X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bayrak provokasyonu barış sürecine yaradı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bayrak provokasyonu barış sürecine yaradı

  • Giriş Tarihi: 16.6.2014

Diyarbakır'daki 46 STK'nın sözcüsü Ahmet Ay: "Irak'taki kaos, Kürdistan Federe Yönetimi ile Türkiye'nin birleşmesi ile sonuçlanabilir…Esrar üretiminin hasat mevsimi olan Temmuz ayı ile Lice olayları doğrudan ilgili… Bayrak provakasyonu Türk ve Kürt halklarının barışa inancını güçlendirdi."

Ahmet Ay Diyarbakırlı bir insan hakları aktivisti. Hayatı boyunca inancı, siyasi düşüncesi, etnik aidiyeti gözetilmeden bütün insanların eşit, adil, özgür bir şekilde yaşamaları gerektiğine inanmış ve bu yolda mücadele vermeyi esas almış bir eylem adamı. İlk kez 12 Eylül 1980 darbesinden sonra gözaltına alınmış. Günlerce işkenceye maruz kaldıktan sonra serbest bırakılmış. Gittiği her ilde yeniden gözaltına alınarak işkence yapılmış, "Git evinde öl ama hiçbir yerde çalışma" denilerek açlığa mahkum edilmiş. 1990'lı yıllarda bölgede yaşanan PKK-Hizbullah çatışmasında akan kanın durması harcadığı çaba, JİTEM'in dikkatinden kaçmamış. Gözaltılar ve işkenceler birbirini kovalamış. 2010 yılında bölgede yaşanan kardeş kavgasına dur demek için Diyarbakır'da tek başına başlattığı açlık grevi tüm kesimlerden büyük destek görmüş. PKK'nın ateşkes kararı ile birlikte açlık grevini 28 Temmuz'da sona erdirmiş. Bugün bölgede faaliyet gösteren barış yanlısı 46 sivil toplum kuruluşunu bünyesinde barındıran "Ortadoğu Çözüm Platformu"nun sözcülüğünü yürütüyor.
Ahmet Ay ile çözüm sürecini, annelerin Diyarbakır eylemini, Lice olaylarını ve Irak'ta yaşanan kaosun bölgeye etkisini konuştuk.
***
TEMMUZ AYI ESRAR ÜRETİCİLERİNİN HASAT MEVSİMİ
-Lice olaylarını da yakından takip ediyorsunuz. Lice'de neler oluyor?
Türkiye 27 noktasında bugün kalekol inşaatı devam ederken neden Lice'de bu kadar tepki olduğunun araştırılması gerekir. Bize gelen duyumlara göre Lice'ye yakın dağlık bölgelerde esrar ekimi var ve yetiştirilen esrarın hasat mevsimi 15 Temmuz. Her yıl neden Haziran-Temmuz aylarında Lice'de benzer olaylar tırmandırılıyor sorusunun üzerinde durmak gerekir. Geçen yıl da aynı dönemde Lice'deki eylemlerin artmış olması ve bir vatandaşın hayatını kaybetmesi, bu olayla beraber okunduğunda esrar üretimi ile ilgili iddiaları güçlendirmektedir.

-Öcalan'ın açıklamaları bölgede etkili oldu mu?
Lice'de kaygı verici gelişmelerin olabileceği düşünülürken Öcalan'ın açıklamasından hemen sonraki gün olayların %80 oranında azalması, yol kapatma girişimlerinin tamamen bitmesi, çözüm sürecinde Öcalan'ın hala etkili olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda Sayın Başbakan'ın da sağduyu, kardeşlik ve beraberliğe yaraşır tavrından dolayı Lice olayları ve bayrak provakasyonu en az hasarla atlatılmıştır.

EYLEMCİYE İÇERİDEN GÖZ MÜ YUMULDU?
-Lice'de yaşanan bayrak indirme hadisesinde kamu görevlilerinin bir ihmali var mı?
Askeri bölgeye bir keçinin dahi geçmesi mümkün değil. Bütün PKK cenazeleri oradan geçiyor. Her zaman üst düzey güvenlik önlemi alınıyor. Emniyet Müdürü kendi adına bütün önlemini alıyor. Emniyet, bayrak indirme hadisesinin gerçekleştiği birliğe yardım etme talebini iletiyor ve olumsuz cevap alıyor.

-Tek başına bir eylemcinin askeri birlikte bayrağa yönelik bir saldırısına hiç müdahalede bulunulmaması sizce normal mi?
Diyarbakır'daki 2. Hava Taktik Komutanlığı'ndaki o tel örgülerin elektirikli olduğunu söylentisi bütün Diyarbakırlılar bilir. Buna rağmen bir genç o tel örgüleri aşarak içeri atlıyor, bir mesafe katediyor ve direğe tırmanıyor. Bir eylemcinin bunu bilmesi mümkün değil. Bu aşamada askeriyeden hiçbir müdahalede bulunulmuyor. Halbuki tek başına olan bu eylemci bir askeri personel tarafından bile silah kullanılmadan engellenebilirdi. O alanın nöbetçisiz ve korumasız olmadığına hiç kimse Diyarbakırlıları inandıramaz. Buna rağmen Kürtlerin kalbi duygularla sevip saydığı bayraklarının indirilmesine göz yumanların içeriden birileri olduğu kanaati yaygındır.

EYLEMCİNİN İLİŞKİLERİ ORTAYA ÇIKARILMALI
-Bayrak provakasyonunu gerçekleştirenler hala yakalanmadı. Eylemi gerçekleştiren kişi hakkında bilgi sahibi misiniz?
Emniyet tarafından eylemci ile ilgili bütün bilgiler, kimlerle ilişkide olduğu, bu provakasyonu yapmadan önce kimlerle irtibat kurduğu biliniyor. Aldığımız bilgilere göre eylemi gerçekleştiren kişinin ailesi, böyle bir eylemi tasvip edecek yapıda bir aile değil. Diyarbakır'daki ortalama bir aile.

-Eylemcinin yakınları ile görüşebildiniz mi?
Eylemi yapan şahsın arkadaşlarının ifadelerine göre bayrak eyleminden önce bazı esrarengiz insanlarla sık sık görüştüğünü söyleniyor. Yakında bu insanların kimliği ortaya çıktığında bayrak eyleminin arka planı da anlaşılmış olur.

-Eylem nasıl yankı buldu Diyarbakır'da?
Halk inanılmaz tepki gösterdi. BDP'lisinden AK Parti'lisine kadar bütün Diyarbakır bu eylemi lanetledi. Bu eylemin çözüm sürecini baltalamak için planlanmış hain bir eylem olduğu konusunda herkes görüş birliği içerisindeydi. Süreci baltalamak için yapıldı ancak sürece olumlu yönde katkısı oldu.

ANNELERİN ÇIĞLIĞI BARIŞIN HABERCİSİ OLABİLİR
-Annelerin yaklaşık bir aydır Diyarbakır'da başlattığı eylemi de başından bu yana takip ediyorsunuz? Bu süreç nasıl başladı?
23 Nisan bayramı vesilesiyle öğrenciler gruplar halinde Diyarbakır'daki piknik alanlarına götürüldü. Oraya giden gençler ve çocuklar bir şekilde örgüt elemanları ile buluşturulup örgütün saflarına katılması sağlandı. Anneler de daha önce BDP'lilerin "18 yaş altı gençlerin çocuk oldukları dolayısıyla evlendirilmemeleri gerektiği" yönündeki açıklamalarını esas alarak "evlenmemeleri gereken çocukların eline silah vermenin kabul edilebilir bir şey olmadığını" ifade ettiler ve çocuklarını yüksek sesle istediklerini haykırdılar. Bu haykırışları karşılık bulmayınca BDP'nin elinde bulunan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde oturma eylemi gerçekleştirdiler. Bu masum ve en makul eylemi duyan diğer anneler de eyleme destek için Belediye önünde eyleme katılım sağladılar.

-Bu eyleme mağdur ailelerin ilgisi devam ediyor mu?
Şu anda 29 aile 90 katılımcı var. Sayın Başbakan'ın grup toplantısında bu sorunu dile getirdikten sonra medya akın akın Diyarbakır'daki eyleme ilgi göstermeye başladı.

-BDP'nin bu eyleme yaklaşımı nasıl oldu?
BDP önce görmezden geldi. Sonra anneleri temizlik yapıyoruz diyerek belediyenin önünden kovdular. Şehrin temizliği konusunda zafiyet yaşayan belediyenin, annelerin eylem yaptıkları alanı deterjanla yıkaması başta anneler olmak üzere bütün halkı ciddi bir şekilde rahatsız etti. Selahattin Demirtaş kendilerini ziyaret edip hayırlı gelişmelerin olacağı mealinde açıklamalarda bulunmasından ümitlenmiştik. Bu ümitli bekleyiş kısa sürede yerini tekrar ümitsizliğe bıraktı. Anneler şimdi Selahattin Eyubi meydanında eylemlerini sürdürüyor.

-Bu eylemden kısa sürede sonuç alınabileceğini düşünüyor musunuz?
Tecrübelerim buradan bir sonuç çıkar mı sorusuna "Hayır" diyor. Mantığım ise "Evet çıkmalı" diyor.

KAOS TÜRKİYE İLE KÜRDİSTAN BÖLGESİNİ BİRLEŞTİREBİLİR
-Barış sürecinden ümitli misiniz?
Çözüm sürecinin geleceğinden son derece ümitliyim. 19. ayına giren çözüm ve kardeşlik süreci her geçen gün daha sağlam adımlarla yürümekte. Batı kamuoyu da yavaş yavaş bu gerçeği görüyor. Pek çok devletin istemediği Türk-Kürt barışı ve birlikte tarih sahnesine dönüşleri elbette ki kundaklamalarla karşılaşacaktır. Ancak ümidim odur ki kardeşlik ve beraberliğimiz bu engellemelere rağmen daha da güçlenecek, Kürdistan Federe Yönetimi'nin de etkisiyle Türkiye bölünmeyecek, tam aksine büyüyecektir.

-Irak'ta bir kaos yaşanıyor. IŞİD'in bölgede ilerleyişi Türkiye'deki barış sürecini nasıl etkiler?
IŞİD'in saldırıları Türkiye ile Kürdistan Federe Yönetimini daha da yakınlaştıracak. Çünkü Kürtlerin Arap, Fars ve diğer unsurlardan ziyade kendilerine en yakın ve dost kabul ettikleri Türklerdir. Irak'taki kaos yakın gelecekte Irak Kürdistan Federe Yönetimi ile Türkiye'nin bir çatı altında olmasına bile vesile olabilir.