X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yalan Hürriyet'i
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yalan Hürriyet'i

  • Giriş Tarihi: 20.5.2014

Soma'dan yeni bir Gezi çıkarmayı hedefleyen Hürriyet'in provokatif tutumu, vatandaşın sağduyusuyla bir kez daha yenilgiye uğradı

İşte Doğan Medya Grubu'na ait Hürriyet gazetesinin en hafif tabirle "Habercilik bu mu?" dedirten yalanlarından bazıları...

Gezi eylemleri sırasında sergilediği provokatif tutumuyla dikkat çeken Doğan Medya Grubu'na ait Hürriyet gazetesi, 17 Aralık darbe girişimi ve Soma faciasına kadar uzanan süreçte birçok yalan ve provokasyon kokan habere imza attı. Toplumsal olaylarda halkı kışkırtıcı provokatif yayımlar yapan Hürriyet'in bu tutumu, hemen her kesimden insana en hafif tabirle "Gazetecilik bu mu?" dedirtti. İşte o haberlerden bazıları:

BÜYÜK PROVOKASYON

Tarih 11 Haziran 2013... Polis, Gezi eylemleri sırasında Taksim Meydanı'na asılan pankartları ve barikatları kaldırmak için Taksim'e girdi ve bu sırada İstanbul Valiliği Gezi Parkı'na kesinlikle müdahale edilmeyeceğini açıkladı. Bu sırada Hürriyet'in internet sitesi büyük bir provokasyona imza atarak, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın olaydan 2 gün önce yani 9 Haziran'da Ankara'da yaptığı, ortalığı yakıp yıkan eylemcilere yönelik söylediği "Anladığınız dilden yanıt veririz" sözünü ana sayfasına taşıdı. Kamuoyunda uyandırılmaya çalışılan algı, sanki "Erdoğan yeniden konuşmuş ve polis Gezi'ye giriyor" şeklindeydi.

'AK PARTİ' DİYE CHP MİTİNGİ
Tarih 20 Haziran 2013... Hürriyet "Kazlıçeşme'yi izlettiler" başlığıyla bir haber yayımladı. Haberde Gezi eylemleri sırasında gözaltına alınanlara "Polisin zorla AK Parti mitingini izlettirdiği" iddiası yer alıyordu. Haberin Hürriyet'in internet sitesindeki fotoğrafı, görenleri şaşkına çevirdi. Çünkü paylaşılan fotoğraf AK Parti'nin Kazlıçeşme'de yaptığı ve yüzbinlerce insanın katıldığı "Milli iradeye saygı" mitinginden değil, CHP'nin Kazlıçeşme'de yaptığı mitinge aitti. Hürriyet'in "kalabalığı az göstermek" amacıyla yaptığı "kurnazlık" okurların dikkatinden kaçmadı.

HÜRRİYET'İN 'PALA' YALANI

Tarih 9 Temmuz 2013... Hürriyet "Pala yok sayıldı" başlığıyla sürmanşetten duyurduğu haberde, Gezi eylemleri sırasında eylemcilere palayla saldıran kişinin mahkemeye sevk edildiği evrakta, paladan hiç bahsedilmediğini yazdı. Hürriyet'in provokatif haberi, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) tarafından aynı gün yalanlandı. Haberdeki iddianın gerçek dışı olduğu belirtilen açıklamada, "Hem ekspertiz raporunda, hem de fezlekede 'pala' tabiri mevcuttur" denildi.

'GEZİ TERÖR DEĞİL' YALANI
Tarih 17 Aralık 2013... Hürriyet "Savcılık: Gezi olayları terör değil" başlığıyla bir haber yayımladı. Haberde, Gezi eylemleri ile ilgili 4 soruşturma dosyasının "darbe" nitelikli bir suç tespit edilmediği gerekçesiyle terör savcılığından basın savcılığına devredildiği ileri sürüldü. Ancak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Hürriyet'in haberi üzerine yaptığı açıklamada "Ankara'da terör suçlarına bakmakla görevli cumhuriyet başsavcı vekilliği tarafından haberlerde belirtilen 4 adet dosyanın basın suçlarına bakan cumhuriyet başsavcı vekilliğine gönderildiğine dair haberler doğru değildir" dedi.

BAŞÖRTÜLÜLERE ŞİDDET!

Hürriyet internet sitesi, Hatay'daki eylemlerde çatıdan düşen Ahmet Atakan'ın ölümü sonrası İstanbul'da yapılan protesto gösterileriyle ilgili haberde "İstanbul'daki şiddet" diye polisin başörtülü bir kızın boğazını sıkarken görüldüğü bir fotoğraf kullandı. Polisin başörtülülere şiddet uyguladığı iddiasına kanıt olarak ortaya atılan fotoğraf, aslında Fransa'daki polis müdahalesine ait.

POLİSİ HEDEF GÖSTERDİLER

Hürriyet web sitesi, 1 Mayıs 2014'te ise tam anlamıyla asparagas habere imza atarak Türk polisini hedef gösterdi. Polisin Taksim'de tedbir amaçlı kullandığı portatif çelik duvarı "Polis bunu da yaptı, dünyada bir ilk" şeklinde duyurarak bu çelik panellerin daha önce hiçbir yerde kullanılmadığını iddia etti. Oysa aynı tip portatif duvarların 2011'de İngiltere'deki gösterilerde kullanıldığı ortaya çıktı.

EVLER BOŞALTILIYOR!

Hürriyet, yine 1 Mayıs'ta verdiği "Barbaros Bulvarı'nda Evler Boşaltıldı" başlıklı haberde de, polisin Beşiktaş'taki tüm evleri boşalttığı, olağanüstü uygulamanın söz konusu olduğu bir durum varmış gibi bir algı yaratmaya çalıştı.

RÜŞVETTEN BUGÜN ÇIKTI

Hürriyet, yalan haberlerini hükümete yönelik darbe girişimi yapılan 17 ve 25 Aralık sürecinde de tam gaz sürdürdü. Gazete, Yeni Şafak gazetesi muhabirinin operasyonda adı geçen işadamı Reza Zarrab'dan haber yapmama karşılığında 1 milyon lira rüşvet istediği yolundaki haberi "Reza'dan şok ifade, benden 1 milyon istediler" manşetiyle duyurdu. 22 Aralık 2013 tarihli haberin ardından Yeni Şafak söz konusu konuşmanın ses kaydını internette yayımlayarak bu iddianın iftira olduğunu kanıtladı. Daha sonra rüşvet isteyen gazetenin, Gülen cemaatine yakınlığıyla bilinen Bugün gazetesi olduğu ortaya çıktı.

İKİNCİ GEZİ PLANI
Doğan Medya Grubu yayın organları, vatandaşların Gezi süreciyle doruk noktasına ulaşan çevre hassasiyetlerini, 30 Mart seçimlerinin ardından yaptığı provokatif haberlerle de kullanmaya çalıştı. CNN Türk ve Hürriyet'in internet sitesi, 24 Nisan'da Üsküdar Belediyesi'nin Kuzguncuk Bostanı'nı halka açık piknik alanı yapmak için ağaçları budamasını "Ağaç katliamı yapılıyor" ve "Kuzguncuk bostanı ayaklanması" diye yayımladı.

SOMA PROVOKASYONU

Hürriyet, provokatif yüzünü son olarak milletçe yasa boğulduğumuz Soma'daki maden faciasında gösterdi. Siyasi rant peşindeki gazetede Yalçın Bayer imzasıyla çıkan yazıda, Koç Grubu'na yakınlığıyla bilinen Soma Maden'in sahibi işadamı Alp Gürkan yerlere göklere sığdırılamazken, madenin örnek bir maden olduğundan bahsedildi. Gazetedeki ve sitedeki diğer haberlerde de her fırsatta hükümet aleyhine yayım yapıldı. "200 can verildi, Çalışma Bakanı nerede" diye manşet atan gazete, "Madenin işletmecisi nerede" diye sormadı.

...VE 'YUMRUK' YALANI

Hürriyet "Başbakan madenciye yumruk attı" haberiyle yalan habercilikte zirve yaptı. Olayı "Başbakan protestoculardan kaçıp markete sığındı" diye veren Aydın Doğan medyası, marketin içinde yaşananlarla ilgili iftiraları da utanmadan, sıkılmadan haberleştirdi. Ancak market provokasyonu, olayın başkahramanı gibi sundukları Taner Kurucan'ın son açıklaması ve yeni görüntülerle tam bir yalan rüzgârına döndü. Başbakan Erdoğan'ın yumruk attığı öne sürülen Kurucan, gerçeği itiraf ederek Başbakan'ın kendisine vurmadığını söyledi ve özür diledi.