Fethullah Gülen her zaman Said Nursi'yi kıskandı

Giriş Tarihi: 12.5.2014

Nurculuk hareketinin en büyük çatı kuruluşlarından biri olan Barla Platformu'nun Başkanı Said Yüce ile Risale-i Nur talebelerinin Gülen grubuna bakışını konuştuk.

17 Aralık operasyonunun ardından toplumun geniş bir kesimi Fethullah Gülen hareketine büyük tepki gösterdi. Sadece siyasi çevreler değil 135 muhafazakar sivil toplum kuruluşu ortak bir deklerasyon yayınlayarak sivil siyasete desteğini açıkladı. Gülen Grubu ile aynı dini gelenekten gelen Risale-i Nur talebelerinin ya da kamuoyunda bilinen adıyla Nurcuların tavrı merak ediliyordu. Önce Bediüzzaman'ın hayattaki beş talebesi, ortak bir bildiriye imza atarak bu çatışmada siyasetin ve AK Parti iktidarının yanında yeraldıklarını ifade ettiler. Nurculuk hareketinin çatı kuruluşlarından biri olan Barla Platformu da net bir tavır koyarak siyasete yapılan müdahaleye ve Fethullah Gülen'e sert bir tepki gösterdi.

Barla Platformu Başkanı Said Yüce ile günümüzde Bediüzzaman Müzesi olarak hizmet veren Rüstem Paşa Medresesi'nde bir araya geldik.

İşte Said Yüce'nin Gülen hareketi ve Nurculuğun son gelişmeler hakkındaki duruşunu özetleyen açıklamalarından bazı başlıklar:



NUR TALEBELERİ SİYASETE MÜDAHALE ETMEZ

-Said bey Nurculuk nedir, Nurculuk ile Gülen hareketini birbirinden ayıran temel özellikler nelerdir?

Nurculuk, Bediüzzaman hazretlerinin başlattığı, günümüze kadar devam eden bir akım. Nur talebeleri olarak bilinen bu grup sadece Türkiye'de değil dünyanın dört bir yanında hizmetlerine devam ediyor. Nur hareketinin en önemli özelliği, Kur'an'ın bu asra bakan tefsiri olan Risale-i Nur'ları okumak ve oradaki temel prensipler doğrultusunda hizmet yürütmektir. Devletin yapacağı işleri devlet ve hükümet yapmalıdır. Risale-i Nur talebeleri hizmet düsturlarının dışına çıkarak siyasete yön vermeye çalışırsa, günümüzde Gülen grubunun düştüğü hataya düşmüş olur. Asayiş bozulur. Nitekim şimdi olan budur.

Risale-i Nur hizmeti maddiyat üzerine bina edilemez. Dünyevi maksadı yok. Siyasi bir cemiyet de değil. Yani para, mülk, rakamsal büyüklükler, binalar, kurumlar üzerine kurmamış bu hizmeti. Dini bir cemaatin elinde her türlü para, teknik donanım, bürokratik güç gibi argümanlar var. Dolayısıyla bu güç muhatapların endişe etmesine neden oluyor. Sadece o cemaate zarar vermiyor dine de zarar veriyor.

ŞAHISLARI KUTSALLAŞTIRMAK EN BÜYÜK KÖTÜLÜKTÜR

-Fethullah Gülen'in kutsallaştırılması ve hatasız kabul edilmesi gibi bir algı var. Bunu doğru buluyor musunuz?

"Baki hakikatler fani şahsiyetler üzerine bina edilmez." diyen Bediüzzaman hazretleri kendisini bile arka plana almış, "ben bir kuru çubuk hükmündeyim" demiştir. Said Nursi "ben de sizinle Kur'an dersinde ders arkadaşıyım "diyor. Şahsa bağlanmamak, şahısları kutsallaştırmamak adına sayısız örnekler veriyor. Yaşayan talebeleri de bu düsturu benimsemiş ve hiçbir zaman ön planda olmamıştır. Bir topluluk içinde görseniz diğer insanlardan ayırt edemezsiniz. Ne var ki, günümüzde bazı kişiler kutsanarak hatasız kabul edilmekte, her yaptığında hikmet aranmakta, bunların yaptıklarının faturası da İslam'a kesilmektedir.
ARKADAŞINA GÖNDER
Fethullah Gülen her zaman Said Nursi'yi kıskandı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz