X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ahmet Keleş: Bunu bize nasıl yapabildiniz?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ahmet Keleş: Bunu bize nasıl yapabildiniz?

  • Giriş Tarihi: 18.4.2014 01:02 Güncelleme Tarihi: 18.4.2014 01:15

Gülen Cemaati'nde 25 yıl kalan Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Keleş soruları yanıtladı.

Keleş, D.Ü. Rektörü Jale Saraç kapanmasını, Dicle Üniversitesini Cemaatin nasıl Kandil'e çevirdiğini ve yeni tapelerle kişiler üzerindeki şantajlarını anlattı.

Prof. Dr. Ahmet Keleş'in açıklamalarından satır başları:

DİCLE ÜNİVERSİTESİNDE NELER OLUYOR?

Paralel yapılanma faaliyetlerinden sonra istifa ettim

17 Mart'ta Türkiye'de önemli bir konuya parmak bastım çünkü 25 yılımı verdiğim bir yapıydı. Bu vesileyle star Gazetesinde, dicle üniversitesindeki önemli bir soruna parmak bastım çünkü ben sadece Dicle Üniversitesi öğretim üyesi değlim aynı zamanda 2008 yılında ilk defa rektör atanan şu anki rektörümüz Ayşegül Jale Saraç hanımefendinin ilk atadığı genel sekreteriyim ben. Yola beraber çıktık, rektör atandı, beraber çalıştık ve süreci beraber yaşadık ve ben 8 ay sonra paralel yapılanmaya hızlı bir şekilde başlamalarından sonra ve bazı başka gerekçelerle görevimden istifa ettim ve öğretim üyeliğine döndüm.

17 Aralık darbe girişiminin betin takımı buradan

O günden beri bu üniversiye hız kesmeden, tam gaz paralel yapıda o kadar ileri boyutlara ulaştılar ki bu üniversitenin artık normal bir üniversite olmaktan çıkıp paralel yapının fedai yetiştirdiği ve burada yetişen insanların ülkenin altını oyan ve 17 Aralık'ta da ortaya çıktığı şekilde o kirli darbenin bir bakıma beyin takımını oluşturan bir yapıya dönüştüğünü ifade etmek için 'kandil' ifadesini kullandım ki bu doğrudur.

45 yılda 452 eleman alınırken 5 buçuk yılda 550 eleman alındı

Sayın rektörümüz göreve atandığında üniversitemizin 45 yıllık bir geçmişi vardı. 40 yılı aşkın bir sürede bu üniversitenin alabildiği öğretim üyesi sayısı 452 idi.. Bu üniversitede rektörümüzün izni ve imzasıyla bu sayı 1000'e yaklaştı. Yani demek istediğim, 45 yılda 452 eleman alırken 5 buçuk yılda 550 eleman alıyorsunuz ve bu 550 elemanın 500'ü (isim isim biliyoruz) örgütün elemanı! Dolayısıyla bunlar araştırma görevlisi, okutman, uzman, öğretim görevlisi gibi akademik kadroya aldıkları eleman sayısı ise 1000'e yakın..

Kandil benzetmesini fazlasıyla hak ediyorlar

Bu öyle korkunç bir yapı ki bütün varlıklarıyla, bütün öz benlikleriyle kendilerini teşkilata adamış ve onun hedefleri ve gayeleri uğruna üstlendikleri misyonu yerine getirmekten çekinmeyen ve her platformda bunu uygulamaya koyan bir yapıdan bahsediyoruz. Dolayısıyla burada yetiştirdikleri insanları başka yerlere transfer etmeleri, orada militan gibi yetiştirmeleri bakımından kandil benzetmesini fazlasıyla hak ediyorlar.

Paralel örgütten referansı alan herkes o kadrolara atanabilir

Çok önemli bir şey daha var. Biliyorsunuz devlet doğu ve güneydoğu anadoluya çok önemli yeni üniversiteler açtı. Bunlar daha 3-5 yıllık üniversiteler. Bu yeni üniversiteler bile akademik personel aldığında o kişilerin taşıması gereken bazı özelliklere ve puanlara bakar. Ama 45 yıllık Dicle üniversitesinin hala bugün ne araştırma görevlilerinde, ne doçentlerinde, ne yardımcı doçentlerinde ne de profesör atamalarında hiçbir kriter yok. Yani bu şu demek, paralel örgütten referansı alan her eleman elini kolunu sallayarak ilgili kadroya atanır. Halbuki o kadroya atanabilmesi 2547 sayılı yasaya uygun özellikleri taşıması gerek..

Önce alınacak adam ayarlanıyor sonra ilan veriliyor

Üniversite kadrolarına yapılan atamalardan anabilim dalı başkanının, bölüm başkanının haberi yok, çoğu zaman dekanın bile haberi yok. Alımlarla ilgili ilanların hiçbirinin 2547 sayılı yasaya göe geçerliliği yok. İlanlarda önce adamlar bulunuyor ve o adama göre de şartlar konuluyor. TC kimlik numarasını verseler ancak o kadar olur!

Örtünme meselesi operayonel bir girişim midir? Bunu nasıl okumamız gerekiyor?

Keleş, bu konu çok kırılgan bir konu, kelimeleri seçerek konuşmak gerekiyor. Önce altını kalın bir şekilde çiziyorum. Sayın rektörümüz gerçekten inanmış, gerçekten inanan, inandığı değerlere saygı duyan, bu konuda titreyen bir gönül insanı bunun altını çiziyorum burada hiçbir sorun yok! Bunun böyle olması sayın rektör hanımın o paralel yapının o şekilde yapılanmasına göz yummadığı yâda bundan haber dar olmadığı anlamına gelmez. Hepsini biliyordu. İyi niyetli düşünmüştür, iyi olduğunu sanıyordur onu kendisi biliyor.

JALE SARAÇ'IN ÖRTÜNMESİNİN ZAMANLAMASI DÜŞÜNDÜRÜCÜ

Keleş, Örtünme konusuna gelince, kendi iç dünyasında bir örtünmesi hesapladığını düşünüyorum. Televizyona çıktığında da izledim, oradaki duygularını da gördük hakikaten örtünmekten çok mutlu olmuş gözyaşları ile bunu anlatıyor orada bir sorun yok! Ancak örtünmenin zamanlamasının manidar olduğunu düşünüyorum! Olayı doğru okumak ve görmek lazım!. Sayın vekilimiz yıllardır Diyarbakır'da bu paralelci yapının Cemaatçi yapılanmanın kendisine bir şikâyet olarak başta biz olmak üzere söylendiği bir vekil. Diyar bakır'da üç kişi ile görüşüyorsa iki kişiden bu paralele yapıdan dolayı şikâyet alıyor oda kendine göre hazırlığını yapıyor. 17 Aralık Türkiye bir tarihi kırılma ile yüzleşti. Sayın vekil bu üniversitedeki paralel yapılanmayı dile getirmesinden daha doğal bir şey olamaz!

"DİYARBAKIR'DA VEKİLİN PARALEL YAPI AÇIKLAMASI YAPILACAĞI BİLİNİYORDU. SİZ NEDEN DURDUNUZ DURDUNUZ DA O GÜN ÖRTÜNDÜNÜZ?

Keleş, Üniversiteye bir araştırma görevlisi aldığınızda yıl sonra bu emekli olacak demektir. Üniversitenin yılına mal oluyor bir kişi. Bu önemli yapıya vekilimizin neşter vurması şarttı. Allah şahit Vekil o basın açıklamasını yapacaktı bunun yeri ayarlandı, bize davetiye geldi. Diyarbakır, Dicle üniversitesi Vekilin basın açıklaması yapacağını biliyordu. Dolayısıyla bunu böyle okumak isteyenler de var Mehmet Akın gibi Nejla Hattapoğlu gibi MKYK üyeleri de bunu böyle göstermek ve böyle okumak istediler. Kesinlikle yanlıştır, meseleyi saptırmaktır

SİZ NEDEN DURDUNUZ DURDUNUZ DA O GÜN ÖRTÜNDÜNÜZ?

Keleş, Niye vekil durdur durdu da Rektör hanımın örtünmesinin hemen ardından açıklama yaptı, daha önce neredeydi diye soruluyor. Asıl bu soruyu Rektöre sormak lazım! Vekilin açıklama yapacağı tarih belliydi siz neden durdunuz durdunuz da o gün örtündünüz? Ona sormak lazım! Durdunuz durdunuz örtündünüz de bu örtünmenizi neden bir basın toplantısı ile Türkiye'ye duyurdunuz? Neden fotoğraflarınızı sosyal medya da aynı gün paylaştınız?

Keleş, Ben Sayın rektörün kişiliğini bilirim söylenmesi gerekeni de söyledim altını kalınca da çizdim. Sayın rektörümüz zaten üniversitede münzevi bir rektördür, odasından çıkmaz, seçimden seçime dört senede bir meydana çıkan kimsenin görmediği, kimse ile buluşmayan bir rektör.

Canlı yayında gözyaşlarına boğuldu

Kendi durumunu cesur yürek filminde en güvendiği kişinin ihanetine uğrayan William Wallace'in durumuna benzeten Ahmet Keleş canlı yayında gözyaşlarına boğuldu. Keleş, "Bizim hakkımızı kim ödeyecek? Bizim hakkımız ödenmez! Bize bunu nasıl yaptınız? Biz o meydanda can hıraş bir şekilde koştururken bizi nasıl satabildiniz? Bizi kirli emelleriniz için nasıl kullanabildiniz?" dedi.