X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'ÖYM'ler 866 bin kişiyi dinlemiş'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'ÖYM'ler 866 bin kişiyi dinlemiş'

  • Giriş Tarihi: 14.7.2014

Kenan İpek: Özel yetkili mahkemeler 2010 ile 2014 arasında 866 bin kişiyi dinlemiş. 17 ve 25 Aralık süreçlerinde yaşananların, ileri sürülen gerekçelerle bir ilgisi olmadığını da hepimiz biliyoruz

Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, paralel yapı hakkında önemli ve sert açıklamalar yaptı, bazı yargı mensupları da kullanılarak devlet sistemini alt üst edecek bir teşebbüste bulunulduğuna dikkati çekti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, geçtiğimiz günlerde ilde görevli hâkim ve savcılara bir iftar yemeği verdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi 1453 Topkapı Sosyal Tesisleri'ndeki iftara, Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek'in yanı sıra müsteşar yardımcıları, bazı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) üyeleri, HSYK Genel Sekreteri ve genel sekreter yardımcısı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu, İstanbul'da görev yapan birçok başsavcı ve başsavcı vekili ile bine yakın hâkim ve savcı katıldı.

SİCİL AFFI...

Kenan İpek, Adalet Bakanlığı olarak, yargı mensuplarının sorunları konusunda duyarlılığın şu an üst seviyelere ulaştığını ve kimin hangi görüşten olduğunun kendileri için bir önemi olmadığını vurguladı. Kendilerinden sicil affı konusuyla ilgili bir çalışma beklendiğini ve bu konuyu da Başbakan'a arz ettiklerini bildiren İpek, "Özellikle son yıllarda maalesef birçok meslektaşımızın haksızlığa maruz kaldığına inanıyoruz. Sicil affının mutlaka çıkarılması gerektiğini düşünüyoruz" dedi. Müsteşar İpek, hiçbir devletin kendisine ortak istemeyeceğini ve bir görev verilmiş olmasının, kimse için devleti ele geçirme hedefini meşrulaştırmayacağını belirterek, şunları söyledi: "Adalet Bakanlığı'nın yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı için adım attığı bir dönemde, yargıyı bazı yapıların bağımlı ve taraflı hale getirme çalışması, kanunlarla, hukukla, ahlakla, milletimizin beklentileriyle ve yargı mensuplarımızın genelinin istekleriyle bağdaşır bir durum değildir. Akla jüristokrasi türü bir yönetim geliyorsa, bundan tüm yargı mustaripse, bunun nedeni yargımızın bu bağımlı ve taraflı kısmıdır. Bu durumun mağduru hiç şüphesiz önce millettir, sonra devlettir, sonra da siz ve biz, yani devletin dışında bir güç ve otorite tanımayan yargı mensuplarıdır.

GÖSTERMELİK GEREKÇELER
İpek, 28 Şubat dönemine de işaret ederek, "28 Şubat döneminde biraz da medya eliyle oluşturulan o iklimde askeri brifinglere koşa koşa giden yargı mensupları unutulmadı" diye konuştu. En son, bazı yargı mensupları da kullanılarak devlet sistemini alt üst edecek bir teşebbüste bulunulduğuna dikkati çeken Kenan İpek, şöyle konuştu: "Darbelerle tarihine yarım kalmış bir müdahale başlığı daha eklenmiştir. 17 ve 25 Aralık süreçlerinde yaşananların, ileri sürülen gerekçelerle ilgili olmadığını hepimiz biliyoruz. Rahmetli Menderes ve bakanlarını yolsuzlukla suçlayıp kamuoyunda yıpratan zihniyet yeniden dirilmiş, kritik süreçlerde devreye girmek suretiyle ülkemizin ayağına bağ olmuştur. Tarafsız ve bağımsız bir yargıdan bahsederken, bu yönde reformlar hayata geçirilirken, 2010'da AB müzakereleri çerçevesinde yapılan reformlarla yargı bağımsızlığı konusunda büyük adım atılmışken, bu adımları bir takım çevrelerin kendi örgütlenmeleri için kullandıklarını ve yargının bir kısmını giderek taraflı ve bağımlı hale getirdiklerini gördük. 2010'da HSYK ile ilgili yeni bir mevzuat hayata getirilmiştir. Bunun öncelikle yargımız adına önemli bir fırsat olduğunu düşündük. Ancak bu fırsat ne yazık ki tüm yargıyı bağlayıcı şekilde kötüye kullanılmış, özel yapılanmalar için bir fırsatçılığa dönüştürülmüştür. Bu şansı, bu çevrelerin gizli ajandaları ve hizipçilikleri nedeniyle değerlendiremedik."

HUKUK ADINA VESAYET

Yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığının sıkça vurgulandığı bir ortamda yasama ve yürütme kuvvetlerinin vesayet altına alınmaya çalışılmasının düşündürücü olduğunu kaydeden İpek, "Hukukun dışına çıkanların, bağımsız ve tarafsız yargı karşısında hiç şüphesiz karşılığı olacaktır" diye konuştu. İpek, medyada binlerce insana ait dinleme kayıtlarının yer aldığına da dikkati çekerek, "Özel yetkili mahkemeler ile TMK gereği kurulan mahkemelerce 2010 ile 2014 yılları arasında 297 bin adli dinleme olarak, 569 bin de önleme dinlemesi olarak, yani toplam 866 bin dinleme yapılmış" dedi. Müsteşar Kenan İpek, sözlerini şöyle tamamları: "TBMM başkanı, bakanlar, milletvekilleri, iş adamları, gazeteciler neden dinlenir? ASELSAN'ın yöneticileri, MKE'nin yöneticileri, TSK'nın muvazzaf ve emekli subayları, 'Hufzullah Gültekin' adı altında ve terör suçuyla dinlenmiş. Bunların kim adına ve ne için dinlendiklerini mutlaka bilmemiz gerekiyor. Hukukun olduğu yerde böyle bir başıboşluk asla kabul edilemez."