Türkiye'nin en iyi haber sitesi

'Paralel Yapı’ darbeyi akladı

Giriş Tarihi: 20.6.2014 13:37

A Haber’de Banu El’in moderatörlüğünde ekrana gelen Aklın Yolu’nda bu hafta tarihi Balyoz kararı ana gündem maddesiydi.

AK Parti eski milletvekili Abdurrahman Kurt 'Evren ve Şahinkaya'nın yargılanmış olması Türkiye için bir milattır. Bugün çıkan Balyoz kararlarına en çok sevinenler, 2010 referandumuna karşı çıkanlardı. Halbuki yeniden yargılanma hakkı 2010 referandumu neticesinde elde edildi. Tahliye edilenler oldu, evet, ama bunun bir beraat kararı olmadığının altını çiziyorum' derken, 12 Eylül'de işkence görmüş gazetecilerden Avni Özgürel de 'Umarız ki 12 Eylül'deki işkenceciler hakkındaki hukuki soruşturmada da benzer kararlar çıkar. Ancak be Ergenekon ve Balyoz davalarının artık bittiğini düşünüyorum. Fakat gördüğümüz rüya değildi. Siyaseti alaşağı etme planları yapılmıştı, bu gerçekti. Demokrasi adına da dün verilen 12 Eylül kararlarını sevinçle karşıladık' değerlendirmesini yaptı.

Abdurrahman Kurt, Ak Parti eski Milletvekili

TAHLİYE EDİLENLER İÇİN HAYIRLI OLSUN AMA BU BİR BERAAT KARARI DEĞİL


Yaşananlar, Türkiye'nin içinde bulunduğu süreç için ibretlik bir durum. Bu kararların kökeninde 2010 referandumu var. En çok sevinenle, o gün en çok karşı çıkanlardı. 2010 referandumuyla bu sonuç elde edilmiş oldu. Tahliye edilenler için hayırlı olsun, ama bunun bir beraat kararı olmadığının altını çizmek istiyorum. Çıkanların yaptığı konuşmalara baktığımız zaman, AYM'nin verdiği kararın usulden değil de hem usulden hem de esastan bozulduğuna ilişkin bir algıyla yapılmış, bana göre çok dozunu açan konuşmalardı.

O DÖNEM BÜTÜN YARGI KARARLARINI BAŞBAKANA MÂL ETTİLER


Bu sürece gelirken KCK davalarından tutun Ergenekon davalarına kadar, yargıda bir jüristokrasi oluşturmaya ilişkin eğilimin varlığını hep beraber müşahede ettik. Askeri vesayetle boğuşurken biraz ölçünün kaçırıldığını, bu oluşan vesayet boşluğuna yeni bir vesayetin talip olduğunu gerek KCK tutuklamalarındaki, gerek Ergenekon'daki boyutları aşan tutuklamalarla gördük. Hükümetin de buna ilişkin rahatsızlıkları vardı. Sayın Başbakan'ın Ergenekon sürecinde, İlker başbuğ un tutuklanmasına ilişkin tavrını hatırlıyorum. O dönemde hepimizin de bildiği gibi maalesef bütün yargı kararları Başbakana mâl ediliyordu.

EVREN VE ŞAHİNKAYA'NIN YARGILANMASI TÜRKİYE İÇİN MİLATTIR


Bugün gördük ki 7 Şubat Krizi'yle birlikte aleni bir şekle dönüşen yargısal vesayet eğilimi bugün yaşadığımız birçok şeyin arkasındaki background'u (arka planı) oluşturuyor. Türkiye'de sanki hiç darbe çabaları olmamış gibi yorumların yapılması toplumu incitiyor. Buna paralel gelişen 12 Eylül Darbesi'nin yargılanması var. Bugün en çok sevinenler, 2010 Referandumu'na karşı çıkanlardı. Darbeciler yargılandı. Evren ve Şahinkaya'nın yargılanması Türkiye için bir milattır.

17 NİSAN E-MUHTIRASI'NI GÖRMEZDEN GELEMEYİZ


Eğer yargı süreci yargıçlar tarafından doğru yönetilmiş olsaydı, Türkiye çok daha büyük kazanımlar elde etme şansına sahip olacaktı. Oradan bir güç devşirme, bir siyaset mühendisliğine soyunma eğilimleri bugün tartışmamamız gereken konuları tartışma masasına yatırmamıza sebebiyet vardı. "Darbe var mıydı yok muydu?" Bizim gibi insanlara siz darbenin olmadığını anlatmaya kalkarsanız, 12 Eylül'de bu kadar acıları yaşamamış, başbakanın asıldığını yaşamamış, sürekli demokrasinin askıya alındığını yaşamamış bir topluma bunu anlatmaya kalksanız belki anlaşılabilirdi. Bunu da geçelim 17 Nisan e-muhtırası'nı yaşadık, bunu görmezden gelemeyiz. Bütün bunların altını çizip hukukun doğru işletilmemesinin ne kadar büyük bir eksiklik olduğunu görüyoruz.

Avni Özgürel, Gazeteci-Yazar

ERGENEKON VE BALYOZ DAVALARI ARTIK BİTTİ


Sadeleştirirsek yaşadığımız tabloyu, 'paralel yapı' aslında darbeyi aklamıştır. Bugün ortaya çıkan budur. Bu iş bitti artık, bu dosyalar fiilen kapandı. Bir daha tutuklama çıkabileceğini düşünür müsünüz? Engin Alan hakkında bir daha mahkumiyet çıkacağını düşünebilir misiniz? Mümkün değil, bitti bu davalar. İşin geri kalanı prosedür tarafı. Yeniden yargılama kaç sene sürer Allah bilir. Ergenekon ve Balyoz davaları bitti, bunu kabullenmek lazım.


GÖRDÜĞÜMÜZ RÜYA DEĞİLDİ, DARBELER GERÇEKTİ!


Ama bu darbeler gerçekti, biz rüya görmedik. Siyaseti alaşağı etme planları yapılmıştı, gerçekti. Yaka paça Türkiye siyasetini alaşağı indirecekti bunlar. Öyle bir soruşturma yapıldı ki tıpkı bir trol avcılığı gibiydi. Bunların o toptancı anlayışının arkasında yatan esas hedefin siyaset olduğunu göremeyişinden istifade ederek ortalığı toz duman içerisinde bıraktılar ve sonuçta bu tabloyla karşılaştık.

12 EYLÜL DAVASI'NDAN ÇIKAN MAHKUMİYET KARARLARI TÜRKİYE ADINA KAZANÇTIR


Bugün demokrasi adına dünkü alınan 12 Eylül kararı sevindirdi. Umarız ki 12 Eylül'de işkence yapanlar hakkındaki soruşturmada da benzer kararlar çıkar. Ben o dönem işkence görmüş insanlardan birisiyim. Bütün bunları sorgulamaya başlarsak ucunu bucağını alamayız. Dünkü mahkumiyet kararları demokrasimiz adına bir kazançtır.

DARBE GİRİŞİMLERİ GÖZARDI EDİLMEMELİ


Türkiye'de fiilen gerçekleştirilmek istenen, bütün ayrıntıları hesaplanmış darbe girişimlerini de gözardı etmemeliyiz. Biz hayal görmedik. İhtiyatla bu sonuca yaklaşmamız gerektiğini düşünüyorum. Verilen kararlar beraat kararı değil ama fiili olarak ortaya çıkacak olan sonuç odur ki Ergenekon ve Balyoz davaları artık bitmiştir.

BAŞBAKAN BEYAZ SAYFA AÇMAK İSTİYOR


Başbakan'ın bütün bu süreçte yaşananlardan çok ciddi sıkıntı duyduğunun çeşitli kanıtları var. 'Dalgalarda boğuluyoruz' dedi. Kendisi hakkında çok kötü ifadeler kullanmış bir generali bile hastanede ziyaret etti Başbakan. İlker Başbuğ'un tavrının üstüne çıkarak 'Mesai arkadaşım ve tutuksuz yargılanmalıydı' dedi. Bütün bunlar Başbakan'ın bir beyaz sayfa açma çabası içerisinde olduğunu gösteriyor. Aynı şey KCK davası için de geçerli. Türkiye'nin beyaz sayfa açmaya ihtiyacı var ama hakikati bilmeye de ihtiyacı var.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
'Paralel Yapı’ darbeyi akladı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz