X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Soma’da geride kalanlar kendilerini nasıl toplayabilecekler?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Soma’da geride kalanlar kendilerini nasıl toplayabilecekler?

  • Giriş Tarihi: 23.5.2014

Soma’da meydana gelen maden faciası 301 madencinin hayatını kaybetmesine neden olurken, geride yüzlerce derin acı çeken insanları bıraktı. Acıyı yaşayan ve hayatlarının hiç bir döneminde bu acıyı unutmadan geçirecek olan insanların yardıma mutlaka ihtiyacı var. Bu acı toplumsal dayanışma ile de aşılabileceği gibi hekim desteğine de ihtiyaç duyulabiliyor.

Acılar paylaştıkca azalır. Evet Türkiye toplumu Soma faciasında geride kalanları yalnız bırakmadı. Toplumun önde gelenleri Soma'ya gitti, yaralar sarılmaya çalışıldı. Yardım kampanyaları yapılıyor. Fakat bir süre sonra o insanlar yanız kalacak belki acıları o zaman çok ağır gelecek. Dayanışmanın uzun soluklu devam etmesi gerekiyor.

Soma'da maden faciası olunca orayada görev alan Psikolog Tuba Akyüz ve bu konularda araştırma yapan Pskiyatrist – Yazar Mustafa Ulusoy ile maden faciasını ve yaşanan travmayı konuştuk.


Soma'da maden faciası olunca oraya bir grup arkadaşınızla oraya gittiniz. Ne gördünüz?

TUBA AKYÜZ ;
Orada sahada görev yapan kamu, sivil toplum ve özel sektör temsilcileriyle görüşme yaptık ve ihtiyaç belirledik. Biz orada uzun dönem çalışma yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Onun için de bir taslak planı oluşturmaya gayret ettik. Bir de bu durumda acil ihtiyaç duyulan pisko-sosyal hizmette bulunduk. Tabii ki ortada çok büyük bir yara var. 301 kişinin ölümüne neden olan bir faciadan bahsediyoruz. Çok sayıda insan etkilenmiş durumda.

Soma'da olanları siz nasıl değerlendirdiniz?

MUSTAFA ULUSOY;
Soma faciası demek, 301 insanın vefatı demek. Bu ise, çok sayıda insanın baş etmek zorunda olduğu çok sayıda mesele demek. Ölüm kadar insanı zorlayan başka bir yaşantı yoktur. Çünkü insanın varoluşsal mutlak acizliği, yetersiz bir varlık oluşu ölüm karşısında ortaya çıkar. O tüm efelenmeleri, gururu, kibri ölüm karşısında yerle bir olur. Hiç bir insan yakınını kaybettiğinde, ondan ebedi, sonsuz ayrı kalacağı fikrine katlanamaz. Bu ayrılığın geçici olmasını arzu eder. Ancak, bu konuda kendi güç ve kuvvetiyle yapabileceği hiç bir şey yoktur. İnsanın ilk yüzleştiği bu hakikattir.

Bu olaya karşı ne yapılması gerekir?, müdahale edilebilir mi?

TUBA AKYÜZ ;
Bu bir travmatik olaydır. Travmatik olayların sonrasında bir iyileşme süreci olacaktır. Yani bizim orada bulunduğumuz süreçte yardım etmemiz gereken çok acil durumlar oldu. Kriz geçirenler, uyumakta zorluk çekenler, olaya dair halisilasyon görenler oldu. Şu süreçte olaydan ilk bir - bir buçuk ay sonra gösterilen reaksiyonu doğal kabul ediyoruz. Maden faciası çok büyük bir olay. İnsanların hayatlarında çok büyük bir iz bırakacak bir olay. Öncesi ve sonrası diye hayatlarını ikiye ayıracakları bir olaydan bahsediyoruz…
Önemli bir kısmı bir ay bu reaksiyonları azalarak sürdürecek. %15-20'lik grupta derin izler bırakacak bunların desteğe ihtiyacı olacak. Zaten bizim çalışmamızım hedefi ileride psikoloji etkilenen kişileri tespit etmek, çalışmaları ağırlıklı olarak onlara yöneltmek. Diğer gruba da piskoeğitim vermek.#Sayfa#

MUTLAK KUDRETE İNANÇ İNSANA GÜVEN VERİR

Soma faciası veya bu gibi felaketlerin atlatılmasında inancının etkisi var mıdır?

MUSTAFA ULUSOY ;
İnsan ölenin, kabirdeki durumunu merak eder. Ölünce, insanı nasıl bir hayatın beklediğini bilmezse acılardan acı beğenir insan. Kendini bilgili sanan insanın aklı buna da yetmez.

Hayat ve ölüm ama bilhassa ölüm insanı sonsuz aşar. Hayat ve ölüm insandan sonsuz büyüktür. Tam burada iman devreye girer. İnsanın hayatını, ölümü ve ölüm sonrasını ancak iman aydınlatabilir, iman açabilir. İman, bir bağlanma biçimidir. Allah'a iman, insanı Allah'a bağlar, O'na güven sağlar. Allah denilen varlık, kainatın sahibi demektir, Mutlak Kudreti, Mutlak İlmi olan demektir. Dolayısıyla ölen insan sahipsiz değildir, sonsuz merhamet ve şefkat sahibi Mutlak Varlık ölen insanı yanına almıştır. İnsanın kendisi sonsuz acizdir ama kalben bağlı olduğu ve kendini teslim ettiği Mutlak Varlık sonsuz kudretli olandır. Böyle bir varlığa teslim ve tevekkül etmek insanın kalbinin tek ve biricik tesellidir.

DAYANIŞMA TRAVMAYI HIZLA ATLATIR

Peki şuanda orada yakınlarını kaybetmiş olan herkes desteğe ihtiyaç duymakta mıdır?

TUBA AKYÜZ;
Hayır, bu tip durumlarda zaten var olan doğal iyileşme süreçleri devreye girecek bir çok insanın. Sosyal destek çok önemli. Bu insanlar birbirlerine destek oluyorlar, ailelerinden destek alıyorlar vs. Ancak buradaki önemli nokta travmatik olaylarda sizi besleyecek olan bir sosyal ortamın oluyor olması lazım . Yani normalde ben kişisel bir travma yaşadığım zaman benim çevremin bana verdiği destekle daha kolay atlatabilirim bu durumu ama eğer benim çevrem travmatizme olmuşsa bu biraz daha zorlaşıyor.#Sayfa#

Türkiye toplumunun dindar, sosyal dayanışmacı olması acının azalmasına nasıl etki eder?

MUSTAFA ULUSOY;
Verici olmak, kendinden önce başkasını düşünmek, imanın elzem kıldığı hasletlerdir. Kuran, müminleri tarif edilirken, önemli bir haslet olarak, infak etmelerini sayar: ''Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler (Bakara; 3)'' İnfak, vericilik, bağış yardımlaşmayı doğurur.

Bu niye önemlidir?

Çünkü musibete maruz kalmış, travma yaşamış insanın dünyanın güvenilir bir yer olduğu hissi zedelenmiştir. Dünya, bir nevi her an her şeyin olabildiği bir yerdir artık. İşte kendilerine sahip çıkılan musibete uğramış insanların, bizi kendilerinden daha çok düşünen insan kardeşlerim var, demesi
musibetin doğurduğu ''güvensizlik'' hissinin tamirinden büyük bir işlev görür.

Matem 5-6 ay sürerse ciddi bir durumdur, hekimin yardımına ihtiyaç vardır diyebilir miyiz?

TUBA AKYÜZ;
Kişi hala uyuyamıyorsa, yeme içmede zorluk çekiyorsa, hala irkilmeye devam ediyorsa, konsantre olamıyorsa, okulu veya işi devam ettiremiyorsa, ilişkileri devam etmekte zorlanıyorsa, git gide içine kapanıyorsa, bir takım ciddi fiziksel reaksiyonlar gösteriyorsa, çok güçlü duygusal reaksiyonlar gösteriyorsa, suçluluk duyuyorsa olayda benim parmağım var diyorsa, başta olabilir bunlar ama devam ediyorsa, olayın çıkardığı öfke, üzüntü, kaygı yeniden olur mu? yenidn yakınımı kaybeder miyim? çocuğumu kaybeder miyim?, bu tip kaçınma davranışları varsa buralarda destek alınması gerektiğini düşünüyoruz. Hatta desteğin ertelenmemesi iyi olur. Çünkü hayatın yeniden inşa edilmesi o yakınınızı hayatınızdan çıkarma süreci devam ediyorsa profesyonel desteğe ihtiyaç var demektir. Gözardı etmemek gerekir bunu.#Sayfa#

ŞEHİTLİK İNANCI AYRILIĞIN ACISINI AZALTIR

Şehitlik inancı yakınlarını kaybedenler için nasıl bir işlev görür?

MUSTAFA ULUSOY;
Her insan hem kendinin hem de kalbinin bağlı olduğu her varlığın, bu ister insan olur ister bir kedisi, köpeği olur, hem hayatının hem de ölümünün bir manası olsun ister. Manasız hayat sonsuz bir yükten başka bir şey olmadığı gibi manasız bir ölüm de sonsuz bir yüktür. Kimse boşu boşuna yaşamak istemediği için boşu boşuna da ölmek istemez.

Mutlak Varlık, sevdiği kullarının ölümünde de onları yalnız bırakmaz ve onların ruhları aziz ve yüksek bir mertebeye taşır. Bildiğim kadarıyla, göçük altında kalan insanlar manen şehit sayılır. Bu şekilde ölen müminlere Mutlak Varlığın bahşettiği bir lütuftur. Onların manevi şehit mertebesi sağlanması, ölenlerin yakınlarının tahammülünü ciddi şekilde kolaylaştırır. Çünkü seven insan, sevdiği ayrı bir alemde yaşıyor olsa da, araya bir ayrılık girmiş olsa da, iyi bir yerde yaşıyor olmasını ister. Ölenin ruhunun öteki alemde cennetvari bir hayata alındığının bilinmesi ayrılığın acısının önemli tesellilerinden biridir.

Bu süreçte çocukların neye ihtiyacı var?

TUBA AKYÜZ;
Bu yas sürecinde çocukların anne baba kaybedilen her kimse mümkün olduğunca yanından ayırmamak gerekiyor. Bu süreçte anneyle çocuğun birbirinde ayrılmaması doğru olandır. Çocuğun yeniden güvene ve düzene ihtiyacı var. Olabildiğince bunu inşa etmek, önceki düzeni devam ettirmek. Okula gidiyorsa mesela okula devam etmesi önemli. Üzülüyor olabilir bunu normalleştirmek lazım. Siz de ebeveyn olarak üzüldüğünüzden bahsedebilirsiniz. Bunu da gerekiyorsa çocukla konuşuyor olmak lazım. Yaşıyla uyumlu olarak çocukla konuşabilmeyi de önemsiyoruz.