X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bakanlık devrede
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bakanlık devrede

  • Giriş Tarihi: 22.4.2014

Keseb'deki çatışmalardan kaçarak Hatay'ın Vakıflı köyüne sığınan 22 Suriyeli Ermeni, Lübnan'daki yakınlarının yanına gitmek istiyor. Konuk Ermenilere yardım için Dışişleri Bakanlığı devreye girdi

Türkiye'nin tek Ermeni köyü olan Hatay'ın Samandağ ilçesine bağlı Vakıflı köyüne Suriye'deki savaştan kaçarak sığınan Kesebli Ermeniler, kendi istekleri üzerine Lübnan'a yerleştirilecek. Lübnan'daki akrabalarının yanına gitmek isteyen ancak pasaportları olmadığı için çıkış yapamayan Keseblı Ermeniler için Dışişleri Bakanlığı devreye girdi. Vakıflı'ya sığınan 22 Kesebli'den 17'si Dışişleri Bakanlığı'nın girişimiyle işlemleri tamamlandıktan sonra Lübnan'a gönderilecek. Vakıflı Surp Asdvadzadzin Kilisesi Vakfı Başkanı Cem Çapar, "Keseb, Türkiye sınırına sadece 3 kilometre uzaklıkta. 14 Mart'ta muhalifler tarafından köyümüze getirilen kardeşlerimiz evlerini, bahçelerini, akrabalarını değil, bütün hayatlarını kaybettiler. Burada onların yabancılık çekmemesi, kayıplarını hissetmemesi için çalışıyoruz. Dışişleri Bakanlığı'ndan destek istendi. Bakanlık seyehat belgesi hazırlıyor. Lübnan'da kabul için girişimlere başlandı. Sürecin kısa sürede tamamlanacağını ümit ediyoruz" diye konuştu. Nüfusunun yaklaşık yüzde 80'ini Ermenilerin oluşturduğu Keseb'den Lazkiye'ye 2 bin kişinin gittiğine dikkat çeken Çapar, "Vakıflı'ya gelen tamamı yaşlılardan oluşan misafirlerimizi bir aydır ağırlıyoruz. Hem Lazkiye'ye gidenlerin hem de Vakıflı'ya gelenlerin anlattıklarına göre 8 Ermeni vatandaştan haber alınamıyor. Türkiye Ermenileri Patrikliği bu 8 kişinin bulunması için Dışişleri Bakanlığı'ndan yardım istedi" dedi. Samandağ Kaymakamlığı tarafından da köye sağlık ekibi gönderildi. Yedikule Surp Pırgiç Hastanesi Vakfı'ndan Psikiyatr Belinda Maşalı da Keseblilere psikolojik destek veriyor. Maşalı, konukların durumunun iyiye gittiğini belirterek şunları söyledi: "Geldikleri günlere göre daha iyiler. Daha rahat uyuyorlar. Ermeni köyünde olmaları ve kendi dillerini konuşmaları kendilerini güvende hissetmelerini sağlıyor. 'Halimiz ne olacak?' sorusu düşündürüyor ama Lübnan'da akrabalarının yanına gideceklerini bilmek ise onları olumlu etkiliyor."