X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Paralel örgütün son darbe girişimi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Paralel örgütün son darbe girişimi

  • Giriş Tarihi: 22.7.2014

Paralel örgütün sözde Selam terör örgütünü bahane ederek Erdoğan hükümetine yönelik darbe girişimi deşifre oldu. 244 kişiyi gözaltına almak isteyen örgütün asıl hedefinin Başbakan Erdoğan olduğu anlaşıldı

Fethullah Gülen örgütünün 17 ve 25 Aralık darbe planlarından sonra, aralarında MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile bazı bakanlar, milletvekilleri ve bürokratların da bulunduğu yüzlerce kişiyi tutuklayarak üçüncü bir darbe planı yaptığı ortaya çıktı. SABAH, Paralel örgütün darbe planına gerekçe yaptığı sözde Tevhid Selam Kudüs Ordusu terör örgütü soruşturmasının şok detaylarına ulaştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, hükümete kumpas kurmak için olmadık delil ve tanık ifadelerine başvuran Fethullah Gülen örgütünün maskesini düşürdü. Savcılığın, Paralel örgütün darbe girişimine ilişkin tespitleri şöyle:

BAŞBAKAN'I DİNLEDİLER
İstanbul Terörle Mücadele Şubesi'nde görev yapan bu yapı, Selam ve Tevhid adı altında sözde bir terör örgütü yaratıp, yüzlerce kişiyi bu örgüt adına eylem ve faaliyette bulunmak suçundan 4 yıl boyunca adım adım izledi. Darbe planına zemin hazırlamak için binlerce kişinin telefonu dinlendi, normal görüşmeler suç unsuruymuş gibi gösterilip, sahte deliller üretildi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Filistin Devlet Başkanı, Filistin Başbakanı ve Somali Cumhurbaşkanı ile yaptığı, dış politikaya ilişkin telefon görüşmeleri dinlenerek kayıt altına alındı. AK Parti Genel BaşkanYardımcısı Numan Kurtulmuş'un dış politikaya ilişkin telefon görüşmeleri dinlenerek kayıt altına alındı, bu kayıtlar yazılı (tape) hale getirildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan'ı Taner Yıldız'ın, milli güvenliğe ilişkin telefon görüşmeleri dinlenerek kayıt altına alındı, bu kayıtların bir kısmı yazılı hale getirildi. MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın milli güvenliğe ilişkin telefon görüşmeleri dinlenerek kayıt altına alındı, bir kısmı yazılı hale getirildi. Paralel örgüte mensup polisler, hükümete yönelik darbeye zemin hazırlamak için 28 Şubat'ta Sincan'daki Kudüs gecesini organize eden Nurettin Şirin ile bağlantılı olduğu bazı kişileri, "İran ajanı" suçlamasıyla takibe aldılar. Paralel polisler, Başbakan Erdoğan ile bazı bakanlar ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ı soruşturma kapsamına katmak için sahte delil ve beyanlar ürettiler. Bakan çocukları ile bazı işadamlarının gözaltına alındığı 17 Aralık günü apar topar savcılığa teslim edilen Selam ve Tevhid soruşturma dosyasında, Başbakanlık ve bazı bakanların danışmanları, gazeteciler ve bazı İslami derneklerin çalışanlarının da aralarında bulunduğu 244 kişi hakkında gözaltı kararı olduğu görüldü. Hakkında gözaltı kararı alınan kişiler arasında, Başbakan Erdoğan'ın danışmanı Mustafa Varank, Adalet Bakanlığı danışmanı Adnan Boynukara, AA Genel Müdürü Kemal Öztürk, Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül gibi isimler bulunuyor.

ÖRGÜTLERDEN ÖRGÜT BEĞEN!
Savcı, Paralel örgütün, 'Selam Tevhid örgütü' adı altında başlattığı soruşturma kapsamında, şüphelilerle ilgili, hiç alakası olmayan başka örgütlerle bağlantılı olduklarına ilişkin ek soruşturmalar da yürüttüğünü tespit etti. İslami terör örgütü kapsamında soruşturulan kişilerin, aynı zamanda MKP ve DHKP/C soruşturmasına tabi tutulmasının çelişki olduğu belirtildi. İşte fezlekedeki o tespitler:
Dini motifli terör örgütü,
El Kaide terör örgütü,
Hizbullah terör örgütü,
Ergenekon terör örgütü,
MKP (Maoist Komünist Partisi) terör örgütü,
PKK/KCK terör örgütü,
Silahlı terör örgütü,
Terör örgütü yöneticiliği yapmak, üyesi olmak,
Kudüs Ordusu terör örgütü,
Selam (Tevhid) terör örgütü,
İran İslam Cumhuriyeti (İİC) destekli grup içerisinde faaliyetlerde bulunmak gibi soruşturma kapsamıyla ilgisiz örgüt isimleri üzerinden mahkeme kararları alındığı görülmüştür.

YAZICIOĞLU: BUNLAR BENİM İFADEM DEĞİL
Paralel polislerin darbe girişimine zemin hazırlamak için ifadesine başvurduğu Kamile Yazıcıoğlu, 17 Aralık sonrası savcıya verdiği ifadede, "İfadelerimi çarpıttılar. Söylemediğim beyanları tutanağa geçirerek altına sahte imza attılar" dedi. Polislerin, tanık Kamile Yazıcıoğlu'nun pazarladığı kişisel bakım ürünlerinden satın aldıkları, hatta karşılıksız para bile verdikleri vurgulandı. Yazıcıoğlu, "Polisler bana karşılıksız bin 500 lira verdiler. Onlara on bin liralık ürün sattım" dedi. Paralel polisin, Başbakan Erdoğan'a yönelik darbe girişimine dayanak teşkil etmesi için dosyaya koyduğu sahte ifadelerin sahibi Kamile Yazıcıoğlu, nasıl kandırıldığını savcıya şöyle anlattı: Bana ait ifadelerin altındaki imzalardan şüphem var. İmzama benzemeyen imzalar gördüm. MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın, eşim Hüseyin Avni Yazıcıoğlu ile irtibatlı olduğuna dair ifade bana ait değil. Bu bilgi iradem dışında tutanağa eklenmiş. "Eşime ait laptopta, İsrail konsolosluğunun uydudan çekilmiş krokileri vardı. Görüntüler bir ay önce birine teslim edildi" ifadesi de şahsıma ait değil.

KUMPASI AÇIĞA ÇIKARAN FEZLEKE
17 Aralık sonrası hazırlanan fezlekede gözaltına alınması istenen kişileri terörle ilişkilendirecek bulguya rastlanmadığı böyle belirtildi.