X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Davutoğlu: Yoğun trafik içindeyiz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Davutoğlu: Yoğun trafik içindeyiz

  • Giriş Tarihi: 11.6.2014 00:27

Davutoğlu, "Musul'daki Türk tır şoförlerinin bir an önce kurtarılması ve ailelerine kavuşmaları için yoğun trafik içindeyiz" dedi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Musul'da kaçırılan Türk şoförlerinin durumuna ilişkin, ''Biz, onların bir an önce kurtarılması, en kısa zamanda ailelerine ve ülkelerine kavuşmaları için yoğun bir trafik içindeyiz. Onlarla ilgili bazı temaslar kuruldu. Kurduğumuz temaslarda durumlarının iyi olduğunu haber almış olmak şimdilik bizi teselli etti'' dedi.

Bir dizi ziyaret ve ikili görüşmelerde bulunmak üzere geldiği Sirbistan'da, AA muhabirinin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Ahmet Davutoğlu, üzücü bir haber aldıklarını, 28 tır şoförünün mahsur kaldığı ve bir kısmının da İŞİD tarafından kaçırıldığı bilgisinin ulaştığını ve bu çerçevede yoğun bir faaliyet içinde olduklarını söyledi.
'Irak ve Suriye'de ortaya çıkan güvenlik boşluğunu doldurmak ve bu güvenlik boşluğundan istifade etmek isteyen çok sayıda şiddet yanlısı radikal terör grupları bu alanda mevcudiyet göstermeye çalışıyor'' diyen Davutoğlu, bu topraklarda birinci derecede meşruiyet merkezinin hükümet olduğunu vurguladı.

Davutoğlu, Irak Dışişleri Bakanıyla görüştüğüne de dikkat çekerek, Türkiye'nin Musul Başkonolosluğu ve kaçırılan vatandaşlar için gerekli tedbiri alacaklarını söylediklerini ifade etti.

Tusurmatu'da dün bir terör saldırısının düzenlendiği ve 30 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Davutoğlu, bu terör saldırılarının hiçbir etnik farkı gözetmediğini ve Türkiye olarak bu saldırı bağlamında her türlü yardıma hazır olduklarını ifade ettiklerini aktardı.

Davutoğlu, ''Erbil, Bağdat, Tahran, Washington, Ankara, Musul hattında son 24 saattir sürekli diploamtik temaslar yürüttüyoruz'' dedi.

Bu bölgede 28 şoförün kaçırıldığını anlatan Davutoğlu, ''Helal rızık kazanmak için çaba gösteren kamyon şoförleri bu çatışmanın bir tarafı değiller. Onları elinde tutanlara da Irak'taki tüm taraflara sesleniyorum, hiçbir siyasi tarafı olmayan ve sadece Irak'ın huzuru ve refahı için oraya mazot taşıyan kamyon şoförlerine, bu emekçilere herhangi bir şekilde gayri insani bir tutum takınmaları herşeyden önce Irak halkına ihanettir'' ifadesini kullandı.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ''Biz, onların bir an önce kurtarılması, en kısa zamanda ailelerine ve ülkelerine kavuşmaları için yoğun bir trafik içindeyiz. Onlarla ilgili bazı temaslar kuruldu. Kurduğumuz temaslarda sağlık durumlarının iyi olduğunu haber almış olmak şimdilik bizi teselli etti. İnşallah ülkemize sağ salim gelmeleri için bütün birimlerimizle, güvenlik yetkililerimizle ve diplomatlarımızla yoğun bir temas halindeyiz'' şeklinde konuştu.

Davutoğlu, Irak'ın briliği, toprak bütünlüğü, barışı ve huzuru komşu bir ülke olarak Türkiye'nin asli politikası olduğunu belirterek, ''Irak söz konusu olduğunda herhangi bir etnik veya mezhepi tutum takınmamız hiçbir zaman söz konusu değil'' diye konuştu.

''MUSUL BAŞKONSLOSLUĞU'NDA DURUM SAKİN...''

Musul'da son 4 – 5 gün içinde yakından takip ettikleri son derece kaygı verici gelişmelerin yaşandığına dikkat çeken Davutoğlu, Musul'da İŞİD ile güvenlik güçleri arasında belirli bir tırmanmanın yaşandığını vurguladı.

Davutoğlu, özellikle 2-3 gün içinde yaşananlar gerçek bir güvenlik boşluğunu ortaya çıkardığına işaret ederek, ''Gece ve gündüz bunu takip ettik. Biz tabi Musul başta olmak üzere bütün Irak şehirlerinde kamu düzeninin korunması ve etnik ve mezhebi gruplar arasında barış ortamının sağlanması bölge barışı ve Türkiye'nin de Irak'la ilişkileri bağlamında temel olarak görüyoruz'' ifadesini kullandı.

Ahmet Davutoğlu, dün olayların tırmanması üzerine çok yoğun diplomatik temaslarda bulunduklarını belirterek, şöyle konuştu:

''Dün gece saat 3'e kadar Musul'daki gelişmelerle ilgili yoğun bir diplomatik temas içindeydik. Dün ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile Musul'da ve Irak'ta gittikçe kötüleşen ortam ve terör tehdidi bağlamında atılması gereken adımlar konusunda istişarelerde bulunduk. Aynı şekilde bir taraftan Kerry ile görüşürken diğer taraftan sayın Cevat Zarif ile güvenlik sorunlarını ele almıştık ve bu konularda onların da devreye girmesini istemiştik. Yine akşam durum daha vahim bir hal alınca özellikle Musul'un doğu ve batı yakasında artık bizim Başkonsolosluğa doğru uzayınca, bu kez bir taraftan Kürt bölgesel yönetimi ile diğer taraftan Irak hükümeti ile temasa geçtik. Bütün kanallarla Musul'daki durumu istikrara kavuşturmak için yoğun bir diplomatik temas yürüttük. Gece saat 3'e doğru Musul'un batı yakasında ciddi bir tahliye başlayınca Başkonsolosluğumuz'a tekrar temas ettik, Sayın Başbakanımızla da görüştük.

Sayın Başkonsolosumuz şu anda Musul'da yürüttüğü görevi sürdürmesinin mümkün olduğunu ifade etti ama her türlü tedbiri de alınması yönünde talimat verdik. Biraz önce sayın başkonsolosumuzla tekrar görüştüm. Musul Başkonslosluğu'nda durum sakin, konsolosluk civarında kaygı duyacağımız bir gelişme yok. Olabilecek her türlü ihtimali de göz önüne alarak her türlü tedbirleri de almış durumdayız.''

''Musul başkonsolosluğunda görevli kahraman diplomatlarımıza, güvenlik görevlililerimize, oradaki bütün temsilcilerimize tekrar teşkkürlerimizi milletimiz ve hükümetimiz adına sunuyorum'' diyen Davutoğlu, zor şartlarda nasıl dirayetle görev yürtülebileceğini bir kez daha ispat ettiklerini belirtti.

Ahmet Davutoğlu, bölgede ve değişik çevre bölgelerde uluslararası sistemin işleyişinden kaynaklanan güvenlik problemleri arttıkça, bu şerefli görevi yürütmektede bazı ciddi sıkıntılarla karşılaşılabilindiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

''Her zaman olduğu gibi Musul'da ki yetkililerimiz, görevlilerimiz vazifelerini bir hakkı yerine gitirmişlerdir ve getirmektedirler. Bu anlamda kendilerini tebrik ediyorum. Dün akşam bütün başkonsolosluk çalışanlarıyla telekonferans yöntemiyle konuştum. Hepsi biraradalar. Onlara söylediğim gibi hükümetimiz, başbakanımız Cumhurbaşkanımız ve bütün devlet yetkililerimizle kalbimiz onlarla birliktedir. Devletimiz onların korunması için ne tür tedbir gerekiyorsa o tedbir almıştır ve alacaktır.''