş'in cenazesi bulunduktan sonra başkaları tarafından olay yerine getirildiğine dair ifadeler var."

"KIRIK BACAKLA NASIL?"

Güneş'in otopsi raporunda sol bacağında kırıklar olduğunu belirten Ekici, buna dair şüphelerini dile getirirken şu ifadeleri kullandı:

"Kaza saati kayıtlara 15.03 olarak geçiyor. TİB kayıtlarına göre Güneş, 19.04'e kadar tam 16 kez aranarak 12 dakikalık telefon görüşmesi yapmış. Arkadaşları, genel müdürü, BBP Genel Merkezi ve 112 gibi merkezlerle görüşüyor. En son 19.36'da görüşme yapmış. Bizim tespitlerimize göre cep telefonu sadece enkaz alanında çekiyor. 15 metre uzakta bile çekmiyor. Güneş'in cenazesinin bulunduğu yerde hiç çekmiyor, kırık bacakla o kadar uzaklaşabilmesi garip. Enkaz bölgesinin aşağısında yaklaşık 4 kilometre mesafede köy var. O saatlerde hava açık, yani Güneş'in köyün ışıklarını görüp o tarafa doğru gitmesi gerekirken ters tarafa gitmesi de ilgi çekici."

"KAZADAN SONRA YAŞIYORDU"

Yazıcıoğlu'nun kazadan sonra yaşadığına dair iddiaların bulunduğunu hatırlatan Ekici, "Konu tanık beyanlarıyla da sınırlı değil. Dönemin BBP Erzurum İl Başkanı Emrullah Önalan, gazeteci Ahmet Akpak'ta Başkan Yazıcı'nın kaza sonrası dua ederken görüntüsünün olduğunu, kendisinin 10-15 saniyelik bu görüntüyü gördüğünü söylemişti. Biz bu iddiaları araştırırken, görüntülerin 2010'da şeker komasından ölen Ahmet Akpak'ın oğlu Alper Akpak'ta olduğunu öğrendik. Alper Akpak ile görüşmek istedik, ancak bir türlü bu görüşmeyi gerçekleştiremedik. Delil gizlemekten hakkında suç duyurusunda bulunduk ama bir sonuç elde edemedik" dedi.

Ekici, helikopterin düştüğü anlarda bölgede 3 savaş uçağı bulunduğu iddialarının da açığa kavuşturulması gerektiğini kaydetti:

"Bu uçakların bıraktığı karbonmonoksit gazına maruz kalındı. Helikopterin pilotu Kaya İstektepe'nin kanında yüzde 24, gazeteci İsmail Güneş'te yüzde 27, Muhsin Yazıcıoğlu'nda ise yüzde 13 seviyesinde karbonmonoksit tespiti var. Bilirkişi raporlarında yüzde 24 oranındaki karbonmonoksit gazının pilotta sarhoşluk, dikkat bozukluğu, baygınlık gibi tesirler yapabileceği ifade ediliyor. Bu konular da açıklanmaya muhtaç sonuçta."