X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Muhalefetin ittifakı Erdoğan'ın ilk turda seçilmesini sağlar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Muhalefetin ittifakı Erdoğan'ın ilk turda seçilmesini sağlar

  • Giriş Tarihi: 9.5.2014

17 Aralık operasyonları sonrasında 30 Mart seçimleri yapıldı. 30 Mart sadece yerel yönetimlerin seçimi değildi. 30 Mart belki de Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ön seçimi idi. Yapılan bu ön seçimi Başbakan Erdoğan ezici bir çoğunlukla kazandı. 10 Ağustos'ta yapılacak olan seçimlere çok büyük avantajla başlamış oldu. Başbakan Erdoğan adaylığını henüz açıklamadı fakat aday olması durumunda seçilmesi değil, seçilmemesi sürpriz olacak. Hatta bugünden yapılan kamuoyu araştırmalarında Başbakan Erdoğan ilk turda seçimleri kazanabilecek güçte olduğu değerlendiriliyor.

MHP lideri Devlet Bahçeli'nin CHP, MHP, SP ve BBP'nin tek aday ile Erdoğan'a karşı seçim yarışı Erdoğan'ın lehine farkın daha da artmasına neden olur herhalde...

TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı AK Parti Milletvekili Prof. Dr Naci Bostancı ile cumhurbaşkanlığı adaylığını konuştuk.

Üç dönem kuralını AK Parti değiştirmedi. Bu kararı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığına aday olacağı şeklinde yorumlayabilir miyiz?

Tayyip Bey'in aday olma durumu daha da güçlendirmiştir. Çünkü üç dönem kuralı çerçevesinde gelen AK Parti bir siyaset yapamayacak durumda olan o kurala göre, isimlerden biri Sayın Başbakan dolayısıyla bunu bir tür gayrı resmi karar gibi yorumladı kamuoyu.

Üç dönem kuralı partide bir soruna neden olur mu? Çünkü üç dönem kuralına göre 70 kişi milletvekili olamayacak.

"Bir daha seçilemeyecek olanlar başka tür arayışlara girer" şeklinde yorumlar yapılıyor. Şunu unutmayalım AK Parti sadece gündelik siyaset çerçevesinde teşekkül etmiş bir parti değil, Türkiye'nin uzun soluklu geleceğine yönelik iddiaları olan bir partidir. Üç dönem AK Parti'de vekillik yapmış bir insanın bir dönem seçilemiyorum diye sıkıntı yaratması, başka tür arayışlara girmesi beklenmez. Ayrıca şunu unutmayalım ki; AK Parti güçlü bir şekilde iktidarda olan bir partidir. Bu durumu sürdürmektedir. Türkiye'nin geleceğindeki en etkili siyasi harekettir. Kimse böyle bir çatıyla, böylesine güçlü bir siyasetle köprüleri atmak da istemez...

2007'DEN SONRA BAŞKANLIK SİSTEMİ FİİLİ OLARAK GÜNDEMDEDİR

İlk kez cumhurbaşkanı halkın verileceği oylarla belirlenecek. Bu otomatik olarak farklı bir sisteme dönüşmüş oluyor. Halk tarafından en az %51 oy almak gerekiyor. Bu bir Başkanlık, Yarı Başkanlık Sistemi'ne dönük bir adım olarak değerlendirebilir miyiz?

Geçmişte hep Meclis tarafından seçildi. Genellikle de cumhurbaşkanlığının halk tabanı siyasi tabanı olmadığı bu çerçevede formaliteden yerine getirdiklerine dair kanaatler baskındı. Nitekim böyle cumhurbaşkanları da gördük. Halkın karşısına çıkıp bir oy dahi alamayacak olanlar Türkiye siyasetinin çeşitli dinamikleri sebebiyle cumhurbaşkanı oldular. Geriye doğru baktığımızda böyle örnekler görürüz. Halkın seçiyor olması cumhurbaşkanını güçlü bir toplumsal taban ve destek sağlıyor. Böylesine güçlü olarak o koltuğa oturacak kişinin geçmişte olduğu gibi formel sembolik bir görevi yerine getirmesi beklenmez. Çünkü yöntem bir bakıma esası takdim eder. O yüzden orada oturacak olan kişinin daha yasal çerçeveyi dikkate alarak daha aktif bir cumhurbaşkanı olacağı beklenmelidir. Bu yöntem değişikliği, 2007'den itibaren güçlü bir şekilde başkanlık tartışmalarının önündeki eğilimin önünü açmıştır.

TAYYİP ERDOĞAN İLK TURDA SEÇİLİR ORC tarafından yapılan bir kamuoyu araştırmasında AK Parti'nin cumhurbaşkanı adayı ilk turda sizce seçilir diyenlerin oranı %60. Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olursa oyunuzu verir misiniz sorusuna 'evet' diyenlerin oranı %51,2. Devlet başkanlığı sistemine geçişle ilgili referandum yapılırsa destek veririm diyenlerin oranı %48,2. Peki bütün bunları değerlendirdiğimiz zaman Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanlığına aday olursa birinci turda seçilir mi?

Seçilir kanaatindeyim. Çünkü siyasi partilere oy vermekle bir lidere oy vermek arasında farklılıklar var. Malum yerel seçimlerle genel seçimler arasında da fark var. Demek ki belli bir seçmen kitlesi sıkı bir parti çerçevesinde oy kullanıyor. Böyle baktığımızda Tayyip Bey'e oy verecek olanların sadece AK Parti'ye oy verecek olanlarla sınırlı olması beklenmez. İnsanlar cumhurbaşkanı olarak kimi görmek istiyorlar? Farklı partilerde de olsalar Tayyip Bey'i destekleyecek seçmenler olacağı kanaatindeyim.

Esasen mukayeseyle analizler yapılır böyle seçimlerde. Yani kim başkan adayı olacak? Tayyip Bey'e rakip kimler ortaya çıkacak? Seçmen sadece ona bakacaktır. Ama mesela şöyle sorsaydı: "Kılıçdaroğlu'nu mu cumhurbaşkanı olarak görmek istersiniz Tayyip Bey'i mi?" O zaman oranlar çok daha farklı olurdu. Belki de Tayyip Bey'in oranının çok daha yüksek çıkacağı görülürdü. Şu bakımdan; hangisi daha iyi yapabilir, Türkiye'yi temsil edebilir, Türkiye'nin geleceği bakımında ikna edici geniş kitleleri kucaklayıcı bir mimariyi trafiğe taşıyabilir? İnsanların zihni böyle çalışacaktır. O yüzden sadece Tayyip Bey'in sorulmasıyla mukayeseli bir şekilde Tayyip Bey'in sorulması arasında bir fark vardır. Bu fark da Tayyip Bey'in lehinedir. Ben ilk turda Tayyip Bey'in seçileceği kanaatindeyim.

CHP; MHP, BBP VE SP İTTİFAKI, ERDOĞAN'IN DAHA FAZLA OY ALMASINA YARAR

Devlet Bahçeli, CHP, MHP, BBP ve Saadet Partisi ortak bir aday çıkarıp milliyetçi, muhafazakar, milli ve laik bir kimlikte olan kişiyi aday çıkarırsak seçimi kazanabiliriz, Tayyip Erdoğan kaybedebilir diyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Bu ortak aday değerlendirmeleri bir süredir dile getiriliyor. Tanım güzel fakat kim bu tanıma oturuyor? Bu ortak adayı kim temsil edecek? Birincisi çok önemli bir problemdir ve bu güne kadar bu niteliklere uygun birisinin zaten temayüz etmesi gerekiyordu. Çünkü seçimlere çok az bir zaman kaldı. Bu kriterlere uygun öne çıkan birisini ben şahsen göremiyorum. İkincisi cumhurbaşkanlığı seçimleri siyasi partilerin de iddialarını ortaya koydukları bir seçim olması gerekir. Çünkü siyasette iddialarını sürdürebilmeleri bakımından böylesine önemli bir seçimde atak yapmak, öne geçmeye çalışmak rekabetçi stratejilerini tayin etmek siyasi partiler için önemlidir. Sadece Tayyip Bey'in üzerinde ittifaka yaslanan bir siyaset anlayışının ben karşılık bulmasını da beklemem.

Peki böyle bir durumda ne olur?

Ortak adayın mümkün olduğu kanaatinde değilim. Ortak aday şeklinde partilerin en azından üste anlaşıp birilerini çıkartmaları halinde de mevcut duruma baktığında profili düşük birisi olacaktır. Çünkü ona da yakın buna da yakın. Hem ona uzak hem buna uzak şeklinde tuhaf bir beklenim olacaktır. Böyle birisiyle Tayyip Bey arasında mukayeseli analiz devreye girdiğinde ben Tayyip Bey'in bu ittifak sağlayan partilerin tabanlarından da ittifak sağlamamaları halinde alacağı oydan daha fazlasını alacağı kanaatindeyim.